penislerin işlediği suçlar
Vücudumuzla fazla tanışmadan, korkular içinde büyü yoruz ... sorumluluğun çoğu bizim, ailelerimizin, aldığı­mız eğitimin ... bunun benzerini de kendi çocuklarımıza taşıyoruz ... kızımız ya da oğlumuz, küçükken onları kim bilir kaç kez uyardık: "Çek elini oradan!" Bir kez jacopo dört yaşındayken şöyle demiştim: "Elini oradan çekmezsen, keser atarım!" Zavallı bebeğim nasıl korkmuştu! Ne zaman beni elimde bir makasla görse, ya­tağın altına gizlenirdi. Bu büyük bir hataydı. Çocuklar dört beş yaşlarında vücudunu tanımaya başlar, hiçbir şeytani düşüncesi olmadan orasını burasını eller. Ergen­lik çağındaki çocuklarımızın bizi sıkıntıya sokan sorula­rına kaç kez sinirli ve kısa cevaplar verdik? Geçiştirdik çünkü zordu ... çünkü bizim kültürümüzde bunlar yoktu. Bu dört yüz replikti gösterimi hazırlarken de bir dizi ko­mik yanıta rastladım, belki trajik demek daha doğru. On iki yaşında bir kız sorar "Anne, penis ne demek?" Anne ütü yapmaktadır, nasıl yanıtlayacağını bilememenin sı­kıntısındadır. "Sen hep soru sor bakalım hı! Git oyna haydi'" "Anne, penis ne demek? Ne demek penis? Sen söylemezsen, ben de okuldaki rahibeye sorarım". "Ha­yır, ben söylerim ... Bu bir hukuk terimidir ... Örneğin: Penislerin işlediği suçlar!" denir. On sekizinde bir başka genç kız: "Baba prezervatif ne­dir?" Yanıt: "Sıvı süzme kabı!" "Anne birleşme ne de­mek?" "Suç işlemek demek!" "Anne, haya torbası nedir?" Bu annenin yanıtı ise yaratıcılığın en son noktası. "Se­çim pusulalarının toplandığı oy torbası!" Tabii bu yanıt­tan seçim gözlemcisi yerine bir "haya torbası gözlemci­si" doğar! Sonra da çocuklarımız İtalyanca dersinde za­yıf aldıklarında şaşıp kalıyoruz.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Alıntı