celal çelik

celal çelik
@cece0808
Emekli
Hopa / ARTVİN
463 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
9/10
·278 syf.··
Beğendi
·
2022 101. kitabı
Mustafa Kemal Atatürk, 10.10.1935 tarihinde Ankara’da Çankaya Köşkü’nde Doktor Mim Kemal Öke’ye hitaben, “Mason cemiyetinin faaliyetini inkılâplarıma muarız gördüğüm için kapatılmasını elzem gördüm. Bu dakikadan itibaren bu cemiyeti ölmüş biliniz. Ve bir daha diriltmeye teşebbüs etmeyiniz,” demişti. Ankara’da bu olaylar olurken, Varnalı Bulgar Yahudi’si 33 dereceli Farmason Avram Benaroyas Türkiye Mason Cemiyeti’nin kapandığını Moskova’da bir toplantı sırasında öğrendi ve şunları söyledi: “O sarı lider ortadan suret-i katiyetle kaldırılacaktır! Mefkuremize imha edici darbe vuranların akıbeti, feci Devletimizin kurucusu Büyük Atatürk’e karşı; Çerkez Ethem, Hintli Mustafa Sagîr, Ermeni Manokyan ve Hacı Sami çetesinin suikast teşebbüsü en bilinenler olmak üzere birçok suikast girişimi olmuştur. Fiilen girişilen ya da girişim aşamasındayken engellenen suikastlar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde önemli bir yer tutar. Gerçekleştirilmek istenen her suikast resmen Atamızın hayatına kastetmektedir. Ancak son bir suikast var ki bu; O’nun çok güvendiği insanlardan gelmişti. Gayet sinsice başlatılan bu suikast girişiminin farkına varmıştı Atatürk. Ancak çok geç kalmıştı!.. Bugün ise; Eğer Türk Milleti’nin gönlünden, zihninden Atatürk sevgisi yok edilirse, İnkılâplar dejenere edilirse elbette ki Türk Devleti’ni parçalamak, Türk Milleti’ni boyunduruk altına almak daha kolay olacaktır. Şu da iyi bilinmelidir ki bugünkü saldırılar dünün devamıdır.
Atatürk'e Yapılan SuikastlarAli Kuzu (Gazeteci) · Kariyer Yayınları · 201125 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

celal çelik

, bir kitap okudu
9/10
·278 syf.··
Beğendi
·
2022 101. kitabı
Ali Kuzu (Gazeteci)
9.6/10 · 25 okunma
10/10
·347 syf.··
Beğendi
·
2022 100. kitabı
Dünlerim yok anne. Ninem yok. Mustafa yok, Ömer yok, Reis yok, Ercüment yok.. Ramazan Turhan öldü. Remzi Kütükçü öbür tarafta. Hasan Hüseyin Sanlı'nın nişanlısı, şimdi başkasının yavuklusu. Mustafa Pehlivanoğlu'nun mektubunu okuduğu nişanlısı yitik... Nerede olduğunu bilmemekteyim. Dursun Önkuzu'yu unuttu ülküdaşları. Mamak Mahpushanesinde dayaktan ölen Bekir Bağ on yedisindeydi anne... On yedi yaşında, coplanarak öldürüldü. Duydun mu? Gece yarısı yatağından kaldırılıp Ankara Ulucanlar Kapalı Cezaevi'ne götürülen Fikri'yi, A. Bülent'i ben unutmasam da, hep birlikte unutuverdik anne... Unutmak iyidir, diyen psikiyatrın sözü doğru mu? Anne ne olur, elini alnımdan çekme. Yüreğini yüreğime yasla, bırakma beni kahramanların yalnızlığında. Adım Yeşil, bir yakın dönem romanı. İbretle, heyecanla, hüzünle, sarsılarak okuyacaksınız.
Adım YeşilRemzi Çayır · Altınordu · 2021101 okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2022 99. kitabı
Serinin beşinci kitabi Çati Osman Bey’i ve dönemini anlatıyor. Devletin henüz kurulma aşamasında yaşanılan zorlukları. Göçebe hayatından yerleşik düzene geçmemiz o kadar da kolay olmamış. Şehirler fethedilmiş,dolayısıyla fethedilen yerlerde yerleşik düzen evler var. Bu evlerde yaşayan yerliler fetihten dolayı ya bulunduğu yeri terk edip kendilerinden olan diğer şehirlere göç ediyorlar, ya da fetih sırasında sahipleri öldürülmüş oluyor. Bir şekilde evler boşalıyor yani. Türkmenlerden çok kimselerse gidip bu evlerde yaşamak istemiyor. Alışmış olduğu çadır hayatından kolayca vazgeçemiyor. Çünkü çadır demek onlar için özgürlük demek. Şehir hayatı ise bağ, bahçe, tarla demek. Bu tarlaların ekilip biçilmesi demek. Şehir hayatında pazarların kurulması, şehir içinde bir takım düzenlemelerin köprülerin, han ve hamamların yapılması demek. Bütün bunların da tabi ki bir bedelinin olması ve bu bedelin de vergi olarak şehir halkına binmesi demek. Romanda karşıdan karşıya geçişte zorluklar oluşturan bir yere Osman Bey devlet kesesinden köprü yaptırıyor. Müftüsü de o köprüden geçen herkesten belli bir ücret alıyor. Vermek istemeyenler zorlanmıyor. Ama köprüden de geçirilmiyor. Eskiden hangi düzende geçiyorsan öyle geçmelisin deniliyor. Ama ne kadar itiraz edilse de rahatlığı görenler bir müddet sonra duruma alışıyor. Çatı’da Osman Bey etraftaki birkaç kaleye sahip olduktan sonra duruyor. Akınları ve fetihleri devam ettirmiyor. Bu durum birçoklarınca yadırganıyor. Çünkü fetih demek Türkmenler için ganimet demek, zenginlik demek. Ama Osman Bey siyasi bir taktikle bekliyor. İçten içe kuvvetleniyor. Gücünü bir defalık kullanmak istemiyor. Devamlılığı önemsiyor. Ve olay kitapta doğum örneğiyle anlatılıyor. Dokuz ay on gün geçmeden sağlıklı bir bebek dünyaya
ÇatıM. Necati Sepetçioğlu · İrfan Yayıncılık · 2012447 okunma