Bir insanın ruhunun da doğum ve ölümleri var. İnsan, daha nice kez doğar ve uyanık durmazsa, nice kez ölür. Dirilişlere ve ölüşlere gebe kalır ruh boyuna. Ve bunun gerçek neşe ve hüznüyle çalkalanır durur. Kalp kararır, ışır. Ruh, aydınlanır, sararır solar. Dışımızda olduğu gibi içimizde de nice geceler ve gündüzler, fecirler ve alacakaranlıklar birbirini koğalar.
Ölüm değil, ölümden ötesidir aslında insanları sarsan; yaratılışın güzelliğine bağlı doğuma karşılık, Allah'ın kahrediciliğinin sonucu olur ürkü veren, yüreklere yıkılıştan izler salan.