Sinan ÇELEN

Sinan ÇELEN
@celenn
1 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
“Bugün burada yeryüzünün gördüğü en asil beyleri, en cesur askerleri ve en sadık halkı bir amaç için toplanmış bulunuyor.” diye başladı söze Oğuz Kağan. “Bu öylesine kutlu bir amaç ki size düğün ve bayram vaat edilmiyor. Size altın veya gümüş vaat edilmiyor. Kimse buraya kımız ve şarap içmek için de gelmedi. Sizler Gök Tengri’nin çadırı olan mavi gökyüzünün altında, dokuz rüzgârın kesiştiği yüce Altay dağlarını bizim için aşıp gelen Kün Ana’nın ışığı yüzümüze vururken Tanrıların kutsadığı bir evliliğe şahitlik etmek için buradasınız. Ve bunun basit bir düğün ya da eğlence olmadığının farkındasınız. Emin olun şu anda bütün Tanrılar da bizi izliyor. Onların gözleri şu anda tam olarak da bizim üzerimizde.” Herkes gökyüzüne baktı ve delicesine bir alkış koptu. “Tanrıların bizimle olduğunu nereden mi biliyorum. Dün gece ulvi bir rüya gördüm. Kamlar kapısı bana açıldı. Şüphesiz bu rüyam Tanrılar katından bir ilhamdı. Yer ve göğün tam ortasında biri gündüz kadar aydınlık ve beyaz; biri gece kadar karanlık ve siyah iki ulu kartal gördüm. Bu kartallardan gökyüzünden yağan beyaz kar taneleri gibi ak olanı dişiydi. Altay dağlarının kayaları kadar güçlü ve siyah olan ise erkekti. Bu iki ulu kartal yer ve göğün tam ortasında bakır tırnaklı pençelerini birbirine geçirdiler ve ilahi bir ezgiyle dönmeye başladılar. O kadar hızlı ve uzun döndüler ki bir süre sonra tek vücut hâline geldiler. Kadim ruhların bana gösterdiği bu çift başlı kartalı kutsadım ve ona Öksökö dedim. Öksökömüz kızıl bir çakalı pençelerine almış bir hâlde kükreyerek bana doğru geldi ve sefil bir hâldeki kızıl çakalı dizlerimin önüne bıraktı. Kabzasında çift başlı kartal olan kılıçlar Tanrı tarafından kutsanmıştır dostlarım. Şimdi kılıçlarınızı çıkarın ve Gök Tengri’ye verdiği kut için şükredin.”