Gündönümü

Sezai Karakoç
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
110
Basım Tarihi:
Mart 2010
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2000
Yayınevi:
Diriliş Yayınları
ISBN:
9123441686
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hakikat Artisti miyiz ?
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 01:16
Karakoç her birimizin zihnine ve ruhuna birer keski veriyor ve bizi kendi kendimizin heykeltıraşı ilan ediyor. Ama buradaki en can alıcı soru: "O heykeli neyle yontuyoruz?" ​Eğer biz o keskiyi; ​Günümüzün popüler kültürüyle, ​Sosyal medyanın o sığ ve sahte parıltılarıyla, ​Sürekli tüketerek mutlu olacağını sanan o "maddi" dünyayla, ​Ya da sadece kendi egomuzu parlatma hırsıyla vurursak... ortaya çıkan heykel ne yazık ki bir "insan" heykeli olmuyor. O hayvani hırsların, maskelerin ve yapaylıkların heykeli oluyor. O zaman hakikatin değil, tamamen "modern dünyanın artisti" yani birer figüranı haline geliyoruz. Rolümüzü oynuyoruz ve sahneden çekiliyoruz. ​Oysa "Hakikat Artisti" olmak; dışarıdan gelen her türlü kire, pasaja, yalana ve sığlığa karşı uyanık olup, o zihindeki heykeli sadece ve sadece "Hakikat" ile (yani adaletle, dürüstlükle yani olması gereken vasıflarla) milim milim, sabırla yontmaktır. Bu bir sanattır çünkü akıntıya karşı kürek çekmeyi, ciddi bir estetik ve ahlaki kaygı taşımayı gerektirir. Her sabah aynaya bakıp şu soruyu sormak icâp eder o vakit; Ben bugün zihnimdeki o insan heykeline hakikat namına bir çentik mi attım, yoksa dünyaya yaranmak için ondan bir parça mı feda ettim? Çalışkan olmak, dürüst olmak, emaneti ehline vermek... Bunlar aslında insan olmanın en temel, en asgari şartları. Ekstra bir yük değil, fabrikat ayarlarımız. Hayat; bir ucunda mekanik gerçeklerin (iş, para, teknoloji, gündelik koşturmaca), diğer ucunda ise deruni ve ruhi boyutun (ölüm bilinci, anlam arayışı, ahlak) olduğu hassas bir denge terazisi. Karakoç’un felsefesi bu iki kefeyi de inkar etmez. Dünyadan tamamen elini eteğini çekmiş bir mistisizm önermez; aksine, dünyada aktif, üretken ve çalışkan olmayı emreder ama ruhu o mekanikliğe kurban etmemek şartıyla yaşamayı mâkul
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
10/10
·110 syf.·
2025 260. kitabı
Gündönümü Sezai Karakoç Üstad Sezai Karakoç'un okuduğum 33. Eseri oldu. Bir Diriliş Çağrısının Yankısı olan bir eserdi. "İçimizdeki putları kırmadan dış putlara mahkûm olmaktan kurtulamayız." “Her şey emanettir bize. Dış dünyadan iç dünyaya kadar, maddeden ruha kadar, her şey.” Bu cümle, Sezai Karakoç’un “Gündönümü” adlı eserinin kapısını aralıyor. Dili sade görünse de anlam katmanları derin bir deniz gibi her okunuşta başka bir hakikate dalıyor insan. “Gündönümü”, Karakoç’un daha önceki eserlerinin bir devamı, hatta tamamlayıcısı gibi duruyor. Üstad, bu kitapta yeniden dirilişin yani hem ruhun hem medeniyetin yeniden doğuşunun mümkün olduğuna dair güçlü bir inançla yazıyor. Ona göre bir milleti bir arada tutacak tek bağ, ümmet bilincidir. Yalnızca aynı dine, aynı hakikate inanan insanların birlikte dirilip bir medeniyeti yaşatabileceğine inanır. Bu yönüyle eser, sadece bir şiir kitabı değil, aynı zamanda bir medeniyet ve diriliş manifestosudur. Karakoç’un kalemi dışarıdan bakıldığında sade, fakat satırların ardında derin bir düşünce dünyası gizli... Onun üslubuna alışık olmayanlar için dili zaman zaman zorlayıcı olabilir ama bu zorluk, düşünmeye çağıran bir zorluktur; okuyucuyu sarsar, durdurur, düşündürür. Aynı cümleyi defalarca okuyup sindirme isteği doğurur. Karakoç, kelimeleri süs olsun diye değil, diriltmek için, diriliş ruhu vermek için yazar. Kitap, insanlığın ve ümmetin içinde bulunduğu vahim hâli anlatırken, bu karanlıktan çıkışın bir “gündönümü”ne benzediğini söyler. Tıpkı doğada 21 Haziran’da yazın, 21 Aralık’ta kışın başlaması gibi… Karakoç, bu eserinde “yaz gündönümü”nden, karanlığın bitip ışığın doğduğu o andan bahseder. İman, küfre karşı zafer kazanacak; dirilişin yazı, ümmetin
Din
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
10/10
·110 syf.··
2025 88. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2025 11:05
Herkese selamlar, Bugün Sezai Karakoç Gündönümü adlı eseri ile karşınızdayım. Gündönümü... Artık gerçekten asr-ı saadetin olduğu diriliş neslininin günlerine dönmeli ve İçimizdeki Diriliş erini uyandırmalıyız. Dönmeliyiz, değişmeliyiz, her alanda gelişmeliyiz... Üzerimizdeki bu ölü toprağı atmalı, ya biz Müslümanız Müslüman böyle yaşanmaz demeli ve "Müslüman nasıl yaşar"ı aramalı bulmalı ve ona göre yaşamayı ilke edinmeliyiz. Üstad'ın Gündönümü'nde Diriliş neslini, hayalini ve bu hayalin gerçekleşmesini kaleme almış, "diriliş' i" anlatmış bize eserinde.Ne üzücüdür yaşadığı halde ölü olan biz Müslümanların hali, veyl bize ki İslamla şereflenmiş insan-ı kamil olmaya çabalamak yerine ondan az az uzaklaşmaktayız. Halbuki çaba sarf edersek her şey çok güzel olacak. Ben değiştikçe aslında biz değişeceğiz. Yine biz dedim, siz anlayın ki aslında ben... Üstadın her eseri gerçekten bir ders niteliğinde. Okudukça yeni bilgiler keşfediyorum. Altını çize çize ilerlediğim bir eser oldu. Mutlaka okumalısınız. Kitapla kalın.
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
Diriliş insanını ve toplumunu her yönüyle anlatan bir kitap...
10/10
·109 syf.·
2021 7. kitabı
Sezai Karakoç, ütopik gibi görünen ama gerçekleşmesi mümkün olabilecek bir medeniyetin fikrini ortaya koyan ilk ve tek kişi. Çağımızın sorunlarına merhem olacak, insanlığı kurtuluşa ulaştıracak bir medeniyet fikri bu. ... Yazar, ‘Gündönümü’ kitabında bu bahsettiği medeniyetin dirilişini farklı yönlerden anlatıyor ve bence çok okunan diğer kitaplarını tamamlayıcı nitelik taşıyor bu kitap. ... İki tane Gündönümü vardır: 21 Haziran ve 21 Aralık. Birinde yaz başlar, diğerinde ise kış. Yazar bu kitabında yazın başlayacağı gündönümüden bahsediyor. O yaz gününde İman küfre karşı zafer kazanacaktır diyor üstad. ... Sezai Karakoç’un dili çok sade olmasına rağmen, satırları hemen geçmek mümkün değil. Aynı cümleyi defalarca okuyup, düşünüp sindirme ihtiyacı hissediyorsunuz. Türkçe’yi çok güzel kullanıyor bir kere, hayran olmamak elde değil. Zihin yoran bir kitap, bu bir gerçek ama çok güzeldi. ... Sezai Karakoç’un kitaplarını okuyup bitirmek bir son değil, bir başlangıç... Asıl sonrasında ne yaptığımız önemli... Ne kadarı idrak edebildiğimiz, ne kadarını hayatımıza geçirebildiğimiz önemli bence. Dirilişe inanmış olan ve eserleriyle diriliş tohumunu eken bu değerli yazarı tanımak ve anlayabilmek bir ayrıcalık olsa gerek. Hakikatleri, yazarın o enfes üslubuyla keşfetmek çok güzeldi. Darısı diğer okurlara... Sağlıcakla kalın, kitapla kalın...
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 23:11
Üstad Sezai Karakoç'un kitaplarını okuyanlar bilir. Çok fazla değerlendirmesi yapılacak kitaplar değildir. Bu kitabın içersinde de çokça diriliş teması yer almakta, toplumsal değişim ve dönüşüme dair kıymetli fikirler içermektedir. Sezai Karakoç severlerin özellikle okumasını tavsiye ederim. Herkese bol istifadeli okumalar dilerim...
1000k
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
Puan vermedi·110 syf.·
2023 26. kitabı
Sezai Karakoç Gündönümü Eser, yirmi yedi başlıktan oluşan deneme yazılarını içeriyor. Dili; sade, anlaşılır ve bir çırpıda okunabilecek olmasına rağmen anlaşılması ve üzerine düşünülüp idrak edilmesi gereken bir eser. Müslümanlığa ve insanlığa dair "diriliş" fikrini, samimî ve hakikatli bir şekilde okuyucularına aksettiriyor Üstâd Sezai Karakoç , bunu kitabın her satırında hissediyorsunuz. Elimde olsa kitabın hepsini burada alıntılamak isterdim. Her biri birbirinden güzel yazılar, her cümlesi yeni ufuklar açıyor zihnimize ve dahi yüreğimize... * "Temel ilke" * "Diriliş Çilesi ve Yolculuğu" * "Emanet Şuuru" * "Kendini Bulmak" * "Tablodaki Bardak" * "Sürekli Değerlendirme" * "Kimlik" başlıklarındaki denemelerine ise kalbimi bıraktım. :)♡ Üstâd'a rahmetle, mekanı cennet, makamı âlî olsun... ~ "insan kendine bir cevap olmak için yaşar." (s.79) Vesselam... :))
Edebiyat-Düşünce
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2023 30. kitabı
Sezai Karakoç Bu kitabı çizmeyeyim diye kenarlarını kıvırayım dedim bu sefer de bütün sayfalarını kıvırmış oldum. Her satırın altı çizilecek kadar güzel ya da her sayfa kıvıracak kadar önemli. Harika bir Diriliş 27 başlık içeriyor. Benim beğendiğim ve gerçek entelektüel bu diyebildiğim yazardır kendisi. Şiirleri ve yazılarıyla yeri başka. Alıntı: "Emâneti ehline veriniz" diyor Allah, kutsal kitabında. Bu, aynı zamanda "Ben, emâneti ehline ve- ririm" demektir. Emânetin ehli kimdir? Tek kelimeyle söylersek: insandır. Onun içindir ki, kutsal emâneti, Allah insa- na verdi. O emâneti ki, ona dağ dayanamayıp kül oldu. Melekler, emânetin verildiği yaratıklar değillerdir; belki, onun bekçileri, yardımcıları, koruyucularıdır. Şeytana gelince, emânetin ona verilmesi bir yana, onun verileceği vazifeliye yardım görevinden bile kaçtı. Ve ona, sürekli karşı koyuş, emânetin ehline verilmemesi için sürekli ayartma görevi verilmiş oldu böylece. Herkes, istese de istemese de, emânetin ehline gitmesi için görevlidir. Bunun farkındadır veya de- ğildir. Bunun bilincindedir, ya da değildir. Ona yar- dım ederken de, karşı koyarken de görevlidir.
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
10/10
·110 syf.··
2022 32. kitabı
Açıkçası Sezai Karakoç anlaşılması zor olan yazarlardandır; onu anlamak için gerçek manada kelime, olay, bağlam kurma kabiliyetinizin ve üslubuna hakimiyetinizin olması gerekir. Başlarda okuduğum eserlerinde gerçekten anlamakta güçlük çekmiştim "çok derin yazıyor birikimim yok" derdim, hatta bir ara kitaplarını okumayı da bırakmıştım. Fakat sonraları okumaya doyamadığım bir kalemşör oldu Üstad:)) Bu sene benim için "Sezai Karakoç" senesi oluyor desem yeridir; keza siz de fark etmişsinizdir. Faslı bırakıp asla gelirsem, eser için bir eleştirim yok, her kelime bir matematik ile yerli yerince oturtulmuş ve insan formülünde ki bilinmeyenler bulunmaya çalışılmış. En etkilendiğim yazısı ise "Emanet Şuuru" oldu.
1000k
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
Puan vermedi·110 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
"Arına arına kendini aramaktır diriliş.Bulacaktır bir gün kendini.Kendini bulanlarla bulacaktır kendini." Gündönümü kitabı yazarın 6 Mayıs - 14 Ekim 1976 tarihleri arasında Diriliş Pazartesi Perşembe günlüğünde adını aldığı ve yazarın imzasıyla yayınlanmış yazılarından oluşmakta. Yazarla tanışma kitabım oldu.Sayfası az olsada okumak anlamak biraz zor ilk kez okuyan için.Bir Dirilişten bahsediyor medeniyet dirilişi... Şimdiki zamanda vazgeçtiğimiz değerlerimizi hatırlatıyor. "Her şey emanettir bize.Dış dünyadan,iç dünyaya kadar,maddeden ruha kadar her şey."
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
5/10
·110 syf.··
2023 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 21:45
Her şeyi kendine göre şekillendirmek; benliğini terk etmektir. Mananın önemini görmelisin... Kısa bir sürede okunacak bir eser. Sezai Karakoç cümlelerinin, gizli anlamları var. Oku, okuduğunu anla ve uygula.
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma

Yazar Hakkında

Sezai KarakoçYazar · 88 kitap
Babası Yasin Bey orta halli bir tüccar olup I. Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde çarpışırken Ruslara esir düşmüştür. Dedesi Hüseyin Bey de Plevne Savaşı'na katılmış, Gazi Osman Paşa'nın teşekkürünü kazanmıştır. Annesinin ismi ise Emine idi ve ev hanımıydı. Ahmet Sezai Karakoç İlkokul eğitimini 1938-1944 yılları arasında Ergani'de tamamladı. 1944 yılında sınavlara girip Maraş Ortaokulu'nda parasız yatılı olarak okumaya hak kazandı. 1947-1950 yılları arasında lise eğitimini yine parasız yatılı olarak Gaziantep Lisesi'nde tamamladı. Lise eğitimi boyunca Felsefe dersine ilgi duydu ve Felsefe okumaya karar verdi. Üniversite eğitimi için İstanbul'a geldi. Babası onun ilahiyat fakültesinden mezun olmasını istiyordu. İmkanları dahilinde eğitimine devam edebileceği yatılı tek bölüm Siyasal Bilgiler Fakültesi idi. Üniversite sınavlarına hazırlanırken kazanamama ihtimalini de göz önüne alarak her ihtimale karşı Felsefe bölümüne kayıt yaptırdı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955'te fakültenin Maliye Bölümünden mezuniyetle tamamladı. Altan Öymen'le aynı dönemdendi. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığında Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümüne atandı. Daha sonra Maliye Müfettişliği sınavına girdi ve sınavı kazandı. 11 Ocak 1956'da müfettiş yardımcılığı görevine başladı. 1959 yılında İstanbul'da gelirler kontrolörü oldu. Bir ara Ankara'ya çağrılıp Yeğenbey Vergi Dairesi'nde görevlendirildiyse de kısa bir müddet sonra yine İstanbul'daki görevine döndü. Görevi icabı Anadolu'yu çok gezdi ve birçok il ve ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı buldu. 1960-1961 yıllarında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul'daki görevine kaldığı yerden devam etti. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973'ten sonra da hiçbir resmi görev almadı. İstanbul'da Diriliş Yayınları ve "Diriliş" dergisini kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisini kurdu. Yedi yıl partinin genel başkanlığını yürüttü. Ancak bu parti 19 Mart 1997'de üst üste iki genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisini kurdu ve partinin genel başkanlık görevini yürütmüştür. 2007 yılının Nisan ayından ölümüne kadar her cumartesi akşamları, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığında değerlendirme konuşmaları yapmıştır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmıştır. Karakoç, 2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi. 16 Kasım 2021'de yaşlılığa bağlı geçirdiği kalp krizi sebebiyle İstanbul'daki evinde öldü. 17 Kasım günü Şehzadebaşı Camisi'nde kılınan ikindi namazına müteakip aynı caminin haziresine defnedildi. Eserleri Şiir - Şiirler I (Monna Rosa) - Şiirler II (Şahdamar-Körfez-Sesler) - Şiirler III (Hızırla Kırk Saat) - Şiirler IV (Taha'nın Kitabı, Gül Muştusu) - Şiirler V (Zamana Adanmış Sözler) - Şiirler VI (Ayinler/Çeşmeler) - Şiirler VII (Leylâ ile Mecnun) - Şiirler VIII (Ateş Dansı) - Şiirler IX (Alınyazısı Saati) Gün Doğmadan (Toplu Şiirler) Çeviri Şiir - Batı Şiirlerinden - İslâmın Şiir Anıtlarından Deneme - Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir - Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı... - Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar Düşünce - Ruhun Dirilişi - Kıyamet Aşısı - Çağ ve İlham I-II-III-IV - İnsanlığın Dirilişi - Diriliş Neslinin Âmentüsü - Yitik Cennet - Makamda - İslâmın Dirilişi - Gündönümü - Diriliş Muştusu - İslâm - İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü - Düşünceler I-II - Dirilişin Çevresinde - Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III - Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II - Samanyolunda Ziyafet - Unutuş ve Hatırlayış - Varolma Savaşı - Çağdaş Batı Düşüncesinden - Çıkış Yolu I-II-III İnceleme - Yunus Emre - Mehmet Âkif - Mevlânâ Tiyatro - Piyesler I - Armağan Hikâye - Hikâyeler-I Meydan Ortaya Çıktığında - Hikâyeler-II Portreler Günlük yazılar - Farklar - Sütun - Sûr - Gün Saati - Gür Röportaj - Tarihin Yol Ağzında - Unutuş ve Hatırlayış - Çıkış Yolu I - Çıkış Yolu II - Çıkış Yolu III Belgesel - Gün Doğmadan