Cem Can Keynes

Cem Can Keynes
@cckeynes
Konforu bencilliğe dönüştüren bir nesili hayretle izliyorum. Sıradan olmayı reddediyorum. Şiirlerimi okumadan beğenmeyiniz. C. Can Keynes #127017893
Öğretmen ve Eski Kuşçu
Bir yerlerde bir şeyler okumuş insan.
Bilmem ki nasıl söylesem?
Aydın, 11 Mayıs
67 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
KİRPİKLER
Hadi yeni sabahlara benimle uyan, Müzik çalsın rüyalarımızda; soluma dönünce seni göreyim. Yediveren limonlarına şaşıralım, nasıl da vermişler yine doluca. (-Evet tabii, olur diplerini de çapalarız) Tirilyeleri kim budar sıcağın alnında, sevmeyene zor iştir o, Bahçeye inmişken kapyalarla ortancaları da sulayalım, Ama çeşmeyi ben açmam sen aç, Küpeliler küsmesin. Yürüyüşü nerede yapalım istersin? Simitçiyi pas geçelim mi, daha dün yemiştik. Yarın belki ekmek kızartırız, tereyağı da olacaktı dolapta. Bu şehir yığınında patikalarımız yok, dağlar ovalar hak getire, En yeşilleri mezarlıklarda görüyoruz bu aralar, Oralarda da gezilmez yahu biliyorum, Rahatsız filan olurlar doğru diyorsun. Hadi sahile inelim bir deniz havası açarmış derler içimizi, Güneş yüzümüzü yakmadan, gözümüzü kısmadan, Belki boyoz da buluruz Fehim amcadan. Yoruldum deyip durma bu yaşta, Elinden tutuyorum tamam da sırtımda taşısam gülmezler mi? Bu kadar eleştiriyi kaldıramam ama sen gül', gülümse tamam, Atla sırtıma koşturalım avaz avaz, düşersek karışmam! Deniz demişken, sana bir şiir yazmıştım okuyayım mı ki? Bilirsin sevdiğimi söylerken de şiir okurken de utanırım. Sevmekten utandığımdan değil, aksine, Duymasınlar.
Takvimler
Takvimlerden korkardım eskiden, Saman kağıdından, paslı is kokulu takvimlerden. Yaprak yaprak koparırdım sahifelerini, Yaprak yaprak geçerdim 1959'u, 70'i, Ama atamaz biriktirirdim, küflenmesinler elbet. Dedem öldüğünde korktum ayın 24'ünden. O günü silseler ne iyi olurdu çocukluğuma, Tanışmasaydım taze ölümle, yıkamasalardı onu, Cenaze yıkama arabasında, Öyle sokak ortasında, öyle ahalinin ah vahında. Babannnemde 17siyken takvim, güneş soldu hissettim. O günü silseler ne iyi olurdu gençliğime, Tanışmasaydım tekerlekli sandalyeyle, yaşlı beziyle, Mavi gözleri cam gibi kırılmasaydı tavana bakarken, Öyle hastane odasında, hemşirenin of pofunda. Amcam gittiğinde ayın 14'ü hep yarım kaldı. O günü silseler ne iyi olurdu tadıma tuzuma, Tanışmasaydım kanlı balgam dolu kara poşetlerle, Neşesi, gülüşü eksilmeseydi kızının omuzlarından, Öyle yatak divan nefes nefese, ciğerlerinin öhü öhünde. Şimdilerde takvimlerde kalan günlere kızıyorum. Ve yine korkuyorum da kalan günlerden. Kimi hangi gününe sığdıracak götürürken? Her doğan güne başım avuçlarımda uyandığımda, "Bir sessizlik olsun ve takvimler dursun" diyorum. Durduramadığım takvimlerin suçsuzuyum ama