Mislin tarzını zırhlanma bir insanı acımasız da yapabilir kişi duygularını ifade ederken bir canavardır. Sonra da dehşete kapılır zira gerçek duygularını algıladığında yok olacağını hisseder.
Zırhlanma kişiye bir mistik yapabilir Çünkü o tanrı'nın kendisinde olduğu gerçeğini kabullenemez. Dışarıdaki tanrıya yönelir ve dua edersem kendimi arındırırsam tüm sorunlarımı çözerim der ama bu asla mümkün değildir. Çünkü olumsuzluklarını anlamaya çalışmadan maneviyata yönelen bir insan ikarus gibi yükseklere Uçar ama güneşin yakıcı sıcağına ulaştığında denize hayat denizine düşer ve boğulur. İnsan yaratılış ve maneviyat alemlerini ancak yaşamın önündeki engellerle baş etmeye çalışarak ve onları aşarak yükselebilir.
Yansıtmalar genellikle benliğin reddedilen taraflarının deyim yerindeyse değiş tokuşu ya da takası gibidir ve çiftin her iki üyesi de böyle bir anlaşmayı kabul etmiştir. Böylece her biri partnerinde kendisinde algılayamadıklarını görür ve durmaksızın bunları değiştirmek için mücadele eder.
Başlangıçta bir erkeğe itimat edilebilir öngörülebilir olduğu için ve sağladığı güven duygusu yüzünden değer veren bir kadın gelecekte aynı nitelikleri ruhsuz sıkıcı ve kısıtlayıcı olmakla kınayabilir.
Bir ebeveyn," Kız kardeşine kızdığın için sen kötü bir çocuksun", dediği zaman hassas bir çocuğun ebeveynin onayına kazanmak için öfkesini bastırması gibi Bir tehlike söz konusudur. Bu kişilikte bir bölünmeye ve özerk dolayısıyla da tehlikeli bir gölge kişiliğe yol açtığı kadar öfkenin sağladığı hayati enerjiyle temasın kaybedilmesine de neden olur ebeveynler öfkelenme hakkını kendilerine tanıyıp çocuğa tanımadıklarında durum daha da yıkıcı bir boyut kazanır.