seren

Müntekim Gıcırbey'den Şebnem Şibumi'ye Mektup
"insanın ayna karşısında yaşadığı türden önemsiz bir belirsizlik ile satıcılıktan uzak karmaşa dinmiyor. sen de benim aklıma uysan, kalbime uysan, belki bu tuhaflıktan büyük heyecanlar çıkarabilirdik. ben riskleri yönetemiyorum şebnem. afeti kontrol edemiyorum, krize söz geçiremiyorum. sürprizlerin üzücülük arz etmesi sürpriz olmuyor."
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Müntekim Gıcırbey'den Şebnem Şibumi'ye Mektup
"bazı konuları açıklığa kavuşturmak için çenemi tutmam ve birtakım sonuçlar elde etmek için de hiçbir şey yapmamam gerekirdi."
Müntekim Gıcırbey'den Şebnem Şibumi'ye Mektup
"seni unutma fikri bile, sana kavuşma umuduna bağlanıyor içimde senden kaçış varsa bile kurtuluş yok şebnem."
Müntekim Gıcırbey'den Şebnem Şibumi'ye Mektup
"aşktan kaçış varsa bile kurtuluş yoktur. şebnem, çizgi film kuzusu, tütsülenmiş bir bahçede saklambaç oynuyor gibiyiz. sensiz bütün tabancalar, fincanlar, odalar boş; sokakların hepsi ıssız, hiçbir gezegende bana hayat yok. şebnem, her şeyde senden bir anı aksediyor, senin masumiyet kanıtı parmak izlerinle dolu sanki dünya. gelgelelim masumiyet, yaşam belirtilerinin azlığı demektir şebnem. bu gidişle yokluğunun gürültüsünden sağır olacağım."
Müntekim Gıcırbey'den Şebnem Şibumi'ye Mektup
"ilk romanı 1007 yılında murasaki shikibu adlı japon soylusu bir kadın yazmış; kitabın adı genji'nin hikayesi. romancılar bin senedir çalışıyor; bin yıla kalmaz seni anlatabilecek seviyeye ulaşırlar."