antropolojinin inşa edilmesinin temelinde, Batılı egemen zihniyetin Batı insanı ve toplumlarıyla Doğu insanı ve toplumlarının aynı ölçülerle değerlendirmemesi gerçeği yatar.
Sosyal bilimler, bir tarihi sistem olan kapitalist dünya-ekonomisini meşrulaştırmanın, daha etki bir mekanizması olacak bir üstyapı sunmakta, yani dünyanın büyük nüfus kitlesinden ziyade, büyük-ölçekli sermaye sahiplerinin meydana getirdiği ince tabakanın yanı sıra, ondan başlıca faydalananlar konumunda olan kendi kadroları için bir ideolojik aygıt olmaktadır.