Kamuya Ders Kitabı
Puan vermedi·512 syf.··
2026 16. kitabı
Muhtemelen uzun ve oldukça kişisel bir inceleme yazısı olacak. Siddhartha Mukherjee gerçekten çok iyi bir hikaye anlatıcısıdır. Bu hikayelerini de iki ana örgü (bazen üç ana örgü) ile bize sunuyor. Bir hiyerarşi barındırmadan dilin imkanları çerçevesinde birinci ve ikinci demek durumunda kalacağım lakin; bu durum bir beğeni ya da önem farkına benim açımdan işaret etmeyecektir. Birinci olarak bilimsel bilginin günümüze nasıl geldiğinin anlatıcılığında çok kıymetli bir iş yapıyor Siddhartha. Kitabın içindeki her başlığın akademik yazındaki ilk noktasından günümüzdeki bilgi birikimine ulaşana kadar emek sarf eden her bir bilim insanına işaret ediyor ve okuyucuyu da bu kümülatif bilgi artışında aktif bir izleyici olarak ağırlıyor. Diğer kısım ise okuyucu çektiği duygusal sayfalardır. Bir ders kitabı okurken okuyucu kendisini adı-sanı bilinen bir hastanın yanında Siddhartha'nın odasında şikayet dinlerken buluyor ya da hekim ile birlikte çare ararken... Aslında bu durum da duygusuz akademik bilginin omuzlarında yükselen romantize edilmiş güçlü beyaz önlüklülerin yükselmesine yol açıyor. Hastayı kurtarabilecek olan bilim insanları ya da hekimler... Örgüdeki bir üçüncü kısım ise çok daha nadir de olsa önemli yerlerde Siddhartha'nın kendisidir. Onun duyguları, boş yollarda yürüyüşleri ya da kişisel aile işlerine dair satırlar. Yani, bu kitabın yazarı da bir insan olarak ve okuyucusuyla insani ilişki kurmaya devam ediyor. Buraya kadar olan kısım kitabın nasıl kurgulandığı ile alakalı olsun. Devamı içinde Siddhartha taktiği kullanalım, durup durup farklı konulara sekelim. *** Siddhartha bilimsel olarak anlaşılması zor konuları berraklaştırmada gerçekten iyi bir iş çıkarıyor. Tabii ki, bu yorum taraflıdır. Ben bu kitabın muhtevasındaki her bilgiyi en azından bir kaç kere ders
Hücrenin Şarkısı: Dönüşen Tıp ve Yeni İnsanSiddhartha Mukherjee · Domingo Yayınevi · 202437 okunma
"Bir değirmendir bu dünya "
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 16:49
Bir Değirmendir Bu DünyaBir Değirmendir Bu Dünya İsmim baş harfleri 'acz' tutuyor gel uzatma dünya sürgünümü benim diyen mütevazı yazarın bu deneme türündeki kitabı en sevdiğim eserler arasında gösterdiğim nadide bir kitap gerek fikirleriyle gerek hayata bakış açısıyla... İSMİMİN BAŞ HARFLERİ ACZ TUTUYOR Akıl isen can gözün aç, tut kulak bu sözüme Bir değirmendir bu dünya öğütür bir gün bizi Öyle ki değirmende buğday da olunabilir, un da, belki yarma belki yerdeki toz da. Hangisi iyi hangisi kötü tercih eden kişi de biz olmalıyız… Peki merci-i karar bizler miyiz? Yoksa iyi ve kötüyü belirleyenler kimdir? Buğday mıdır, toz mudur diye bakmadan öylece kalabalığı mı takip ediyoruz. Un olmak zor siz en iyisi yarma olarak kalın diyen kişinin etkisinde kalmaya bizleri dünden razı kılan o üzerimizdeki güç ne? İddia ediyorlar ki Arap harfleri zormuş, kimse öğrenemez, okuyamazmış, Latin harfleri okuyup yazmayı yaygınlaştırmış, insanların bilgi düzeyini yükseltmiş… Etrafımıza bakıyoruz fakat iddiaların hep aksini görüyoruz. Okuma yazma artışının olmaması şöyle dursun üstelik okuyup yazanların hali de pek acıklı. Okul ve zorunlu dersler dışında kendini gelişime kapatan at bakışlı, sadece önündeki ilk basamağa ulaşmayı gayeleyen birçok kişi var ve şimdi modernlik çatısını oluşturanlar ya da olması gerekenleri, yaşam kurallarını belirleyenler, eşitliğin, adaletin çerçevesini çizenlerin peşinden
İnceleme
Bir Değirmendir Bu DünyaCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202110,5bin okunma
Reklam
SAHİLDE KAFKA, H.Murakami
10/10
·651 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2023 02:35
BİR LANETLİ KEHANETTEN KAÇIŞIN ROMANI: Sahilde KafkaSahilde Kafka Yunan Miti Oidepus’tan hareketle çantasını sırtına vurarak yola koyulup evden kaçan ‘’Dünyanın En Sert 15’lik Delikanlısı’’ – Kafka Tamura’nın hikâyesi… SophoklesSophokles in Kral OidipusKral Oidipus tragedyasının Murakami kurgusuyla kaleme alınmış bir büyülü gerçeklik romanı versiyonunu okuyacaksınız. Hayatı daha yeni yeni anlamlandırmaya başladığı bir yaşta - 15.yaş gününde - evinden ayrılarak daha önce hiç adını duymadığı, uzaklardaki bir şehre kaçan ve orada küçük bir kütüphanenin köşesine sığınıp yaşamaya başlayan bir ergenin hikâyesidir. Romanın baş kahramanı 15’lik Kafka Tamura’ya bir kehanet sirayet etmiş ve bu lanet olasıca kehanetten kaçmak gerekmiştir. Çantasını apar topar hazırlar ve hiç bilmediği bir şehre doğru yola çıkar, 15’lik Kafka Tamura. Ailesine ait belleğinde herhangi bir iz ya da hatıra yoktur. Annesi, babası ve bir ablası vardır ancak bunlar silik bir iz olarak kalmıştır hafızasında. Sadece babasından kalan tek bir aile fotoğraf vardır; o da bir plajda ailecek çekilmiş mutlu bir yaz tatili fotoğrafıdır ve bu fotoğraf olmasa o kısmı da hatırlayacak durumda değildir. Çünkü o fotoğraf çekildiğinde kendisi henüz üç yaşındadır. Ailecek en azından bir kez de olsa deniz kıyısına birlikte gittiklerini ancak o fotoğrafla anlayabilmektedir. Ailesinden bir tek babasını bilir. Ancak ev ortamında kendisiyle yüzyüze gelmemeye gayret eder. Aynı evde yaşarlar ancak yaşam saatleri birbirlerinden farklıdır. Babası evden uzak bir atölyede vaktini geçirirken evde olduğu zamanlarda ise zaten pek de karşı karşıya gelmiyorlardır baba-oğul. Hissiz ve kopuk bir aile yaşamı . . . Var ama yok. . . Kafka Tamura’ya kalsa ailesinin her bir üyesini tek tek hayatından söküp atmak ister ancak içinden kendini söküp atmadan içindeki genleri söküp
Edebiyat
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma