Gündönümü

Sezai Karakoç
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
Ocak 2000
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
ISBN:
3002567100179
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·96 syf.·
2019 18. kitabı
Okudukça okuyası geliyor insanın. Yaralı ruhlarımıza devâ gibi bir çağrı yapıyor Karakoç "diriliş çağrısı"; ruhun yeniden doğuşunun , hakikate dönüşün çağrısı! Kitabın 30. Sayfasına geldim daha. Ama kendimi alamadım incelemesini yazmaktan , dilim döndüğünce. Biz müslüman geçinen insanlara kaygısını sesleniyor, maddiyatın ötesine, hakikate çağırıyor. İçimizin putlarını yıkmaya, 'sefer der vatan'a * " lâ süpürgesiyle yolları süpürmeden illâ sarayına varamazsın '" dediği gibi velinin..Lâ, zihni olmazlardan ayıklarken illâ, ayıklanan zihne en temel gerçeği dikmektedir. İçimizdeki putları yıkmak; dışımızdaki putları yıkmak ve hakikat çağrısına yönelmek için anahtardır.İçimizdeki putlar nefsimizdir, benliğimizdir.İlahlaştırılan tüm o dışsal şeylerin hep içimizde putlaştırdığımız benliğimizden güç aldığını ifade eder Karakoç.Ve insanın tüm bunları yıkarak, ancak varoluş amacı olan 'Allaha kulluk etmek'le varoluşunun karakter kazanacağını söyler ki; Allah'ı tesbih eden tüm o varlıklar icinde kendisine irade bahşedilen insanın aldanmaları aşarak Allah'a yönelişi bambaşka bir değer kazanmaktadır. Bizi bir kez daha uyandırmalıdır ki bu yüce yönelişi kendi irademizle seçebiliyor olmanın tadına varalım. Sevgili Sezai Karakoç tüm bu ulvi çağrıları yaparken şöyle seslenir bizlere "öteki dünyadan önce bu dünyada 'ruh cehennemi' ne düşmeme direnişi ve sabrını sürdürmeğe çalışan Diriliş Çâğrısı yolcularıyız biz. Ya da daha doğrusu, böyle bir yolcu olmaktan öte bir amaç taşımama alınyazısını Ulu Yaratıcı'dan dileyen kullar". Ve umut fısıldar; "sürekli gece, sürekli kış, sürekli ölüm yoktur.." Allah ondan razı olsun. * sefer der vatan: yurtta yolculuk( iç yolculuk)
Edebiyat
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma
8/10
·109 syf.·
2020 20. kitabı
MİRAÇ ,Mutlak 'ın aşk yüzünü görme yolculuğudur. Peygamber armağanıdır o. Miraçtır açıp kapayan Cennet ve Cehennemin pencerelerini... Kadir gecesinin tohumudur o. Ruhtaki zehri ,biriken zehri alan panzehirdir. Miraç ruhu.. ORUÇ ayı ,aylar içerisinde diriliş ayıdır. Geceyle gündüze ,birbirine geçme ,yol açma ve yol verme,yaklaşma ve kaynaşma parçası. Namazın başka bir biçime girişi , haccın başka türlüsü ,kelime-i şehadetin nimetlere rahmani zincir vuranı.. Oruç , Hz. İsa nın ''gök sofrası'' nı önümüze açar. Ki Hz. Meryem , mihrabin yanında bulunurdu her iftar saatinde o sofradan yiyecekler. Ve ,orucun sancağında Ulu Peygamer in mührü vuruludur. Kalbimizde de vurulu olduğu gibi. Ve ORUÇ ,onun Hicretinden sayfalar açar yüreğimizde. Ve bizler ,dağılmış ,darmadağın olmuş bizler yeniden toplanırız Son Peygamber 'in sancağı altında ,oruçla ,namazla , hacla ,kurbanla , dua ve imanla. Tekrar tekrar okunası bir eser mutlaka okuyun efendim Allahın rahmeti ve bereketi üzerimize olsun. Dua ve selam ile..
Din
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma
Manevi iç oluşum, dışın mahkumluğuna karşı bir korunma aşısıdır.
10/10
·96 syf.··
2022 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2022 00:00
#159450529 Sezai Karakoç 'u okumak, okurken satırları arasında dem almak, huzuru koklamak ve özümsemek muazzam bir yolculuk zannımca. Her bir eserinde, ruhunuzun kıyısında benliğiniz ile başbaşa kalıp, onu dinlemek, dinlenmek ve öğrenmek ise bu yolculuktan payımıza düşen en nadide tecrübe. O sebeple, eğer yolunuz Sezai Karakoç 'a düşerse, bilin ki, orada var bir hazine.. Gel gelelim bu esere… Gündönümü, üstat Sezai Karakoç' un yalın bir üslup ile bezediği, insanlığa, varoluşa ve müslümanlığa dair kısa kısa yazılarından oluşmaktadır. Konuları derin, hissiyatı ise derinden de derindir. Bu kısa yazılar ile zaman zaman usulca omzunuza dokunup nasihat vermekte, zaman zamansa satırlar arasında size hakikati fısıldamaktadır. Gürültülü değil, sessizce fakat coşkuyla verdiği bu mesajlar ise, bir çırpıda okunup geçilecek türden satırlar değildir. Çünkü her yazı ardında koca bir düşün alemi bırakmakta ve biz okurlara o düşün alemlerinden anlamlar çıkarıp, kendimizi bulmak düşmektedir. O, istiridye kabuğu olarak görmez hayatı. İnciyi oluşturmaya bakar içinde. Bin ölümden geçerek, diriliş incisini arayacaktır istiridyeler tarlasında. #15968117 ve, Deniz dibindeki hazine, çıkarılmadıkça hazine değildir. Evet! Kendimizden "kendimiz"i çıkarmak! Bu dünyaya gelişimizin sebebi bu… #159698774 Satırlarında da dediği gibi, ömür yolundaki amacımız içimizdeki cevheri mücevhere dönüştürmektir. Bunun içinse, özümüzle mücadele etmek, iç ve dış çeldiricilerden ayrışıp, "kendimizden kendimizi çıkarmak" gerekmektedir. O sebeple, inanıyorum ki, düşün alemimizi geliştirerek dimağımızı beslemek ve nefrettense sevginin gücünde toplanıp kalbimizi
Edebiyat
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma
7/10
·96 syf.··
2022 58. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 20:19
"Her şey emanettir bize. Dış dünyadan iç dünyaya kadar, maddeden ruha kadar, her şey." Dili sade görünen ama anlaşılması o kadar da kolay olmayan bir kalem Sezai Karakoç'unki. Kitap sanki önceki kitaplarının tamamlayıcısı gibi. Bir dirilişten bahsediyor bize. Medeniyet dirilişi.. Ütopik görünen bir medeniyet. Hele de çağımızda. Milleti bir arada tutan değerler vardır. Ama Karakoç milleti bir arada tutacak tek şeyin ümmetçilik olduğunu iddia ediyor. Sadece ortak bir dine inanan insanların birlikte dirilip medeniyeti yaşatacağını savunuyor. Bana kalırsa da o yüzden ütopik. Bu kitapta Karakoç'u daha da iyi tanıdım. Fikirlerini daha net gördüm. İyi okumalar.
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma
Gündönümü de adeta bir diriliştir
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 00:00
Gündönümü de bize kalkın der : Rehavete düştüyseniz düştünüz, yeter ! Artık kalkın silkinin ve kendinize gelin ! Çabalayın ! İnsanlık için insan olun !
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2023 10. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2023 23:11
Gündönümü... Artık gerçekten günümüz, günlerimiz dönmeli, değişmeli Sezai Karakoç'un bahsettiği temelinde asr-ı saadetin olduğu diriliş neslininin günlerine dönmeli. Dönmeliyiz, değişmeliyiz... Üzerimizdeki bu ölü toprağı atmalı, ya hu biz Müslümanız Müslüman böyle yaşamaz demeli ve "Müslüman nasıl yaşar"ı aramalı bulmalı ve ona dönmeliyiz. Sezai Karakoç Gündönümü'nde Diriliş neslini, hayalini ve bu hayalin gerçekleşmesini kaleme almış, "diriliş' i" anlatmış biz ölü toprağını üstüne sımsıkı giyinmiş yaşayan ama ölü Müslümanlara. Ne üzücüdür yaşadığı halde ölü olan biz Müslümanların hali, veyl bize ki İslamla şereflenmiş insan-ı kamil olmaya çabalamak yerine ondan fersah fersah uzaklaşmaktayız. Yine biz dedim, siz anlayın ki aslında ben...
İnceleme
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2018 14. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2018 13:53
Sezai Karakoç'un Gündönümü adlı eserinde kendisini tanıma şansı yakaladım.Çünkü insanların düşünceleri ,kişinin kendisini ele verir .Bunu bu eserde bir kez daha anladım.İslam'a inanan biz müslümanların inandığımız ve bildiğimiz halde yaptığımız yanlışlar ,Sezai Karakoç bu eserinde geleceğin gençlerinden çok umutlu ,geleceği "diriliş vakti" olarak görüyor .Tavsiye ederim.İyi okumalar ,değerli okuyucular...
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2019 01:01
"Kendini kaybettiğinin farkında olduğu gün kendini aramaya çıkacağı gündür, insanın." Diriliş Neslinin Amentüsü kitabı sıradayken bu kitaba neden başladım bilmiyorum ama bu kitabıyla Sezai Karakoç'un fikirleri zihnimde netlesmeye başladı. Buradaki yazılar 1976 yılında Diriliş' te yayımlanan yazılardan oluşmakta. Biz Sezai Karakoç'a bir edebiyatçı gözüyle yahut herhangi bir yazar gözüyle bakamıyoruz zira belli bir misyonu olan ve arkasında onca eserle bunu anlatmanin derdini taşıyan bir yazardan bahsediyoruz. Buradaki yazılar için sadra şifa akıllara sakinlik verici desem abartmıs olmayacağım zira Karakoç'un zihin dünyası o kadar net ki cümleleri öyle yerliyerindeki bunu okurken hissediyorsunuz. Netlikten kastım ise ne istediğini biliyor olması Diriliş Nesli, İslâmın dirilişi, ruhun dirilişi derken ne kastettiğini aslında neyin olması gerektigi ve ne yapılması gerektiğini kafasında oturtmuş birisi. (Bu kafa netligine çok ihtiyacım var)Bu hayalperestce geçici bir heves ile ortaya atılmış bir fikir de değil zira, Sezai Karakoç'un hayatını okuyunca bu da anlaşılıyor. Ve bu netlikten rahatsızlık duymuyorsun zira kendisi söylüyordu birisini kurtarma iddiasında olmadığını. Biz birlikte kurtulma sevinci ve mutluluğunu paylaşma isteklileriyiz diyordu. "Sezai Karakoç bize ne söyler " cevabı için okumaya devam...
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2019 31. kitabı
İnsanlığın ve ümmetin içinde bulunduğu vehim ve vahim hallerin bir gün dönümü vaktindeki gibi kendini bulmak arayışında dirilişe gebe olacağını haber veren ve günümüzdeki diriliş dalkavukluğundan çok sahici bir anlayışla bunu ele alırken "Ölmeden önce ölünüz." düsturunu kendi neşriyat çizgisinde işleyen nesirlerin toplandığı bir kitap olarak umut veren ve harekete geçiren telkinlere sahip bir eser keyfiyeti taşımaktadır.
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 114. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2023 00:00
Üstad Sezai Karakoç'un okuduğum 2'nci eseri. Aslında bütün eserlerini okumaya niyet ediyorum ama nedense bir türlü okuyamıyorum. Şükür ki 2'nci eserini okuyabildim. Üstadı değerlendirmek haddimize değil. Rahmet olsun kendisine... Kitabın içeriğinden ufacık değinip köşeme çekileceğim. Dili sade görünen ama anlaşılması o kadar da kolay olmayan bir kalemle yazıyor eserlerini üstad. Üstadın hayranı olanlar zaten bu üsluba alışık ama alışık olmayanlar için biraz dili ağır gelebilir. Şahsen ben alışık değilim. Dolayısıyla dili biraz zor gelmedi değil. Kitapta : İnsanlığın ve ümmetin içinde bulunduğu vahim hallerin bir gün dönümü vaktindeki gibi kendini bulmak arayışında dirilişe gebe olacağını haber veren ve günümüzdeki diriliş dalkavukluğundan çok sahici bir anlayışla bunu ele alırken "Ölmeden önce ölünüz." düsturunu kendi neşriyat çizgisinde işleyen nesirlerin toplandığı bir kitap olarak umut veren ve harekete geçiren telkinlere sahip bir eser keyfiyeti taşımakta. Keyifli ve anlamlı okumalar diliyorum.
Deneme
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2000785 okunma

Yazar Hakkında

Sezai KarakoçYazar · 88 kitap
Babası Yasin Bey orta halli bir tüccar olup I. Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde çarpışırken Ruslara esir düşmüştür. Dedesi Hüseyin Bey de Plevne Savaşı'na katılmış, Gazi Osman Paşa'nın teşekkürünü kazanmıştır. Annesinin ismi ise Emine idi ve ev hanımıydı. Ahmet Sezai Karakoç İlkokul eğitimini 1938-1944 yılları arasında Ergani'de tamamladı. 1944 yılında sınavlara girip Maraş Ortaokulu'nda parasız yatılı olarak okumaya hak kazandı. 1947-1950 yılları arasında lise eğitimini yine parasız yatılı olarak Gaziantep Lisesi'nde tamamladı. Lise eğitimi boyunca Felsefe dersine ilgi duydu ve Felsefe okumaya karar verdi. Üniversite eğitimi için İstanbul'a geldi. Babası onun ilahiyat fakültesinden mezun olmasını istiyordu. İmkanları dahilinde eğitimine devam edebileceği yatılı tek bölüm Siyasal Bilgiler Fakültesi idi. Üniversite sınavlarına hazırlanırken kazanamama ihtimalini de göz önüne alarak her ihtimale karşı Felsefe bölümüne kayıt yaptırdı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955'te fakültenin Maliye Bölümünden mezuniyetle tamamladı. Altan Öymen'le aynı dönemdendi. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığında Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümüne atandı. Daha sonra Maliye Müfettişliği sınavına girdi ve sınavı kazandı. 11 Ocak 1956'da müfettiş yardımcılığı görevine başladı. 1959 yılında İstanbul'da gelirler kontrolörü oldu. Bir ara Ankara'ya çağrılıp Yeğenbey Vergi Dairesi'nde görevlendirildiyse de kısa bir müddet sonra yine İstanbul'daki görevine döndü. Görevi icabı Anadolu'yu çok gezdi ve birçok il ve ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı buldu. 1960-1961 yıllarında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul'daki görevine kaldığı yerden devam etti. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973'ten sonra da hiçbir resmi görev almadı. İstanbul'da Diriliş Yayınları ve "Diriliş" dergisini kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisini kurdu. Yedi yıl partinin genel başkanlığını yürüttü. Ancak bu parti 19 Mart 1997'de üst üste iki genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisini kurdu ve partinin genel başkanlık görevini yürütmüştür. 2007 yılının Nisan ayından ölümüne kadar her cumartesi akşamları, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığında değerlendirme konuşmaları yapmıştır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmıştır. Karakoç, 2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi. 16 Kasım 2021'de yaşlılığa bağlı geçirdiği kalp krizi sebebiyle İstanbul'daki evinde öldü. 17 Kasım günü Şehzadebaşı Camisi'nde kılınan ikindi namazına müteakip aynı caminin haziresine defnedildi. Eserleri Şiir - Şiirler I (Monna Rosa) - Şiirler II (Şahdamar-Körfez-Sesler) - Şiirler III (Hızırla Kırk Saat) - Şiirler IV (Taha'nın Kitabı, Gül Muştusu) - Şiirler V (Zamana Adanmış Sözler) - Şiirler VI (Ayinler/Çeşmeler) - Şiirler VII (Leylâ ile Mecnun) - Şiirler VIII (Ateş Dansı) - Şiirler IX (Alınyazısı Saati) Gün Doğmadan (Toplu Şiirler) Çeviri Şiir - Batı Şiirlerinden - İslâmın Şiir Anıtlarından Deneme - Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir - Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı... - Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar Düşünce - Ruhun Dirilişi - Kıyamet Aşısı - Çağ ve İlham I-II-III-IV - İnsanlığın Dirilişi - Diriliş Neslinin Âmentüsü - Yitik Cennet - Makamda - İslâmın Dirilişi - Gündönümü - Diriliş Muştusu - İslâm - İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü - Düşünceler I-II - Dirilişin Çevresinde - Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III - Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II - Samanyolunda Ziyafet - Unutuş ve Hatırlayış - Varolma Savaşı - Çağdaş Batı Düşüncesinden - Çıkış Yolu I-II-III İnceleme - Yunus Emre - Mehmet Âkif - Mevlânâ Tiyatro - Piyesler I - Armağan Hikâye - Hikâyeler-I Meydan Ortaya Çıktığında - Hikâyeler-II Portreler Günlük yazılar - Farklar - Sütun - Sûr - Gün Saati - Gür Röportaj - Tarihin Yol Ağzında - Unutuş ve Hatırlayış - Çıkış Yolu I - Çıkış Yolu II - Çıkış Yolu III Belgesel - Gün Doğmadan