Bir gece Mansur'u zindanda bulamadılar. İkinci gece ne zindan vardı, ne Mansur... Üçüncü gece, zindan ve Mansur yerli yerinde...
Mansur izâh etti:
- İlk gece ondaydım, beni bulamadınız. İkinci gece o buradaydı, ne beni buldunuz, ne de başka bir şey... Üçüncü gece her şey yerli yerine geldi. Tâ ki, mukaddes şeriatı muhafaza edip emrini yerine getiresiniz!
Mansur'da şeriat saygısı ve suçunu idrâk asaleti, büyük...
- Atarak ve tutarak, nefsine ve kafacığına güvenerek tevhit ilminden söz söylemek şirktir.
Tefsirci
- Ancak hakkından geleceğin vakit söz söyle! Ancak o vakit söz söyle ki, susacak olursan Allahtan korkacağını, Allah'ın buna razı olmayacağını hissedesin... Söz, ancak bu şartla sözdür; gerisi cinayet. Hususiyle bu halkanın sözlerini, kolayına ve uyarına getirip, çilesini çekmeksizin söylemek, uçurum...
Biri Şiblî'ye sordu:
- İki yüz dirhem gümüşün zekâtı kaç dirhem eder?
Şiblî cevap verdi:
- Sana lâzım olanı mı söyleyeyim, bana lâzım olanı mı?
- İkisini de söyle!
- Sana düşen borç, iki yüz dirhem üzerinden beş dirhemdir. Fakat bana düşen , iki yüz dirhemi olduğu gibi verdikten sonra bir de ayrıca beş dirhem vermek...
- Haydi, malın hepsini birden vermeyi anladık diyelim, fakat şu beş dirhem ne oluyor?
- O da malın hepsini verdikten sonra, bir de zekât payı kadar borca girip bunu da vermenin işareti...
- Kimin mezhebi bu mezhep?
- Allah resûlünün en ileri ve en büyük dostunun mezhebi... Sıddîk-i Ekberin, Hazret-i Ebu Bekirin mezhebi...