Eksik kalan bir bakış,tutulmamış bir el,
duyulmamış bir ses.
Bunlar yetişkinlikte yeniden belirir.
Anneye, babaya, geçmişe bakmak en çok da kendine bakmak değil midir?
Gün gelir en ağır yük, taşıdıkların değil, hiç taşınmamış olanlardır.
Sahiplenilmeyen parçaların, korunmamış yanların.
Kaçıştan dönüşe, bastırılmıştan kabule doğru bir yol.
Belki de artık şunu fark etmenin zamanı geldi; sürekli dışarı bakarak kendinizi bulamazsınız ki kendinize dönmeden hiçbir yere varamazsınız.