Yüzümde hâlâ Zinayda’nın dudaklarını tüm canlılığıyla hissediyor, onun her kelimesini içimi ürperten bir coşkuyla hatırlıyor ve hissettiğim bu beklenmedik mutluluğun üzerine adeta titriyordum. Öyle ki korkmaya başlamıştım, tüm bu yeni hislerimin mimarı Zinayda’yı görmek bile istemiyordum. Başka beklentim yoktu artık alınyazımdan, son kez derin bir nefes alarak bu dünyadan göçüp gidebilirdim.