Hastalıklı olan gerekli olan ile arzulanır olana aynı şiddetle Arzu etmek kusursuzluk özlemi yüzünden ekmeksiz kalmış gibi acı çekmektir. Romantizm hastalığı budur işte: sanki sahip olmanın bir yolu varmış gibi Ay'a göz dikmek.
Bir rol bile üstlenmişliğim yok:o rolü benim için başkaları oynamış. Oyuncu bile değilmişim: o oyuncunun hareketleriymişim yalnızca.Yaptığım düşündüğüm olmuş olduğum her şey bir teslimiyetler toplamından başka bir şey değilmiş; ya ben olduğumu sandığım sahte varlığa teslim olmuşum,çünkü ondan başlayıp dışa doğru hareket etmişim ya da soluduğum hava ile bir tuttuğum koşulların ağırlığına. Gözümün önündeki perdenin kalktığı şu anda ansızın yapayalnız kalmış,kendini her zaman vatandaşı saydığı yerde sürgün olarak bulmuş bir varlığım.En içten düşüncelerimde bile ben, ben değilmişim.
... Ve derin bir küçümseme insanlık için çalışan vatan için savaşan ve hayatlarını uygarlığın sürmesi için feda eden tüm insanlara karşı bittik semti bir küçümseme... Her biri için tek gerçekliğin kendi ruhları olduğunu geriye kalanını ise dış dünya ve ötekiler zihinsel hazımsızlığını düşlerdeki sonuçlarından farksız estetikten yoksun bir karabasandan başka bir şey olmadığını bilmeyen insanlara duyulan tiksinti ile iyice büyüyen küçümseme.