Kendi bilinç seviyenin altındaki insanlarla yaşamak... Tasavvufta cehennem olarak tanımlanıyor. Haberiniz olsun.
Cehalet ve sahte entelektüellik...
Üstte yeralan resimdeki; yapay entellik gürültüsünün, içi boş iddiaların ve amip gibi çoğalan sığ kitlelerin yarattığı zihinsel kirlilikten uzaklaşarak; bilginin, tefekkürün ve sakin bir duruşun asaletine sığınmayı simgeleyen, modern ve minimalist bu kompozisyon ile mevzuya girelim istedik... "Kuluçkadaki karga yumurtasından bülbül bekleyenler", sadece saf bir cehaletin değil, aynı zamanda korkunç bir "beklenti arsızlığının" da pençesindedirler. Doğanın, mantığın ve liyakatin yasalarına kafa tutarak, ekmedikleri tarladan gül devşirmeye çalışırlar. Biz buna cehaletin yeni modası: "Alıntı" entelektüelliği diyelim... ...Hele bir de ordan şurdan alıntılar üzerinden üç beş kelâm eveleyip geveleyince, bu güruh entel takılmaya başlamaz mı? Sanırsınız ki kütüphane yutmuşlar, sanırsınız ki Doğu’nun ve Batı’nın tüm felsefesi onların o sığ zihninden süzülüp gelmiş. Sosyal medya çağının getirdiği en büyük baş belası da bu değil mi zaten... Derinlik yok, ama aforizma çok. Fikir yok, ama taklit muazzam. Emek yok, ama "ben bildim" kibri tavan. Kitabın kapağını açmadan, bir fikrin çilesini çekmeden, sağdan soldan kırptıkları iki cümleyle başımıza "kanaat önderi" kesilirler. Bilmezler ki, başkasının hırkasıyla ısınmaya çalışan, ilk rüzgârda ayazda kalır. Vasat mümbit olunca "Amip gibi çoğalmışlar" desek yanlış olmaz hani...Amip, bölünerek çoğalırken ne bir derinlik kazanır ne de yeni bir form üretir; sadece mevcuttaki o tek hücreli, ilkel yapıyı kopyalar. Bugün etrafımızı saran bu kitle de tam olarak budur: "Fikir üretemeyen, sadece cehaleti ve kibri kopyalayıp çoğaltan bir güruh." ile karşı karşıyayız maatteessüf. Eskiler ne güzel söylemiş, buyrunuz, Ziyâ Paşa'nın meşhur "Terkîb-i Bendi"; "Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma? Zer-dûz palan vursan eşek yine
Reklam
Öğretmenliğin değerinin düşmesi, fakülte sayısının artmasından ziyade toplumda cehaletin yaygınlaşmasından kaynaklı bir durumdur. Cehalet de herkesin her şeyi bilmesiyle (!) orantılıdır. :) Herkesin her şeyi bildiği bir toplumda zaten herkes öğretici konumundadır. Öğretmene de gerek yoktur.
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmasıdır.
“Bu rahatlığının sebebi ya her şeyi bilmen ya da hiçbir şey bilmemen” abim ve iltifatları✨
Yanıltıcı Ambalajlar..
Güzellik algısı herkes için bambaşkadır ama ne yazık ki vitrini göz alıcı olup içi bomboş kalan, dışı saray içi virane o kadar çok insan var ki... Güzellik geçici, cehalet baki kalıyor. By Hakan
Reklam
Reklam