• 2000’lerin başında çok satan bir kitap söz konusu edildiğinde iyi edebiyat olup olmadığı konuşuluyordu; şimdinin çok satanlarının edebiyat olup olmadığını tartışıyoruz… Ama sonuçta bu kitapların da çokça seveni, okuyanı var… Bunu gözardı edebilir miyiz, “edebiyat değil” diyerek geçebilir miyiz?

    Niye böyle oldu? Ve yeni tür yazın ve bu ekonomik şartlarda yayıncılık nereye doğru gidiyor? Akademisyen, yazar, eleştirmen ve sektörün bu alanda deneyim sahibi yayıncılarına sorduk… Baştan ipucunu vereyim, birden fazla katil var; sosyal medya en çok kurşun sıkanı! İşte Tayfun Atay, Semih Gümüş, Ümit Alan, Metin Solmaz, Yelda Cumalıoğlu, Cem Erciyes, Vedat Bayrak, İhsan Yılmaz ve Berbat Edebiyat ekibinin zihin açıcı gözlemleriyle yeni dönem yazarlığı ve yayıncılığı…

    ‘Yayıncılık sektörü algoritmayı keşfetti’

    Yazar Ümit Alan.
    Yazar Ümit Alan, yeni tip ‘çok satan yazına’ bir isim koyuyor: Kitap benzeri ürün. Alan, “Her okuma, prestijli okuma değildir” tezini de ortaya atarak yayıncılık dünyamızın geleceğine fener tutuyor.

    Ben bu kitapları, yayıncılık sektörünün algoritmayı keşfi olarak yorumluyorum. Başka bir deyişle, yapay zekânın editörlük mesleğini ele geçirmesi. Bu kitapları yazan insanlar, genellikle dijital medyanın algoritma düzeninde öne çıkmış insanlar. Milyonlarca iletinin içinde kendilerine alan açmışlar. Peki hangi kalite kriteriyle? Tabii ki algoritmanın kalite kriteriyle. O da nedir, çok beğeni alması, çok paylaşılması yazarına takipçi getirmesi vs.

    ‘Yorum yazarsın: Kendi kaybeder. Bak kitap ismi de çıktı’
    Facebook listemizde bazı arkadaşlarımızın iletilerini daha çok gördüğümüzü fark etmişizdir. Bunun nedeni basit; ya çok beğeni almıştır ya da biz daha önce onun iletilerini çok beğenmişizdir. Dolayısıyla Facebook da bizi onu daha çok gösterir ki, timeline’da da daha fazla vakit geçirelim, Youtube’a vs. kaçmayalım. Buranın ruhuna göre harmanlanan kitapların da çok satması tesadüf değil o yüzden. Düşün ki, yakın arkadaşın Emel ilişki durumunu değiştirdi. Hemen altına bir yorum yazarsın yani: “Kendi kaybeder.” Aaa bak kitap ismi de çıktı.

    ‘Editör çalıştırmayan yayınevleri var’
    Klasik yayıncılıkta geçerli olan algoritma bu değildi. Editörün süzgeci denilen bir şey vardı. Bu da yayıncılık piyasası tarafından genel geçer kriterlerle oluşurdu. Bu kitaplar vesilesiyle bu işi dijital medyadaki algoritmalara teslim ettik. Yayıncı açısından iyi geri dönüşleri de oldu. Düşünün ki, editör çalıştırmayan yayınevleri bile var. Biliyorlar ki, algoritma kime nasıl ulaşacaklarının yolunu zaten çizmiş.

    ‘Okumanın prestijli dünyasına girdiklerini düşünüyorlar’
    Bence bu kitapları alan bir okur potansiyeli hep vardı ama bunlar ya az kitap alıyordu ya da hiç kitap almıyordu. Bu kitaplarla birlikte bu okurlar da kitap okumanın prestijli dünyasına girdiklerini düşünüyorlar. Çünkü öteden beri kitap okumak, ne olursa olsun prestijli bir iş olarak görülmüştür.
    Yabancı turistlerin plajda kitap okumasına filan böyle imrenerek bakılır. Birkaç yıl önce yabancı turist ağırlıklı bir plajda okunan kitaplara bir alıcı gözüyle bakayım dedim, “O my god?” yani. Evet okuma kültürü var da ne okuyor? Saçma sapan şeyler. Biz de bu aşamaya kendi yöntemimizle vardık demek ki. Metroda kitap okuyacak ama kitabın ismi “Sen gittin ya ben lahana dolması yapıp konu komşuya dağıttım” olacak. Kitap da her sayfaya bir laf sokmalı cümle denk gelecek şekilde gidecek.

    Kitap okumak her şartta iyi midir?
    Bence kitap okumanın her şartta iyi bir şey olduğu ön yargımızı gözden geçirelim. Kitap tercihi pekala akıllı telefonda hangi sitede vakit geçireceğinin tercihi gibi bir şey olabilir artık. Kuantumla ilgili makale de okursun, eski sevgilini de ‘stalk edersin’ (gözetlersin). Biri eski sevgilisini stalk edip laf sokmalı kitap yazarsa onu da alırsın.

    ‘Kitap benzeri ürün’
    Bu durum, kaliteli edebiyatı yok etmeyecek ama kendi niş alanına çekecek. Eskiden kötü edebiyat best seller olurdu ama bu kötü edebiyatın bir süre sonra okuruna yetmeyeceğine ve iyi edebiyat için de potansiyel okur yaratacağına dair bir umut verirdi.

    Bu kitapların iyi edebiyat dediğimiz şeye okur kazandırma şansı yok. Tesadüfen belki. Hani sucuk dediğimiz şeylere sonradan yasal olarak “ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün” denmeye başladı ya. Bu kitaplara da “kitap benzeri ürün” olarak bakmak lazım. Alıcısı var mı? Var. Algoritmayı karşılıyor mu? Karşılıyor. Bunların olması halis kasap sucuğunu bitiriyor mu? Bitirmiyor. Entelektüel sermayesi yüksek olan da kasap sucuğuna gidiyor. Peki entelektüel sermaye neden bu kadar düştü derseniz, onun cevabı yayıncılarda değil, eğitim sisteminde.

    İyi edebiyatın her zaman alıcısı olacak ‘ama’…
    Tehlike şurada; algoritma dediğimiz şey, insanları kendi güncel beğenilerinin kölesi olmaya doğru götürüyor. Yeni bir şeyler keşfetmelerinin önünü kapatıyor. Bu açıdan biraz endişe verici buluyorum ama iyi edebiyat ve iyi kitabın da her zaman alıcısı olacağına inanıyorum. Spotify’a aboneyken, Apple Music’e aboneyken gidip plak da alıyorum sonuçta.

    Kitap okumanın ve kitap yazmanın niteliğinden bağımsız bir şekilde prestijli bir iş olduğu inanışı bu enformasyon yağmuru altında aşınacak ve sonuçta geriye sadece kağıda basılmaya değer bulunan prestij kitapları kalacak bence. Bu kadar çeldiricinin olduğu bir âlemde kitap okumanın “ana akım” olarak pek sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum. Butik bir iş olarak yeniden şekillenecek bana kalırsa. Eskiden kitap okumaya oturduğumda bunun tek rakibi televizyondaki b sınıfı film oluyordu ve bunu pek sallamıyordum. Şimdi video oyun var, Netflix dizisi var, Instagram’da story takip etmek var, komik video izlemek var, var oğlu var. Ben yine de kitap okuyorum ama benim gibiler baz alınırsa sonu iyi olmaz. Netflix CEO’su ne diyordu “Uyku da rakiplerimiz arasında.” Şimdi yayıncılık sektörü düşünsün.

    ‘Artık kitaplar da ekran gibi…’

    Prof. Dr. Tayfun Atay.
    Sosyal antropolog, yazar Tayfun Atay, yeni tip yazına ‘kitap simülasyonu’ adını veriyor ve irili ufaklı ekranlarla çevrildiğimiz bu ‘Meşhuriyet Çağı’nda kitapların da ekranlara benzetildiğini söylüyor. Yazarın kitabının kapağına kendi fotoğrafını koyması konusunda da tavrı net: Bu bir utançtır.

    Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de görsel kültürün içerisinde yoğrulan, seyre gark olmuş, seyre batmış bir insanlık hâli var. Gençlerimiz de buradan çıkıyor. 2000’de doğanlar karşımızdalar. 90’larda doğanlar yetişkin oldular. 80’lerde doğanlar neredeyse genç-yaşlı olarak karşımızdalar. Bunların hepsi okuma takati daha az olan bir kuşak olarak ortaya çıktılar.

    Kitap da bir ekonomi. Matbaa kapitalizmi, 16. yy’dan itibaren karşımızda. Yüzyıllarca insanlar tuğla gibi kitapları okuyarak hayatlarına bir anlam kattılar. Gündelik hayatı da belirleyen bir üründü kitap. Hayatın öznesiydi. Yazılı kültürün olduğu bir dönemde özne kitaptı.

    Görsel kültürün hayata hâkim olduğu bu dönemde ise özne ekran. Ve şimdi kitaplar ekran gibi. Koca bir sayfada spotvari bir söz, bol miktarda görsel, illüstrasyon… 150 sayfalık bir kitapta cümlenin ya da yazının hükmü yok. O aslında ekranın kitap formunda karşımıza çıkması. Bir boyutu bu, ama sadece bu değil.

    ‘Bunlar kitap değil, kitap simülasyonu’
    Türkçe’ye ne diye çeviriyoruz edebiyatı, yazın! Edebiyat yazındır. Sözcüklerin harflerin içerinde kurduğumuz, sözcüklerin içerisine çekip bizi alan, Alaaddin’in sihirli lambasına dokunduğumuzda çıkan cin gibi, bambaşka dünyalardı. Bugün o dünyaların karşılığı, 90 yıllardan itibaren, yeni medya teknolojilerinin hayatımıza girmesiyle birlikte görselliktir. Kitabımdaki başlık gibi “Görünüyorum o hâlde varım” dünyası. Şimdi görünüyorum, görüyorum, izliyorum… Bütün bunların içerisinde yer aldığı dünyada, burada Baudrillard’ın simülasyon kuramına vurguda bulunalım; aslında bunlar kitap değil, kitap simülasyonu.

    ‘Bu illüzyonu kullanan simsarlar, akademisyenler var’
    İnsanlığın elbette bir müktesebatı, bir kültürel mirası var. Okumak bir kültürel miras. Hâlâ kitaptan söz ediliyor. Hâlâ siyasetten tut, kültürel kurumlar, ana babalar, kitabın edeple ilişkisini kuruyor. Rafine ya da sofistike insan olmak açısından, iyi, güzel insan olmak açısından kitabın bir koşul olduğu bir kültürel mirasımız olarak var; kitap hâlâ mevcut. Ama insanların gerçek kitapla ilişki kurmaları çok zor, mümkün değil. 90’lardan itibaren bu memlekette de görsele gark olduk. Ve onun içerisinde bir gösteri çağının parçasıyız. Gösteri çağı, düşünce çağı olarak adlandırılan kitabın aşıldığı yerde ortaya çıkıyor. Kitap da hâlâ varlığını sürdürüyor. Ama nasıl? Bir, endüstri olarak varlığını sürdürüyor. İki, kültürel sermaye olarak varlığını sürdürüyor. Hâlâ insanlar D&R’lara gidip kitap karıştırma hevesindeler ama aslında gerçekten kitap diyebileceğimiz ürünlere takati yok insanların. O yüzden bu kitapları alıyorlar. Bunlar simülasyondur. Yani kitapmışçasına, okumakmışçasına bir eylemin içerisinde, bir anlamda kendince katarsis yaşıyor, kendini rahatlatıyor.

    Öbür türlü gerçek bir edebiyat bir ürünü alsa bir iki sayfasını karıştırıp sıkılıyor ve bırakıyor. En azından gevşek dokulu, kitap formunda bol miktarda görseli önceleyen ürünlerle kendince bir ilişki kurduğunu sanıyor insan. Bu bir illüzyon. Yanılsama. Bunu bilerek de hareket eden simsarlar var, akademisyenler var, kariyer koçluğu yapan insanlar var.

    ‘Yazarın kapağa kendi fotoğrafını koyması utançtır’
    Ekranda kendisini gösteriyor ve kabul görüyor. Sonra kapağına kendi fotoğrafını bastığı kitapla çıkıyor. Bana sorarsan, bir yazarın yazdığı kitabın kapağına kendi fotoğrafını koyması utançtır. Yazarı yazar yapan isimdir.

    Görüyorsun, yazar görüntüsüyle yazar oluyor. Düşüncesiyle ya da birikimiyle değil. E şimdi böyle bir insalık hâli çıktı ortaya. Kitapla kurduğu ilişki zayıflamış, uzun soluklu okumalara takati olmayan.

    ‘Kitap ağır değil bir tanem, sen hafifsin’
    Kendi öğrencilerimde görüyorum bunları. Rahmetli Ünsal Oskay, son dönemde bir özel üniversitede ders verdiğinde çocuklara kitap öneriyor. Ama hani dediğim tarzda, çocuk kitaba giremiyor, dalamıyor. Kitabı hacimli gördüğü zaman, sözcüklere de geçiş imkânı bulamadığında bunalıyor. Oskay, “Niye kitabı okuyamadınız?” diye sorunca “Çok ağır hocam” demiş bir tanesi. Hocanın cevabı “Kitap ağır değil bir tanem, sen hafifsin” olmuş. E böyle bir toplum çıktıysa, kitap karşısında çok hafif bir kuşak çıktıysa, kitap da kendini bu kuşağa ayarladı. Bu da bir arz talep meselesi. Bugün bu noktadayız. Bunu inan eleştirel mahiyette de söylemiyorum.

    Şehirli, burjuva yaşam biçimini sürdüren, beyaz yakalıların içinde bile bu sözünü ettiğimiz rağbet daha fazla. Kimsenin uzun soluklu ilişki kuracak takati yok. Hepimiz ekrana endeksli yaşıyoruz. irili ufaklı ekranların hayatın öznesi olduğu bir toplumda kitap da ekrana benzeyecektir. Bu görüntü onun sonucu.

    Şimdiki romanların diline bakarsak eğer…
    Edebiyat neydi? Rafine insan var etme çabası bir yanda da edebiyat. Edep ilişkili. Bugünün dünyası öyle bir endüstriyel ki. Entellektüeli ‘entel’ diye ayağa düşürülüp, dalgaya vurulduğu bir ortamda… Edebiyat ürünlerinde sözünü ettiğimiz çaydı, menemendi, adam gibi adamdı, bu türden sözcüklerin öne çıkması patlaması gayet doğal.

    Roman diye karşıma çıkan pek çok ürüne bakıyorum; dil kullanımı çok aşağıda. Ne bir Vedat Türkali’yi bulabiliyorsun, ne Yaşar Kemal’i… Oğuz Atay’ı mesela, imkânsız ya… Bulamıyorsun. Baktığın zaman genç insanlar roman yazıyorlar. Zaten en kaliteli olanında bile bundan 30 yıl öncesinin edebi dilini, daha gerilere gidelim bir Tanpınar… Bugün mesela Ahmet Hamdi Tanpınar’ı okuyamayacak çocuk nasıl roman yazabilir ki. Şimdi artık kurslar var. Yaşar Kemal kursa mı gitti! Bu zanaatkârlıktır. Endüstriyel değildir ki yazarlık. Edebiyat endüstriyel değildir. Zanaatkârhane bir şeydir bu. Elbette bir takım teknikler geliştirilir; okumadan olmaz, eğitim almadan olmaz ve içinde varsa çıkar. Fakat bunu endüstriyel olarak hiç bir alt yapısı olmadan, belki hayal gücü güçlü ama hiçbir alt yapısı olmadan yazıyor çocuklar. Çünkü roman yazarı olarak, orada da bir kredi bulmak söz konusu oluyor. Şimdi bütün bunlar art arda geldiği zaman, bugünkü insanlık hâlimiz, Türkiye coğrafyasında karşına edebiyat diye bu ürünleri çıkartıyor.

    ‘Yoksullaştıkça yoksullaşacağız’

    Eleştirmen Semih Gümüş.
    Eleştirmen, yazar, yayıncı (Notos Kitap) kimliğiyle tanıdığımız Semih Gümüş, önce sorunu ve nedenlerini tespit ediyor ardından da yayıncılığın geleceğini öngörüyor… Okuyucunun da omuz vermediği bir hâl, pek de iç acıcı görünmüyor.

    Kitap ve dergi yayıncılığının yaşadığı sorunların geçen yıllara göre kat kat artmış oluşu kimleri ilgilendiriyor, bunu merak ediyorum. Küçük, epeyce küçük bir okur kitlesinin yaşadığımız sorunlara duyarlı olduğu kuşkusuz. Ama dedim ya, küçük bir çevre bu. Gene okur olup çoğunluğu oluşturanların kitapların yayımlanma güçlüklerine ve buna bağlı olarak fiyat artışlarına karşı olumlu bir yaklaşımı olduğunu görmüyorum.

    Sosyal medya önümüzde. Yayınevlerinin kitaplarının fiyatlarını artırmak zorunda olduklarını açık yüreklilikle okurlarıyla paylaşan açıklamalarına karşı yazılanlara bakınca, durumun böyle olduğu görülüyor. Okur, yayıncının derdine ortak olmak istemiyor.

    Peki okurun yayıncıyla aynı kaderi paylaşması gerekir mi? Bana kalırsa, gerekir. Ben kendimi yayıncı ve yazar olmaktan önce okur olarak görüyorum. O zaman bu sorunları anlamalı ve ona göre davranmalıyım. Bu ülkenin yaşadığı felaketi anlamak, ona karşı bir duruş almak zorundaysam, kitap yayıncılığının sorunları beni de ilgilendirir. Kültür hayatımızı zenginleştiren yayınevlerine destek olmak için küçük katkılar yapabilirim.

    ‘Beş yıl öncekinden yüzde 200 fazla ödemek gerekiyor’
    Okuma alışkanlığı olmayanlar bile artık öğrendi ki, şu sıralarda kitap yayımlamak bu ülkedeki en zor işlerden biri. Nedeni, ekonomik çöküş ya da döviz krizi. Döviz bugün beş yıl öncekinin 3,3 katına çıkmış. Kitapların bütün girdileri ithal olduğuna göre, maliyetleri de bu kadar artmıştır. Üstelik Türkiye’de yayımlanan kitapların yüzde 51’i çeviri. Demek ki yayımlanan kitapların çoğunun yayın haklarını almak için de beş yıl öncekinden yüzde 200 daha çok para ödemek gerekiyor.

    Peki bu durumun sonuçları neler olacak?

    Her şeyden önce, yayınevleri yerli yazarların telif kitaplarını yayımlamaya daha yakın duracak.
    Yayımlanan kitapların sayısında azalma olacak.
    Kitap ve dergi fiyatları artacak.
    Pek çok yayınevi, özellikle büyük yayınevleri artık çoksatan kitaplara öncelik verirken nitelikli kitaplardan uzak duracak.
    Yeni ve genç yazarların kitaplarını yayımlaması zorlaşacak.
    Ve bütün bunlar yoksullaşmış kültür hayatımızı biraz daha yoksullaştıracak, topyekûn büyük bir nitelik kaybı yaşanacak.
    ‘Aforizmalardan kotarılmış kitaplar öne çıkacak’
    İşte kitabevlerinin çok satan kitaplar bölümlerinde, nitelikli kitaplar yerine, edebiyat dışı alanlardan, bir bölümü kolayca kotarılmış, cilalı sözler ve aforizmalardan oluşan kitaplar daha da öne çıkacak, onların yeri değişmeyecek.

    Bunda editörlerin dahli yok. Asıl olan yayınevinin patronunun ne istediğidir. Üstelik bu kitapların alıcısı olacak yüzbinlerce okur da ortada bulunuyorken. “Biz bunları değil de, nitelikli edebiyat ve kültür kitapları istiyoruz” diyen okurların sözlerini duyurabilecek bir çoğunluk oluşturduğunu sanmıyorum. Kitapçılarda, kitap fuarlarında, sokaklarda yaşayan yayıncılar ve editörler bunun böyle olduğunu görüyordur.

    ‘Okumalar kısa, anlamsız ve dağınık’

    Yayıncı Metin Solmaz.
    Yazar ve yayıncı (Ağaçkakan Yayınları) Metin Solmaz’a göre, kitabın ve okumanın içeriğiyle birlikte okurun kitapla tanıştığı mecralar da değişti, kitap eklerinin, dergilerin etkisi de azaldı. Peki ya kitapçılar? Onların oyuncakçı ya da marketten ‘hâllice’ bir durumda olması konuşulmalı…

    Liberalleşiyoruz, batılılaşıyoruz. Eskiden daha dar ve kapalı bir okur vardı Türkiye’de. Hem birbirlerini tanırlardı, hem de kitap alma sâikleri farklıydı. Misal dergiler çok etkiliydi. Elinde Nokta dergisi listeleriyle alışveriş yapanlar vardı. Cumhuriyet Kitap bir kitabı kapak yaptı mı o hafta ikinci baskıya girilirdi. Bizim bir kitabımız Cumhuriyet Dergi dâhil neredeyse bütün kitap dergilerine kapak oldu; üç yılda 1000 adet satışa erişemedik. Bugün bu dergilere uğramadan onuncu baskısına giren bir yığın kitap var.
    Şimdi sosyal medya çok etkili.

    Ayrıca insanların daha çok okudukları kesin. Hem daha fazla okur var hem de kişi başına okuma miktarı arttı. Lakin okumalar kısa kısa, büyük ölçüde anlamsız ve darmadağın. Hâl böyle olunca kitaplar da, ona benziyor tabii.

    ‘Takip ettiğine yakın kitap okumak’
    Önünden gün boyu Twitter, Facebook yahut Instagram postları akan birinin oturup ince ince Suç ve Ceza okumaya vakti yok tabii ki. Sosyal medyada aynı anda pop yıldızlarını, politikacıları, zibidi fenomenleri, arkadaşlarını ve bakkalını takip eden ve hasımlarını stalklayan, haberleri listelerden ve slideshowlardan takip eden birinin 1000 sayfa boyunca Raskolnikov’un suçlu olup olmadığına kafa yorması beklenemez.
    O da gidip takip ettiğine yakın kitaplar okur tabii.

    ‘Kitapçılar bir çeşit BİM oldu’
    Son olarak; kitapçılar da değişti. Ben 1990’larda Ankara’da İletişim Kitabevi’ne gider, Erhan’a “Yahu bir kitap vardı kahverengi, şu kalınlıkta, kapitalizmle ilgili” derdim ve Erhan bana kahverengi ve o kalınlıktaki kapitalizmle ilgili bütün kitapları getirirdi. Açık hesabım vardı. Aldığım kitaba göre değil cebimdeki paraya göre ödeme yapardım.

    Şimdilerde Erhan memleketin en güzel kitabevi olan Karanfil’deki bir dönümlük Dost Kitabevi’nin başında ve işler çok değişti. Üstelik Dost türünün son örneği. Artık oyuncakçı gibi zincir kitabevleri var. Ellerindeki excel sheet’te kitapların adlarına değil hareketlerine bakarak alışveriş yapıyorlar. Çok az çeşitleri olmasına rağmen kitapların yerini bilgisayara bakmadan bulamıyorlar. Yüz ve tavırlarında herhangi bir kitapla aşk yaşayabileceklerine dair bir emare yok. Bugün bir zincir kitapçıdan kitap almakla internetten kitap almak arasında bir fark yok.

    Kitap alışverişi kitaba dokunmakla ilgili olduğu kadar mekânla, insanla, ortamla, pek çok şeyle ilgilidir. Snob bir cümle olacak ama Avrupa’ya her gidişimde kitapçı gezer oldum. Buradakiler bir çeşit BİM oldular çünkü.

    ‘Çok satan kitaba ‘Bu nasıl edebiyat’ demek cahilliktir’

    Yayıncı Yelda Cumalıoğlu.
    Kitabevlerindeki ‘çok satanlar’ bölümlerinde, ‘En çok kazanan yazarlar’ listelerinde mutlaka Destek Yayınları’ndan birkaç yazar var. Yayınevinin sahibi Yelda Cumalıoğlu’na “Çok satmanın, sattırmanın bir formülü var mı?”dan, kapağa konulan yazar fotoğraflarına pek çok soru sordum. Cumalıoğlu, “Kolay okunan kitap çok satar demek, bir noktada okuru küçümsemektir” diyor.

    Açıkçası çok satanların genel geçer bir reçetesi yok. Ama hiçbir başarı kendiliğinden değildir. Ortada çok satan bir kitap, yazarı ve o kitabı çok sattıran bir yayınevi var demektir. Mesele öngörmek, risk almak, denemek ve zekice hamlelerle ilerlemektir. Bunun için ayrıca kendinizi sürekli güncelleyebiliyor olmanız gerekir. Sokağın, halkın, toplumun, okurun dinamiklerini yakından takip edebiliyor olmalısınız. O yüzden sabit bir reçete yok diyorum. Her projede yenilenmek zorundasınız. Bir kitabın çok satmasını sağlayan dinamikler aynı yazarın ikinci kitabında çoktan değişmiş olur.

    ‘Hayatında hiç kitap almayanlara da odaklanıyoruz’
    Sadece düzenli olarak kitap satın alan kitleye odaklanmıyoruz. Hayatında hiç kitap satın almamış olanlara potansiyel okur gözüyle bakarak, hedefimizi kitap okumayanlara da yönelterek alternatif alanlar yaratmaya çalışıyoruz. Destek Yayınları olarak biz Nobel edebiyat ödülü almış yazarın da kitaplarını yayınlıyoruz; popüler, eğlenceli her kesimin severek okuyacağı kitapları da… Bir yayınevi demek sadece edebiyat eserleri basan bir kurum demek değildir. Tabii böyle yayıncılar da var, saygı duyuyoruz. Bizim yelpazemiz çok geniş. Edebiyattan, politik araştırmaya, dinden, hobi kitaplarına, psikolojik ve sosyolojik eserlerden bilime, güncelden popüler eserlere kadar. Okuma alışkanlığının farklı türlerdeki kitaplarla çeşitlenmesinde öncülük ettiğimizi söyleyebilirim. Ayrıca alışılagelmiş olanı, geleneği ve yerleşik kültürü ne kadar çok sevsek de alışılmamış, denenmemiş, yapılmamış, göze alınmamış yeniliklere de cesaret edebilen ve bunu iyi yöneten bir yayıneviyiz. Sektörde pek çok yayınevine bu açıdan ilham olduğumuzu sanırım kimse inkar edemez.

    ‘Pop müzikle klasik müziği karşılaştırmak kadar abes’
    Edebi eserlerle çok satan eserleri birbirinden ayırmak gerekir. Her çok satan edebi eser değildir ama edebi eserler de çok satanlar listesine girebilir. Çok satan bir kitaba “Bu nasıl bir edebiyat” demek ise cahilliktir. Bir futbol kitabı da çok satabilir, edebi eser olmasına gerek yoktur. Bugün birçok eleştiride çok okunan kitaplara ilişkin ‘kötü edebiyat’ diye taşlama var ki, bu çok yanlış. Her kategori kendi içinde değerlendirilmeli, karşılaştırılmalı. Edebi bir eserle, edebi olmayan bir eseri karşılaştırmak, pop müziğe kötü klasik müzik demek gibi abes.

    ‘Kapakta yazar fotoğrafı meselesinde ikiyüzlüyüz’
    Her kitap özeldir. Her kitabın oluşumu da stratejisi de farklıdır. Bazı kitaplarda yazarın fotoğrafını kullanmak doğru hamledir, bazılarında değildir. Biraz iki yüzlüyüz. Hem kitap okumanın bizi özgürleştirdiği sloganları atıyoruz diğer yandan tutuculuk yapıp, kapakta fotoğraflarını kullananları eleştiriyoruz. Yaşadığımız çağın koşullarını değiştiren faktörlerden biri de teknoloji biliyorsunuz.
    Sosyal medya okur profilini de beklentilerini de etkiliyor. Bazı yazarların kitaplarından önce okurları oluşuyor. Sosyal medyada ya da internet ortamında paylaştıkları yazılarıyla kalemlerini bir kitleye kabul ettiriyorlar zaten. Bu yazarlar hem kalemleriyle, hem görüntüleriyle bir okur kitlesi edinmişler kendilerine. Dolayısıyla kitaplarında da kalemlerini ve görüntülerini kullanmalarının bir sakıncası yoktur sanırım… Ben kendi son kitabıma eğlenceli bir resmimi koydum ve hata yaptım. Yazılarım daha felsefiydi, mutlu ve eğlenceli bir kapağın da ağırlığı temsil edebileceğini düşünmüştüm, amacım ters köşe yapmaktı, yanıldım.

    ‘Yazar ulaşamadığı okur yüzünden başarısız sayılamaz’
    Komparatistik, yani karşılaştırmalı edebiyatta, romanı sadece estetik açıdan değil, siyasi tarih, ekonomik tarih, kültürel yapı ve felsefe üzerinden de inceleyebilirsiniz. Demek istediğim edebiyat sonsuz bir derya. Önemli olan sizin kıyıda mı yüzdüğünüz, derinlere mi açıldığınız…

    Bilgi düzeyiniz neyse, edebiyata da o düzeyden yaklaşırsınız ancak. Tabii ki her okurun beklentisi farklı. Bir roman her seviyeden okurun ihtiyacını karşılayamaz. Bu beklenti içinde olmak kitaba da, yazarına da haksızlık etmek olur. Yazar, ihtiyacını karşılayabildiği okura ulaşmışsa ulaşmıştır zaten. Ulaşamadıkları yüzünden başarısız sayılamaz.

    ‘Kolay okunan çok satar demek okuyucuyu küçümsemektir’
    Bir kitabın çok satması için kolay okunuyor olması tabii ki yeterli değil, hatta kriter de bu değil. Kolay okunan kitap çok satar demek, bir noktada okuru küçümsemek olur ki, bu bana çok ama çok yanlış geliyor… Okurun zekâsına güveneceksiniz. Tercihlerine saygı duyacaksınız. Çok satan kitaplar elbette okurun beklentisini bir noktada da olsa karşılayabilen kitaplardır. Bu yüzden okurun yakından takip edilmesi gerektiğini söylüyorum sürekli. Çok satan kitaplarda fark yaratan şey sadece fikir değildir, o fikre nereden bakıldığı ve nasıl yorumlandığıdır işin rengini değiştiren. Ayrıca yazarın kişisel potansiyeli de çok önemlidir. Okur edinme ve okurunu koruma becerisi olan yazarlar, elbette daha fazla öne çıkıyorlar.

    ‘Bildiğimiz edebiyat zararlı çıkacak’

    Yayıncı Cem Erciyes.
    Doğan Kitap’ın Yayın Yönetmeni, gazeteci Cem Erciyes’e göre de sosyal medyanın bu durumdaki rolü büyük; zararda olansa iyi edebiyat.

    Türkiye’de çok satan profilinin değiştiği bir hakikat. Listelere hâkim olan kitapların iyi edebiyat olup olmadığı hep tartışılırdı ama şimdi edebiyat olup olmadığı tartışılıyor. Sözünü ettiğimiz deneme ve kısa roman, öykü arasında salınan kitaplar. Yazarları çoğunlukla sosyal medyada başarı kazanmış, büyük takipçi kitleleri olanlar arasından çıkıyor. Tabii ki Türkiye’de okurun kitapla, okuma, yazmayla olan ilişkisinde yeni bir sayfanın habercisi bir tür bu. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla, orada okuyup yazma, hatta orada ‘yaşamayla’ epey alakalı bir gelişme… Çarpıcı ifadeler, kısa ve alıntılanabilir cümleler, bu sözleri öne çıkartan grafik düzenleme bu kitaplarda sık sık karşımıza çıkıyor.

    ‘Bu yeni türü anlamaya çalışmak lazım’
    Türkiye’de popüler olanla olmayan arasında tercih yapmayı, çok satan kitaplarda uzak durmayı 2000’lerin başında tartıştık, bitirdik; çok eski bir alışkanlık olarak geride bıraktık. Dolayısıyla bu yeni türü de anlamaya çalışmak gerekiyor sanırım.

    Tabii bildiğimiz edebiyat okuruna asla hitap etmeyen kitaplar bunlar. Bu yeni çok satan furyasından da en çok o ‘bildiğimiz edebiyat’ın zararlı çıkacağını söyleyebiliriz.

    Özellikle içinde bulunduğumuz kriz döneminde, okuru gittikçe azalan iyi edebiyattan yayıncılar daha da uzak duracak, ya da basamaz hâle gelecek, çok satma potansiyeli yüksek bu tür kitaplara doğru bir koşuşturmaca başlayacak ve benzer kitapların sayısı daha da artacak gibi görünüyor.

    ‘Yayınevleri ‘Ünlüysen gel’ mantığına yöneldi’


    Twitter’da ‘Ben Edebiyat Değilim’ başlığıyla paylaşım yapan @berbatedebiyat adlı hesabın yöneticileri ise yakın zamanda parası ve sosyal medyada yüksek takipçisi olan herkesin yazar yerine konulacağı kaygısında…

    Yayın dünyamızda artık dosyalar gözden geçirilirken ‘yazanının takipçi sayısı’ içerikten daha önemli. Yazın, üslup çok mühim değil. “Ünlüysen gel abi” mantığına yöneldi yayıncılık.

    Kocaman puntolar, yavan ama bir şeylerin romantize edildiği bir cümlelik sayfalar. Ve bunları yarım asırlık yayınevleri yapıyor, düşünün. Sıla kitap basıyor, hâli ortada, basan yayıncı ortada. Buna benzer onlarca, yüzlerce örnek var.

    ‘Parası ve takipçisi olan herkes yazar’
    Eğer bu durum devam ederse, parası ve takipçisi olan herkes yazar olarak dolaşacak ortalıkta. Korkumuz bu. Yani Hasan Ali Toptaş da yazar, Tuba Ezici de yazar. Bakın bu iyi kötü ayrımı bile değil. Ayıp bu, ayıp. 
Dağıtım ve erişilebilirlik konusuna değinecek pek bir şey bulamadık. Yani işin sunumundan çok, mutfağı ile ilgileniyoruz. Öyle yapmak zorundayız. Çünkü bunların dağıtılmasından önce, üretilmesi sorun. Derdimiz bu kısımla…

    ‘Yapılan değil, sunuluşu önemli’
    Elbette sosyolojik olarak ele almak gerekiyor bu durumu. İnsanımız üzerine düşünmek gereken konulardan kaçıyor artık. Tüm kollarımızla tüketim toplumu olmaya doğru evriliyoruz. Çoğunluğun anlaması için, vereceğin şeyi olduğun gibi, salt, yalın hâliyle vermen gerek. Anlaşılmak için, kitlelere, toplumun tamamına ulaşabilmek için, kısmen de olsa, şart bir durum bu. Bakın, bu kaygıyı taşıyan herkesin eserleri zamanla evrildi, dönüştü ve daha çok sattı, ilgi gördü. 
Bu sinemamıza da yansıyor, bilimimize de… İnsanların ne yaptığının bir önemi yok artık, bunu nasıl sundukları önemli.
    Misal sosyal medyada öyle insanlar var ki, bir şey gösterme çabalarından başka hiçbir şey göremiyoruz onları seyrederken. Bu tip insanlar alıp okuyorlar işte o kitapları. Instagramdan eski sevgililerine ve kendileri gibi düşünenlere mesaj vermek için.

    Bu kitaplarla hayatları değişenler var mıdır bilemiyoruz. Ne diyelim, iyi ki bu insanlar ‘Suç ve Ceza’ okumuyorlar o zaman…

    ‘Kitap dünyasından star çıkması olumlu olabilir’
    Alfa Yayın Grubu’nun yöneticisi Vedat Bayrak, kitap dünyasındaki değişimi, bir dönem sinema sektörünü kötü etkileyeceği düşünülen dizi patlamasına benzetiyor ve şöyle diyor: “Ama öyle olmadı, hem dizilerin hem sinema filmlerinin kalitesi arttı.”

    Bu durum uzun süredir bekleniyordu; iyi tarafından bakarsak, piyasanın büyümesinin, hatta yayın dünyasının ‘piyasa’dan sektöre dönüştüğünün de bir göstergesi olarak okunabilir. Çok fazla aktör (yayıncı, iştirakçi, yazar, yazar adayı vs) bu sektöre dâhil oldu.

    Sosyal medyanın son 10 senede yarattığı değişim ve dönüşümün de bu gelişmede payı var hiç kuşkusuz. Hepimizin içinden geçerek deneyimlediği bir süreç bu. İyiye de gidebilir kötüye de, bu biraz bize bağlı.
    Okur sayısının, kitap sayısının artışından, edebiyat ve kitap dünyasından starların, popüler isimlerin çıkışından olumlu şekilde etkilenmek ve okuru da etkilemek bizim elimizde. Köhne, kendi içine kapalı, rutin bir piyasa olmadığımızın, her an yepyeni fikirlerin, projelerin ortaya çıkabileceği, hareketli, dünyayla entegre bir sektörün kurulmakta olduğunun da işareti olarak değerlendirilebilir.

    ‘Dizi-sinema konusu gibi… Bunu yapmayan geri kalır’
    Çok satan türleri her zaman değişir, kimi zaman edebiyat ağırlık kazanır, kimi zaman, şu anda da kısmen görüldüğü gibi, bilimsel konular, kişisel gelişim öne çıkabilir. Yayın dünyası da bu değişime, talebe olabildiğince ayak uydurmak zorunda. Tek bir kişinin belirlediği bir süreç değil bu, arz talep meselesi biraz da. Popüler edebiyat dergilerinin varlığı da bunu doğruluyor. Çok eleştiren var ama bir yandan da her gün bir yenisi piyasaya dâhil oluyor, bazıları daha iyi yazarları bünyesinde toplamaya başladı, kalitesini yükseltti. Bunu yapamayanlar geride kaldılar. Dizi sektörü ile sinema arasındaki ilişkiye benziyor biraz da bu. Dizi sektörü patladığında herkes eleştirmişti, “Sinema bitti, film çekilmeyecek artık” diye, ama
    Öyle olmadı, hem dizilerin hem sinema filmlerinin kalitesi arttı.

    ‘Tek okuyucu tipi yok’
    Bu durumun yeni bir okur kitlesi yaratmasından ziyade, az önce dediğim gibi, var olan bir potansiyelin değerlendirilmesi söz konusu. Böyle konuların, kitapların, figürlerin çok satacağı düşünüldüğü için bu kitaplar biraz da hazırlanıyor, projeleştiriliyor. Okur tek tip değil, onlarca farklı okur tipi var, her kitabın okuru, hedef kitlesi farklıdır ve yayıncıların sorumluluğu da bu farklı farklı okur gruplarına uygun yayıncılık yapmaktır. Yalnızca ‘bestseller’ yayıncılığı yaparsanız bir süre sonra işler istediğiniz gibi gitmeyebilir. Diğer okur gruplarının küsmesine yol açabilirsiniz. Bu yüzden dengeli bir politika izlemek, her zevke, bilgi birikimine, estetik düzeye yönelik bir yayıncılık yapmak gerekiyor. En azından bizim yaptığımız ve başarılı olduğumuz politika bu yönde.

    ‘Sosyal medya dengeleri değiştirdi’
    Hürriyet Kitap-Sanat’ın yayın yönetmeni İhsan Yılmaz’a göre, sosyal medya şöhretlerine yapılan kitaplar kitap piyasasının yönünü değiştirdi.

    Kitap yayıncılarının sosyal medyada sıkça görünen, popüler olan insanlara kitap yapmaya başlaması ve bunun çok sattığını görmesi tüm dengeleri değiştirdi. Aralarında iyiler de olabilir, sadece popülerlik nedeniyle satılanı da… Biz hâlâ eski usul iyi edebiyat üzerinden yayın yapmayı sürdürüyor ama bir taraftan da önyargısız, yeni akıma da göz atmayı sürdürüyoruz.


    Kaynak
    https://journo.com.tr/kitap-degil-similasyon
  • Zafer Algöz'ün ince bir mizah anlayışı var ama bunu öyle devleştirmişki kitabın bazı yerlerinde
    gülmeden durmak mümkün değil.Sadri Alışık,Santana,Cem Yılmaz,Öztürk Serengil,Fatma Girik,Zeki Müren,Savaş Dinçel,Kemal Sunal,Nur Subaşı,Erkan Can,Ali İpin,Yıldız-Müşfik Kenter.....ve daha bir çok sanatçıyla yaşadığı anılarını akıcı ve espirili bir dille anlatıyor.Ayranları tazeleyin bölümünü de çok beğendiğimi belirtmek isterim.
  • Aldatan sevgiliye 2. Şansı verenler mi daha komik? Cem Yılmaz mı?
  • 20 Temmuz’dan bugüne kadar Terörle Mücadelede 403 şehit verdik
    İşte Gün gün şehitlerimiz
    20.07.2015 Adıyaman (Çatışma)
    Şehit Uzm. Onbş. Müsellim Ünal(22)Kayseri/Develi
    22.07.2015 Şanlıurfa/Ceylanpınar (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Feyyaz Yumuşak(25)Kırşehir/Kaman
    Şehit Polis Memuru Okan Açar(24)Niğde
    23.07.2015 Diyarbakır/Yenişehir (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Tansu Aydın(37)Zonguldak
    24.07.2015 Kilis/Elbeyli (Suriye Tarafı) Saldırı
    Şehit Jan.Ast.Mehmet Yalçın Nane(25)Gaziantep/Nizip
    26.07.2015 Diyarbakır/Bingöl Karayolu (Mayın)
    Şehit Jan.Uzm. Cvş. Mehmet Kocak(39)Yozgat
    Şehit Jan.Ast.Kıd.Bşcvş. İsmail Yavuz(37)Manisa/Salihli

    27.07.2015 İstanbul/Gazi Mahallesi (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Muhammet Fatih Sivri(24)

    28.07.2015 Muş/Malazgirt (Saldırı)
    Şehit İlçe Jan. Kom. Jan.Binbş. Arslan Kulaksız(46)Amasya/Merzifon

    28.07.2015 Hakkari/Şemdinli (Saldırı)
    Şehit Piy.Uzm. Çvş. Ziya Sarpkaya(27)Bolu/Göynük
    30.07.2015 Diyarbakır/Çınar (Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Mehmet Uyar(30)Manisa/Salihli
    30.07.2015 Şırnak-Akçay (Çatışma)
    Şehit Piy. Üstg. İbrahim Tanrıverdi(26)Malatya
    Şehit Piy. Kom. Er Ömer Kağan Kandemir(21)Denizli/Çivril
    Şehit Piy.Onbş. Hamza Yıldırım(23)Ankara/Bala

    31.07.2015 Adana/Pozantı (saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru İsa İpek(32)Adana/Ceyhan
    Şehit Polis Memuru Serdar Kazar(26)Bingöl/Genç
    01.08.2015 Kars/Kağızman (Mayın)
    Şehit Uzm. Cvş. Ali Gökçe(35)Osmaniye/Düziçi
    02.08.2015 Ağrı/Doğubayazıt (Saldırı çatışma)
    Şehit Jan. Er Medet Mat(22)Adıyaman/Kahta
    Şehit Jan.Er Mansur Cengiz(22)Siirt/ Şirvan
    02.08.2015 Mardin/Midyat (saldırı)
    Şehit Jan. Kom. Er Barış Akkabak(20) Antalya/Serik
    04.08.2015 Şırnak kırsalı (Mayın)
    Şehit Jan. Uzm.Çvş Mehmet Acar(36)Osmaniye/Kadirli
    Şehit Jan. Er Abdulkadir Pektaş(21)İzmir/Buca

    04.08.2015 Şırnak/ Silopi (Kışlaya saldırı)
    Şehit Jan. Er Abdulhalit Araz(20)Van/Özalp
    07.08.2015Ağrı/Doğubayazıt (yol kesme çatışma)
    Şehit Uzm. Onbş. Muhammet Oruç(23)Adana/Yüregir
    07.08.2015 Şırnak/Cizre (Saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Salih Hüseyin Parça(23)Artvin/Yusufeli
    07.08.2015 Şırnak/Silopi (hendek kapatma çatışma)
    Şehit Polis Memuru Muhammet onur Demir(24)Sivas
    08.08.2015 Mardin/Midyat (Pusu çatışma)
    Şehit Polis Memuru Abdullah Ümit Sercan(28)Antalya/Alanya
    10.08.2015 İstanbul /Sultanbeyli (saldırı çatışma)
    Şehit Polis Müdürü Beyazıt Çeken(42)Konya
    10.08.2015 Şırnak/Beytüşşebap (helikoptere saldırı)
    Şehit Jan Er Doğan Acar(21)Denizli
    10.08.2015 Şırnak/Silopi Mayın, patlayıcı)
    Şehit Özel hareket Polisi Savaş Akyol(22)Yozgat/Şefaatli
    Şehit Özel hareket Polisi Mustafa Yahya Mertcan(24)Çankırı/Eldivan
    Şehit Özel hareket Polisi Şahin Polat Aydın(22)Ankara/Güdül
    Şehit Özel hareket Polisi Resul Kayaoğlu(29)Elazığ/Kovancılar
    Şehit Polis Memuru Nurettin Ademoğlu(46)Kahramanmaraş/pazarcık (18.09.2015 tarihinde Şehit olmuştur)
    11.08.2015 Şırnak/Güçlükonak Akdizgin (karakol saldırı çatışma)
    Şehit Piy Onbş. Barış Aybek(21)Malatya/Doğanşehir
    12.08.2015 Diyarbakır/Sur (Karakola saldırı çatışma)
    Şehit Uzm.Jan. Çvş Fatih Gökşen(40)Osmaniye/Düziçi
    13.08.2015 Bingöl/Genç (patlayıcı)
    Şehit Uzm. Çvş.Veli Ateş(38)Konya/kadınhanı
    14.08.2015 Hakkari/Yüksekova (dağlıca çatışma)
    Şehit Uzm cvş İbrahim Taş(25)Şanlıurfa/Harran
    Şehit Uzm cvş Yasin Gencer(23)Tokat/Turhal -
    Şehit Ast Üstçvş. Dursun Taşdiken(27)Konya /Doğanhisar
    Şehit Uzm. Onbş. Mustafa Kemal Özata(23)Konya (28.08.2015 tarihinde şehit olmuştur)
    15.08.2015 Bingöl/Karlıova (mayın, patlayıcı)
    Şehit Jan.Ast. Muhammed Gürlek(21)Osmaniye/Kadirli
    Şehit Uzm. Çvş. Haşim Dirik(40)Manisa/Sarıgöl
    Şehit Uzm. Çvş Musa Saydam(41)Kırıkkale/Balışeyh
    15.08.2015 Hakkâri/Şemdinli (hendek kapatma çatışma)
    Şehit Başkomiser Polis Ahmet Çamur(46)Trabzon/Çaykara
    16.08.2015 Kars/Kağızman kırsalı (çatışma)
    Şehit Jan. Astkıd. Başcvş Nurettin Öztürk(35)
    17.08.2015 Erzurum/Şenkaya kırsalı(çatışma)
    Şehit korucu Yakup Aktürk(42) Erzurum/Şenkaya
    18.08.2015 Diyarbakır/Bingöl karayolunda(çatışma) yol kapama
    Şehit Jan. Teğmen Ubeyd Turan(23)Tokat
    Şehit Kom.Uzm Çvş. Latif Adıgüzel(24)Nevşehir/Acıgöl
    Şehit Kom.Uzm Çvş Muhammet Tufan(35)Eskişehir/çifteler
    Şehit Jan. Ast. Kıd. Çvş. Metin Aydemir(24)Erzurum/Palandöken
    19.08.2015 Siirt/Pervari (mayın)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş Barış Akın (37)Ankara/Keçiören
    Şehit Jan Er Emre Kaan Arlı(23)Kocaeli/Derince
    Şehit Uzm. J. V. Kad. Çvş.Hakan Aktürk(37)Burdur
    Şehit Jan.Er Ömer Erüstün(20)Kahramanmaraş/Afşin
    Şehit Jan.Çvş. Bahadır Aydın(26)Bursa/Osmangazi
    Şehit Jan. Uzm.çvş. Ferdi Gerekli(40)Adana/Ceyhan
    Şehit Jan. Er Halil Barkın(21)Şırnak/Silopi
    Şehit J. Er Recep Beycur(22)Erzurum/Karaçoban
    21.08.2015 Şırnak Beytüşşebap karakola saldırı(çatışma)
    Şehit Jan.Yzb. Ali Alkan(32)Osmaniye
    23.08.2015 Diyarbakır/Kulp (HES) Saldırı (Çatışma)
    Şehit Uzm Onbş Mehmet Kara(24)Kırşehir
    23.08.2015 Mardin/Nusaybin(Saldırı)
    Şehit Polis Memuru Yakup Mete(20)Mardin/Nusaybin
    24.08.2015 Hakkâri/Şemdinli (Mayın, patlayıcı)
    Şehit Piy.Astsb Üstçavuş Kenan Ceyan(30)Tokat/Zile
    Şehit Piy.Söz.Er Ahmet Bıçakcı(25)Kahramanmaraş/Andırın
    27.08.2015 Diyarbakır/Lice (yol güvenliği çatışma)
    Şehit Uzm Çvş Ökkeş Korkmaz(23)Kahramanmaraş
    28.08.2015 Tunceli Nazimiye(Karakola saldırı, çatışma)
    Şehit Polis Memuru Ali Rıza Güneş(35)Nevşehir/Gülşehir
    29.08.2015 Şanlıurfa hastane önünde(saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Tanju Sakarya (26)Ankara
    Şehit Polis Memuru Fatih Kılbey(45)Hatay
    30.08.2015 Şırnak/Silopi Araca (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Yılmaz Dikmen(42)Kırıkkale
    30.08.2015 Diyarbakır - (çatışma) Trafik polis ekibine saldırı
    Şehit Polis Memuru Ahmet Gılıç(38)İzmir/Bergama
    Şehit Polis Memuru İlker Narin(31)Kastamonu/Taşköprü

    01.09.2015 Iğdır/Karakoyunlu (Pusu çatışma)
    Şehit Polis Memuru Olgun Kurbanoğlu(45)Kars

    01.09.2015 Batman (Polis aracına Silahlı saldırı)
    Şehit Komiser Burhan Gatfar(38)Elazığ/Baskil
    01.09.2015 Kilis (saldırı Suriye tarafı)
    Şehit Jan.Er Yusuf Beylem(21)Şanlıurfa/Akçakale

    02.09.2015 Hakkari/Şemdinli (Çatışma)
    Şehit Piy.Söz.Er Batıkan Avcı(24)Erzurum/Narman
    03.09.2015 Mardin/Dargeçit (Mayın, patlayıcı)
    Şehit İlçe Emniyet Müdürü İbrahim Halil Aksoy(45)Antalya/Alanya
    Şehit Polis Memuru Ahmet Akalın (22)Konya/Doğanhisar
    Şehit Polis Memuru Hüseyin Baltacı(31)Diyarbakır/Çınar
    Şehit Polis Memuru Akif Hatunoğlu(29)Adana/sarıçam
    03.09.2015 Tunceli (Karakola saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Murat Savaş Kale(30)Adana/Seyhan
    05.09.2015 Şırnak Cizre(Zırhlı araca saldırı)
    Şehit Polis Memuru Yunus Emre Akbaş(22)Aksaray (01.10.2015 tarihinde şehit olmuştur)
    06.09.2015 Diyarbakır sur (Hendek kapatma saldırı çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Muzaffer Can Ersoy(25)Kayseri/Bünyan
    Şehit Özel Harekât Polisi Mustafa Turanlı(30)Adana
    06.09.2015 Hakkâri Dağlıca (Mayın, Çatışma)
    Şehit Tabur Kom.Piy. Kurmay Yarbay İlker Çelikcan (39)Antalya/Manavgat
    Şehit Piy. Uzm. Çvş. Tolga Artuğ(24)Manisa/Turgutlu
    Şehit Uzm. Onb. Özgür Yatakdere(22)Manisa/Salihli
    Şehit Piy.Söz. Er Adnan Eergen(25)Muğla/Seydikemer
    Şehit Piy. Söz. Er Uğur Yıldız(28)Antalya
    Şehit Piy. Söz. Er Resul Çoşkun(23)Konya
    Şehit Piy. Söz. Onb. Fatih Duru(27)Ezine/Çanakkale
    Şehit Piy. Söz. Er Cihan Aksarı(27)Düzce
    Şehit Piy. Uzm. Çavuş Tayfur Hancer(25)Ardahan/Göle
    Şehit Top. Uzm. Çvş. Tuğrul Köseoğlu(28)Konya/Ereğli
    Şehit Piy. Er Muharrem Öksüz(20)Konya/Karatay
    Şehit Asts. Kıd. Çvş. Cemre Salih Gözen(25)Mersin/Tarsus
    Şehit Bak. Üstçvş. Okan Taşan(27)Ankara
    Şehit Bak. Uzm. Çvş. Harun Saltalı(29)Osmaniye/Kadirli
    Şehit Bak. Ast. Çvş. Deniz Göçkün(23)Balıkesir
    Şehit Bak. Ast. Çvş. Mustafa Özdemir(23)Eskişehir/Odunpazarı
    08.09.2015 Iğdır/Aralık (mayın)
    Şehit Başkmoiser Mehmet Parlak(32) Kahramanmaraş/Göksun
    Şehit Polis Memuru Yusuf Yelkenci(27) Zonguldak/Kozlu
    Şehit Polis Memuru Fehmi Şahin(43) Ankara
    Şehit Polis Memuru Ali Koç(27) Ankara/Haymana
    Şehit Polis Memuru Haluk Varlı(36) Van/Gürpınar
    Şehit Polis Memuru Burak Zor(29) Samsun
    Şehit Polis Memuru Yalçın Palıt – Adana/Çukurova
    Şehit Polis Memuru Yaşar Doğançay(30)Bolu/Dörtdivan
    Şehit Polis Memuru Hasan Eser(24)Denizli
    Şehit Polis Memuru İbrahim Derindere(25)Adana
    Şehit Polis Memuru Adem Cankurtaran(30)Yozgat
    Şehit Polis Memuru Bekir Serhat Kaya(22)Kırıkkale
    Şehit Polis Memuru Nebi Gündoğan(28)Kırıkkale/Balışeyh
    08.09.2015 Tunceli (yol kesimi silahlı saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Kadir Özkara(54)Adana/Sarıçam
    08.09.2015 Mardin Dargeçit (mayın)
    Şehit Polis Memuru Ercan Hırcın(37)Karabük
    09.09.2015 Tunceli Karakola (saldırı çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Aydın Nazillioğlu(21)Balıkesir
    10.09.2015 Hatay/Reyhanlı (Suriye tarafı saldırı)
    Şehit Piy. Er Gökhan Çakır(21)İzmir/Aliağa
    13.09.2015 Diyarbakır/Silvan(hendek kapatma saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ali Öztürk(25)Diyarbakır/Çermik
    13.09.2015 Şırnak (Patlayıcı, Saldırı çatışma)
    Şehit Polis Memuru Şahin Altmış(45)Malatya
    Şehit Polis Memuru Soner Yıldırım(24)Trabzon/Tonya
    Şehit Özel harekât Polisi Ahmet Unkun(23) Kahramanmaraş/onikişubat (22.09.2015 tarihinde şehit olmuştur)

    16.09.2015 Hakkari (Mayın)
    Şehit Polis Memuru Mehmet Tuhal(29)Hatay/Hassa
    Şehit Polis Memuru Serkan Çölkesen(24)Antalya/Konyaaltı
    16.09.2015 Mardin/Nusaybin (Mayın, Patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Çağdaş Arslan(23)Zonguldak/Çaycuma
    Şehit Komiser Yardımcısı Oktay İzgi(40)Kayseri
    Şehit Polis Memuru Sezgin Uludağ(29)Isparta
    21.09.2015 Şırnak/Silopi (Araca saldırı çatışma)
    Şehit Korucu Osman İnal - Şırnak/Silopi
    23.09.2015 Diyarbakır/Silvan (saldırı)
    Şehit Jan.Uzm.Çvş. Mehmet Ali Sarak(25)Osmaniye
    25.09.2015 Şırnak/Beytüşşebap (saldırı çatışma)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş Mehmet Ali Bozkurt(24)Adıyaman/Kahta
    Şehit Jan.Uzm. Çvş. Ali Çakar(23)Adana/Saimbeyli

    26.09.2015 Tunceli kırsalı (çatışma)
    Şehit Binbaşı Tabur Kom. Yavuz Sonat Güzel(39)Ankara
    28.09.2015 Adana/Seyhan (polis aracına saldırı)
    Şehit Polis Memuru Bircan İlhanlı(48)Adana/Kozan
    Şehit Polis Memuru Süleyman Çakır(39)Adana/Ceyhan
    29.09.2015 Batman/kozluk (Mayın, patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Nedim Erbay(47) Manisa/Kula
    29.09.2015 Hakkari/Şemdinli (Mayın, Patlayıcı)
    Şehit Uzm Cvş İzzet Alper Taşbaş(39) Afyonkarahisar/Dinar
    Şehit Uzm. Onbş. Yunus Arda(24) Erzurum/Aziziye
    01.10.2015 Diyarbakır/Silvan (saldırı)
    Şehit Uzm Çvş Sinan Uçan(31) İzmir/Gaziemir
    Şehit Ast. Tolga Topçuoğlu(26) Malatya
    01.10.2015 Mardin/Nusaybin (çatışma)
    Şehit j. Uzm. Onbş. Hakan Öcalan(26) İstanbu/Pendik
    01.10.2015 Şırnak/Beytüşşebap(Mayın, Patlayıcı)
    Şehit Uzm. Cvş Hasan Büber(24) Kütahya/Tavşanlı
    05.10.2015 Hatay Amanos dağları Çatışma
    Şehit J.Er Ufuk Demirel(25) Tokat/Turhal
    08.10.2015 Diyarbakır/Silvan (çatışma)
    Şehit Korucu Cemaledin Yorulmaz(49) Batman/Kozluk (12.10.2015 şehit olmuştur)
    09.10.2015 Diyarbakır/Hani (Yol kesme saldırı)
    Şehit Polis Memuru Salih Eroğlu(30) Ankara/Çubuk
    10.10.2015 Diyarbakır/sur (hendek kapatma saldırı)
    Şehit Polis Memuru Cem Tayfun(23) Mersin/Erdemli
    11.10.2015 Erzurum/Şenkaya (kırsalı çatışma)
    Şehit Jan Uzm Onbş Şükrü Şahin(24) Eskişehir/Odun pazarı
    Şehit Jan Uzm Onbş DOĞAN Akgöbek(24) Hatay/Dörtyol
    12.10.2015 Şırnak Cudi (Kırsalı çatışma)
    Şehit Uzm Çvş. Oğuz İlker Tosun(28) Aksaray/Gülaçaç
    14.10.2015 Van (pusu çatışma)
    Şehit Polis Memuru Yusuf Diri(28) Niğde/Altunhisar
    16.10.2015 Şırnak (Hendek Kapatma saldırı çatışma)
    Şehit Özel harekât Polisi Furkan Çelik(23)Sakarya/Akyazı
    17.10.2015 Hakkâri Dağlıca (çatışma)
    Şehit Tabur Kom. Tankçı Yarbay İhsan Ejdar(43)Ankara
    Şehit Üstğ. Ünal Darbogaz(29)İstanbul/Eyüp
    Şehit Jan. Ast. Üstçvş. Turgay Topsakaloğlu(34)Eskişehir/Odun pazarı
    Şehit As.Kd. Cavuş Samet Çakır(28) Trabzon
    18.10.2015 Tunceli/Pülümür (Mayın, patlayıcı)
    Şehit Jan. Astskıd cvş Mehmet Şimşek(26)Afyonkarahisar/çay
    Şehit Ast. Kıd. Çvş. Onur Sönmez(26)Kayseri
    26.10.2015 Diyarbakır/Kaya pınar (Hücre evi baskını çatışma)
    Şehit Polis Memuru Gökhan Çakıcı(22)Çorum/Dodurga
    Şehit Polis Memuru Sadık Özkan(25)Adana/Saimbeyli
    04.11.2015 Hakkari/Yüksekova (çatışma)
    Şehit Piy.Uzm.Cvş. Sadık Aparangil(35)Sinop/Boyabat
    Şehit Piy Uzm.Cvş. Caner Çelik(30)Ardahan/Hanak
    05.11.2015 Diyarbakır/Silvan (Saldırı)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Nemci Çakır(40)Trabzon/of
    05.11.2015 Diyarbakır/Dicle (çatışma)
    Şehit Uzm. Cvş. Beytullah Tercan(30) Malatya/Kuluncak

    05.11.2015 Diyarbakır/Silvan (çatışma)
    Şehit Kom.Yrd. Enis Kırımlı(26) Ankara(23 Kasım 2015 tarihinde şehit olmuştur)
    07.11.2015 Şırnak/Uludere (mayın)
    Şehit Piy.Uzm.Cvş. Uğur Akyer(24) Bartın/kozcağız
    10.11.2015 Hakkâri/Yüksekova (mayın patlayıcı)
    Şehit İstk. Asts. üstcvş. Erdem Ertan(26) Ankara
    Şehit Özel harekât Polisi Mustafa Yavaş(42) Kocaeli/gölcük(01.12.2015 tarihinde şehit olmuştur)

    10.11.2015 Şırnak/Silopi (patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Hilmi Bardakçı(41) Adana/Yüreğir
    Şehit Polis Memuru Hasan Aslan(34) Gaziantep
    Şehit Polis Memuru Sabri Altınbaş(33) Düzce/kaynaşlı

    11.11.2015 Diyarbakır/Silvan (çatışma)
    Şehit Teğmen Altuğ Pek(24) Muğla/Menteşe
    11.11.2015 Diyarbakır/Silvan (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Arif Demir(26) Konya/meram

    13.11.2015 Van/Erciş (çatışma)
    Şehit Jan. Asts. Ahmet Çelik(38) Balıkesir/Burhaniye
    13.11.2015 Diyarbakır/Lice (mayın, patlayıcı)
    Şehit Uzm. Onbş. İbrahim Bağcı(23) Kahramanmaraş/Türkoğlu
    13.11.2015 Diyarbakır/Lice (mayın)
    Şehit Uzm.Çvş. Selim Vural(25) Tekirdağ/Malkara
    23.11.2015 Şanlıurfa/Siverek (saldırı)
    Şehit Polis Memuru Serdar Toprak(31) Malatya/Doğanşehir
    24.11.2015 Şırnak/Cizre (saldırı çatışma)
    Şehit Komiser Umut Tuncay(27) Ankara
    28.11.2015 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Polis Memuru Cengiz Erdur(47) Elazığ
    Şehit Polis Memuru Ahmet Çiftaslan(41) Kahramanmaraş/ Dulkadiroğlu
    30.11.2015 Mardin/Derik (saldırı çatışma)
    Şehit Uzm. Cvş. Sezer Aydemir(24) Elazığ
    02.12.2015 Mardin/Artuklu – (patlayıcı infilak)
    Şehit Piy.Uzm.Cvş.Ergün Karaca(40) Adana/Kozan

    05.12.2015 Diyarbakır/Sur (kurşunlu cami saldırı)
    Şehit Özel Harekât polisi Mustafa Katırlı(24) Kahramanmaraş/Pazarcık
    05.12.2015 Şırnak/Cizre (saldırı)
    Şehit Uzm.Jan. Halil Karakuşoğlu(39) Gaziantep/Nizip
    Şehit Astsubay M. Burak Demirci(24) Osmaniye/Düziçi
    08.12.2015 Mardin/Nusaybin (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Memuru Mesut Demirkan(38) Çorum
    09.12.2015 Diyarbakır/Sur (saldırı)
    Şehit Polis Bomba imha uzm. Haydar Çetin(32) Ankara/sincan
    15.12.2015 Diyarbakır/Silvan (mayın)
    Şehit Özel Hareket Şube müdürü Ahmet Kabukçu(48) Ankara
    Şehit Polis Memuru Mustafa Nohut(47) Kırıkkale
    Şehit Polis Memuru Nuri Yazanel(38) Kayseri
    17.12.2015 Şırnak Cizre (çatışma)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Atilla Güneş(45) Tokat/Pazar (22 Aralık 2015 tarihinde şehit olmuştur.)
    18.12.2015 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş. Serkan Has(25) Osmaniye
    19.12.2015 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Jan. Özel Harekat Uzm.Cvş. Yaşar Yeniören(27) İstanbul/maltepe
    20.12.2015 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan.Uzm. Cvş. Erdoğan Kaya(25) Manisa/Saruhanlı
    Şehit Jan. Ast. kıdcvş. Sıddık Uluocak(46) Sivas/Koyunhisar (24.12.2015 tarihinde şehit olmuştur.)
    21.12.2015 Bitlis (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Samet Pişkin(25) Tokat/Niksar

    21.12.2015 Diyarbakır/Sur (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş Birkan Gündüz(25) Giresun/Şebinkarahisar
    22.12.2015 Bitlis/Hizan (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Eren Kılıç(25) Ankara
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. İslam Çakar(25) Zonguldak/kilimli
    22.12.2015 Şırnak/merkez (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Gökhan Ünaldı(25) Kırşehir/Mucur
    23.12.2015 Diyarbakır/sur (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Serdar Denizer(27) Manisa/Akhisar

    25.12.2015 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Ufuk Fesli(23) Adana/Seyhan
    28.12.2015 Şırnak/Cizre (patlayıcı)
    Şehit Piy.Uzm Onbş. Faruk Gezen(25) Balıkesir/Dursunbey
    Şehit Jan.Uzm. Cvş. Kadir Kayveni(26) Erzurum/Aşkale
    Şehit Piy.Er Gürkan Neçatı Yenikapı(21) İzmir
    28.12.2015/Şırnak/Silopi (çatışma)
    Şehit Jan. Ast. Üstcvş. Kenan Yıldız(33) Adana/Yüreğir
    31.12.2015 Şırnak/Cizre saldırı (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Erol Aktürk(43) İzmir

    01.01.2016 Diyarbakır/Sur (patlayıcı infilak)
    Şehit Özel Harekât Polisi Kenan Ardıç(28) Sivas
    Şehit Özel Harekât Polisi Orhan Dilekçi(47) Erzurum/Uzundere

    01.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Asb.Kıd.Cvş. Abdulkadir Öner(27) Adıyaman/Besni
    04.01.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Musa Yüce(32) Kayseri/Bünyan

    04.01.2016 Diyarbakır sur (patlayıcı)
    Şehit Jan. Uzm. Cvş. Kenan Karabacaklı(29) Aydın/Karacasu
    04.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Nuh Özdemir(26) Ordu/akkuş
    05.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Korucu Mehmet Aygün(53) Diyarbakır/eğil
    06.01.2016 Şırnak /merkez (saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş. Ramazan Emet(28) Afyonkarahisar/Bolvadin
    08.01.2016 Şırnak/Cizre saldırı (çatışma)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş. Ümit İnan(23) Kocaeli/Gebze
    08.01.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş. Tolğa Sağlam(30) Aydın

    10.01.2016 Van/Edremit (hücre evi çatışma)
    Şehit Polis Özel harekât Polisi Önder Ertaş(41) İstanbul/Esenler
    10.01.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Buhari Ağçelik(28) Malatya/Yazıhan
    10.01.2016 Diyarbakır/sur çatışma
    Şehit Jan.Ast.kıdcvş. Metin Kıldış(29) Hatay/İskenderun
    11.01.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş Nazmi Ayyıldız(25) Diyarbakır/Bağlar
    12.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Ayhan Demirel(44) Aksaray/Sarıyahşi
    13.01.2016 Diyarbakır/Çınar (bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Mehmet Şenol Çiftçi(28) Hatay/Antakya

    15.01.2016 Siirt/Merkez (hücre evi çatışma)
    Şehit özel harekât polisi Yalçın Yamaner(39) Ordu
    16.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Uzm.Cvş. Uğur Şahin(37) Kırşehir/Kaman
    16.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Ali Bulduk(35) Adana/kozan
    17.01.2016 Diyarbakır/sur saldırı
    Şehit Jan Uzm.Cvş. Uğur Şahin(29) Adana/Ceyhan
    18.01.2016 Şırnak/idil (zırhlı araca patlayıcı)
    Şehit Özel Harekat Polisi Ersin Yıldırım(24) Gaziantep/Şahinbey

    18.01.2016 Şırnak/idil (patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Gültekin Tırpan(26) Amasya
    Şehit Polis Memuru Mahmut Bilgin(23) Ankara/Beypazarı
    Şehit Polis Memuru Mustafa Yaşar(36) Çorum/Ortaköy

    18.01.2016 Şırnak/merkez (roketatarlı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ali can Öztürk(25) Karabük

    19.01.2016 Diyarbakır/sur (roketatarlı saldırı)
    Şehit Piy. Uzm. Cvş. Fazlı Altuntaş(36) Sivas/Gemerek
    19.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit özel harekât polisi Ömür Erbay(29) Bayburt
    21.01.2016 Diyarbakır/Sur (patlayıcı)
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Ali Şahin(26) Manisa/Turgutlu

    21.01.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı roketatar)
    Şehit Uzm.Cvş Adem Aktaş(25) Kahramanmaraş/Elbistan (30 ocak’ta şehit olmuştur.)
    21.01.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş Caner Vural(24) İstanbul/Pendik
    22.01.2016 Şırnak/Cizre (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Bayram Özdere(44) Kocaeli/Gölcük
    23.01.2016 Şırnak/Cizre (saldırı çatışma)
    Şehit Üsteğmen Uğur Taşçı(24) İstanbul/Sarıyer

    27.01.2016 Diyarbakır-sur (çatışma)
    Şehit Jan. Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa(33) Mersin/mezgitli
    Şehit Piy. Astsubay Üstcvş. Özgür Erdoğan(34) Sivas/Divriği
    Şehit Uzm.Cvş. Osman Ateş(27) Tokat/Pazar
    Şehit Komiser Yrd. Zekeriya Bilgen(43) Balıkesir/susurluk
    Şehit Özel Harekât Polisi Mehmet Bora Tayfur(31) Ankara
    29.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Jan.uzm.Cvş. Yusuf Haldun Uslu(27) Eskişehir/Odunpazarı
    Şehit Uzm.Cvş. Enver Buğur(24) Adana (12.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    29.01.2016 Diyarbakır/sur (saldırı)
    Şehit Jan. Özel harekât Ast. başcvş. Tamer Meriç(36) Erzincan
    30.01.2016 Şırnak/Merkez (saldırı)
    Şehit korucu Murat Sevim(44) Şırnak

    30.01.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Jan.Özel Harekat Uzm.Cvş Selçuk Paker(25) Ankara
    31.01.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit jan.astkıd.cvş. Ahmet Semerci(29) Balıkesir/Sındırgı

    31.01.2016 Diyarbakır/Sur – (saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş. Nebi Arslan(24) Konya/Akşehir (04.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    31.01.2016 Şırnak/Cizre (saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Ömer Güney (25) Sivas
    Şehit Özel Harekat Polisi Taner Cinpolat(27) Gaziantep/Şahinbey
    01.02.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Jan.Astsubay kdı.cvş Nusret Atmaca(36) Yozgat/sorgun
    Şehit Jan. Uzm.Cvş Bekir Şimşek(25) Yozgat
    Şehit Jan. Uzm.Cvş Sercan Bulak(27) Ankara
    01.02.2016 Diyarbakır/sur – (saldırı, çatışma)
    Şehit Jan.Teğmen Recep Erdoğan (25) Gümüşhane
    Şehit Piy.Uzm.Cvş. Hüseyin Şerbetci(27) Hatay/Antakya
    Şehit Piy Uzm.Cvş. Hasan Talay(27) Balıkesir/Bigadiç(09.02.2016 tarihinde şehit olmuştur.)

    01.02.2016 Şırnak/İdil (patlayıcı)
    Şehit Polis Memuru Tayfun Yüce(25) Adana/Ceyhan (09.02.2016 tarihinde şehit olmuştur.)
    03.02.2016 Diyarbakır/sur - (saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.cvş Göksal cin(24) Zonguldak

    03.02.2016 Diyarbakır/sur – (çatışma)
    Şehit Jan. Uzm.Cvş Recep Aslan(28) Mersin
    Şehit Özel Harekât Polisi Mustafa Büyükpoyraz(53) Ankara

    04.02.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel Harekat Polisi Uğur Kutku(26) Gaziantep
    05.02.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel harekât Polisi Kemal Yılmaz(41) Konya (12.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    05.02.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı, çatışma)
    Şehit Asttcvş. Bomba imha uzm. Ünal Bıçakçı(24) Trabzon
    05.02.2016 Diyarbakır/Sur (saldırı)
    Şehit Teğmen Şehit Abdulselam Özatak(24) Hakkari
    08.02.2016 Hakkâri/Yüksekova (silahlı saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Abdulkadir Oğuz(26) Şanlıurfa

    08.02.2016 Diyarbakır/Sur (Saldırı)
    Şehit Uzm.Cvş. Yetkin Ersan - Hatay/Payas (23.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    09.02.2016 Şırnak/Cizre (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Osman Yurt(44) Sivas
    Şehit Piy.Er Vedat Dolançay(21) Van/saray
    09.02.2016 Şırnak/idil (Suriye sınırı çatışma)
    Şehit Piy.Er. Arif Subaşıoğlu(21) Kocaeli/Gölcük
    09.02.2016 Diyarbakır/sur çatışma
    Şehit Dnz. Yüzbaşı Fatih Yaşar(36) Konya/Seydişehir
    09.02.2016 Şırnak/merkez (roketatarlı saldırı, çatışma)
    Şehit özel harekât Polisi Mehmet Güngördü(32) Kayseri/Yeşilhisar
    10.02.2016 Diyarbakır/sur (çatışma)
    Şehit Uzm.jan.Cvş Osman Öz(37) Afyonkarahisar/Evciler
    Şehit Jan.Uzm.Cvş. Yusuf Alsancak(30) Kırıkkale
    Şehit Jan.Uzm.Onbş. Kadir Genç(26) Adana/Seyhan
    17.02.2016 Diyarbakır/Sur (Çatışma)
    Şehit Jan. Astsubay Üstçavuş Seçkin Çil(29) Ankara/Etimesgut
    Şehit Astsubay Mehmet Ali Dinç(23) Malatya
    17.02.2016 Ankara (Bombalı saldırı)
    Şehit Astsubay Hav.Kd. Bçvş. Recep Gülen(45) Amasya
    Şehit Hava Ast.kıd.cvş. Erkan Tümer(44) Uşak/Banaz
    Şehit Astsubay Kd. Bçvş. Ertan Akgül(39) Ankara
    Şehit Ast. Bscvş. Mehmet Kutlu(33) Balıkesir/Bandırma
    Şehit Bscvş. Eren Ördek(35) İzmir/Buca
    Şehit Kıd. Ast. Cüneyt Sertel - Ankara/Haymana
    Şehit Astsubay İbrahim Baran(42) Ankara
    Şehit Astsubay Uğur Fatih Özdemir(36) Erzincan
    Şehit Hav. Asts. Mehmet Koray Pınar(27) Bursa
    Şehit Muh. Asts. Kıd. Çavuş Feyyaz İlhan(25) Bursa/Mudanya
    Şehit Hava Asb.Bşcvş. Mehmet Yener(38) Gaziantep/İslahiye
    Şehit ulaş. Er Ali Öztaş(28) Adana/Çukurova
    18.02.2016 Diyarbakır/Lice (patlayıcı)
    Şehit Jan.Ast.Bşcvş. Halit Zilani Çelik(37) İzmir
    Şehit Jan.Er Kadir Görgülü(21) Adana
    Şehit Jan.Er Recep Bodur(21) Amasya
    Şehit Jan.Er Fatih Yeniay(24) Adana
    Şehit Jan.Er Mustafa Bilgili(21) Amasya/Suluova
    Şehit Jan.Er Mustafa Nerkis(21) Kütahya/Simav
    Şehit Jan.Er Oğuz Arslan(23) Aydın/Söke (21.02.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    18.02.2016 Şırnak/idil (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Veysi Kakı(26) Mersin/Toroslar
    Şehit Uzm.Cvş. Burak Güneş(23) İstanbul/Pendik
    18.02.2016 Diyarbakır/sur (Silahlı Saldırı)
    Şehit Uzman Çvş. Vedat Öz(24) Manisa (10 Mart 2016 tarihinde şehit olmuştur)
    19.02.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisi Mücahit Soydemir(30) Osmaniye
    şehit Özel Harekât Polisi Ömer Faruk Sayıl(27) Kahramanmaraş/Dulkadiroğlu
    Şehit Uzm. Çavuş Sercan Yılmaz(25) Adana
    Şehit Uzm.Onbş. Osman Kaya(24) Van/Erciş
    19.02.2016 Diyarbakır/Sur – (Bina, Patlayıcı)
    Şehit Asb. Kd.Çvş. Doğukan Tazegül(24) Ankara
    Şehit J.Asb. Üçvş. Hüseyin Gümüş(32) Ordu
    Şehit P.Ütğm. Enes Demir(26) Ankara
    21.02.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit, J.Uzman Çavuş Serdar Akın(31) Muş/Varto
    Şehit Uzm Çvş Coşkun Karabulut(26) Konya/Akşehir
    21.02.2016 Şırnak/idil (çatışma)
    Şehit Uzm Çvş Mustafa can Kalfe(23) Kahramanmaraş/Afşin
    23.02.2016 Diyarbakır/Sur (Çatışma)
    Şehit Uzm.cvş. Selçuk Dost(29) Adıyaman/Besni
    24.02.2016 Diyarbakır/Sur (çatışma)
    Şehit Uzm.Cvş. Osman Kablan(41) Kırıkkale
    Şehit Jan. Uzm.Cvş.Mustafa Hakan Kaçar(26) Afyonkarahisar/Hocalar
    25.02.2016 Diyarbakır/sur (silahlı saldırı)
    Şehit Piy. Astsubay Üstçavuş Burhan Kaplan(31) Kayseri/Melikgazi
    25.02.2016 Şırnak/Merkez (silahlı saldırı)
    Şehit Jan.Asb.Ömer Koca(27) Mersin/Akdeniz
    28.02.2016 Mardin/Nusaybin (roketatar saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Mustafa Çetin(25) Konya/Ilgın
    29.02.2016 Diyarbakır/Sur (Silahlı saldırı)
    Şehit Ast.kd. cvş. Can Çalışkan(25) Ankara/Polatlı
    02.03.2016 Mardin/Dargeçit (çatışma)
    Şehit Üsteğmen Emrah Şahin(38) Mersin/Akdeniz
    Şehit jan.Uzm.Onş. Muhammet Karadal(22) Gaziantep
    Şehit astsubay çavuş Abdil kadir Çelik(34) Manisa/Gördes

    03.03.2016/ Diyarbakır/sur (Çatışma)
    Şehit Uzman Çavuş Fatih Efiloğlu(25) Ordu/Ünye
    04.03.2016 Mardin/Nusaybin (Bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ercan Günay(45) Adana/Kozan
    Şehit Polis Memuru Murat Dündar(35) Diyarbakır/Çüngüş
    04.03.2016 Şırnak/İdil (çatışma)
    Şehit Jan. üsteğmen Mehmet Çiftçi(28) Ankara/Ayaş
    Şehit Jan. Uzman Çvş. Musa Yılmaz(26) Elazığ
    06.03.2016 Şırnak/idil (çatışma)
    Şehit Astsubay Üstcvş. Mehmet Uygun(28) Ankara
    07.03.2016 Diyarbakır/Sur (silahlı saldırı)
    Şehit Uzman Çavuş İbrahim Tetik(27) Kütahya
    Şehit Uzman Çavuş Gürsel Demir(27) Eskişehir
    08.03.2016 Şırnak/İdil (çatışma)
    Şehit Polis Özel Hareket Polisi Hakan Yılmaz(38) – Karaman
    08.03.2016 Şırnak/İdil (çatışma)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Muzaffer Tufaner(43) Yozgat/Yerköy
    13.03 2016 Ankara (bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Nevzat Alagöz(42) Iğdır
    15.0.3.2016 Mardin/Nusaybin (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisimiz Kazım Esmer(44) Antalya
    15.03.2016 Diyarbakır/Bağlar (çatışma)
    Şehit Polis Özel Harekât Polisi Ebubekir Durmuş(25) Adana/Yüreğir

    18.03.2016 Mardin Nusaybin (çatışma)
    Şehit Özel Harekât Polisimiz Cebrail Aksöz(25) İzmir
    19.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzman Cvş. Bilal Kurtoğlu(37) Hatay-Reyhanlı
    Şehit Polis Özel hareket Oğuzhan Günaydın(25)(Malatya)
    Şehit Uzman Çavuş Süleyman İyikul(32)(Diyarbakır)
    20.03.2016 - Şırnak/Merkez
    Şehit J. Uzm. cvş. Cemil Turan - Bursa –Karacabey
    Şehit Özel Harekât Polisimiz Emre Beker(28)(Çorum)
    Şehit Kom.yrd. Özel harekât polisi Ayhan Kıymacı(40) Hatay
    20.03.2016 Hakkâri Yüksekova (çatışma)
    Şehit Piy. Üsteğmen Erdem Keskin(36) Gümüşhane/Kelkit (28.03.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    21.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Özel Harekât Polisi Gökhan Osman Karaduman(Yozgat)- Ankara
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Gökhan Bayraktar(23)(İzmir)
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Hidayet Altmış(37)(Hatay)
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Emre Tunca(25)(Ankara)
    Şehit Jan. Astsubay Kıdemli Üstçavuş Halit Halal(30)(Hatay)
    22.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzm. Çavuş Raşit Atçı(28)(Kahramanmaraş)
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Muammer Faruk Salgar()(Elazığ)
    Şehit özel harekat polisi Yasin Boran(23) Ankara
    Şehit Özel Harekât Polisi Murat Yatarkalkmaz(Çorum)-Ankara
    Şehit kom.yrd.Kubilay ER(Ankara)
    24.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzm. Çvş. yıldırım Oflaz (Bolu)
    Şehit Uzman cvş. Ulaş Açıkgöz(28) Çanakkale
    Şehit Jan. Astsubay Başçavuş Gökhan Bakır(37) Balıkesir
    Şehit Özel Hareket Polisi Osman Belkaya(23)(Yozgat)
    Şehit Özel Hareket Polisi Cemil Koç-İzmir-Gaziemir
    24.03.2016 Diyarbakır, Lice’de Karakola Bomba yüklü saldırı
    Şehit Jan. Astsubay Üstçavuş Halil Türkoğlu(28) Bayburt
    Şehit Jan. Astsubay Çavuş Mustafa Gökçeli(Kahramanmaraş-Andırın
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Sabri Acem(26) – Mersin-Tarsus
    25.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Jan. Uzman Çavuş Mustafa Şahin/Niğde
    Şehit GKK Abdullah Fidan(41) Şırnak
    Şehit Özel Hareket Polisi Emre Fıstıkeken(24)(Nevşehir)
    26.03.2016 Kuzey ırak Gedu Üs Bölgesi
    Şehit Topçu Üsteğmen İsmail cazgır(28) İzmir
    27.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Polis özel Harekât Coşkun Nazilli (Antalya)
    Şehit Uzm. Cvş. Vedat Aykut(28) Diyarbakır
    Şehit Jan. Yüzbaşı Halil Özdemir (Mersin)Tarsus
    Şehit Jan. Uzm. Çvş. İbrahim Etiz (Osmaniye)
    28.03.2016 Şırnak
    Şehit özel harekât polisi volkan çay(Adana) sarıçam
    31.03.2016 Hakkâri Yüksekova
    Şehit Özel Harekât İdris Bolat(23)(Amasya)
    31.03.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Uzm. Çavuş Gökhan Alıcı(Gaziantep)
    Şehit Uzm. çavuş Emre Sarıtaş - Trabzon/Maçka
    31.03.2016 Diyarbakır
    Şehit Polis Memuru Alper zor(Ankara)
    Şehit Polis Memuru Necdet Alıcı(Mersin)
    Şehit Polis Memuru Fatih Mehmet ERTUĞRUL(Osmaniye)
    Şehit Polis Memuru Mustafa Yiğitalp(Yozgat)
    Şehit Polis Memuru Serkan Talan(Hatay)
    Şehit Polis Memuru Mustafa Karakaya 27 (Erzurum) ispir
    Şehit Polis Memuru İlyas Kaygusuz(Bursa)
    02.04.2016 Şırnak Merkez
    Şehit Jandarma Uzm. Çavuş Sami Saygı(38)(Çorum)
    02.04.2016 Hakkâri Yüksekova
    Şehit Özel Harekât Komiser Yardımcısı Mustafa Sezgin(40)(Kayseri)
    02.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Jan. Astsubay çavuş Atilla Kaya Balıkesir
    Şehit Uzm. çavuş Bekir Kelleci(25)Giresun -Eynesil
    Şehit Jandarma Uzm. cvş. Aycan Özdil(22) Balıkesir - Edremit
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş Mehmet Polat(26) Kayseri
    Şehit Jan. Uzm. Çavuş İbrahim Akdemir- Diyarbakır
    Şehit Özel Harekât Polisi İsrafil Kargı(25)Kahramanmaraş-elbistan
    04.04.2016 Mardin Nusaybin silahlı saldırı
    Şehit Piy. Kur. Binbaşı Turgay Çelik() 39 kayseri
    Şehit Asts. üst çavuş Selçuk Karabakla(34) Nevşehir/Derinkuyu
    04.04.2016 Mardin Nusaybin (saldırı)
    Şehit G.K.K Adnan Durak(45)
    05.04.2016 Şırnak Silopi
    Şehit Özel harekât polisi Yaşar Yavaş(43) Rize/Pazar

    Diyarbakır-Bismil (silahlı saldırı)
    Şehit Uzm.J.I Kad.Çvş. Muhammed Said ÇELİK
    06.04.2016 Bitlis
    Şehit G.K.K Rıfat Kaya Bitlis
    07.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Piy. Binbaşı Ahmet Karaman (İstanbul)-pendik
    Şehit Emniyet Amiri Doğan Sakarya(45) Manisa- Salihli
    Şehit Bomba İmha uzmanı polisi Salih Taç(Malatya)
    Şehit Özel Harekât Polisi Erkan Başpehlivan
    Şehit Emniyet Amiri Zafer Kurt(Yozgat) Ankara
    09.04.2016 Mardin Nusaybin (Silahlı saldırı)
    Şehit Özel Harekât Polisi Serkan Yılmaz(25) Kahramanmaraş (10.04.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    Şehit Uzm.Cvş.Mustafa Kahraman(Çorum) Sungurlu (12.04.2016 tarihinde şehit olmuştur)
    09.04.2016 Mardin Derik (Bombalı saldırı)
    Şehit Polis Memuru Ahmet Benli( Hatay)
    11.04.2016 Diyarbakır/Hani (bomba yüklü araçlı saldırı)
    Şehit Jan. Uzm.Çvş.Halis Uysal(Mersin) Anamur
    Şehit Jan. Uzm. Onb. Sezgin Burak Cantürk(Giresun)
    12.04.2016 Mardin Nusaybin
    Şehit Piyade Astsubay Üstçavuş Tevfik Ayhan Gençleşen(Sivas)
    Şehit uzm.cvş Kadir Demiryürek(Adana) İmamoğlu
    12.04.2016 Şırnak
    Şehit uzman çavuş Cihangir Can(Mersin)
    UNUTMADIK—UNUTMAYACAGIZ
    Ruhunuz Şad, Mekânlarınız cennet olsun
  • GİTSİNLER Mİ?DERSİMLİ MERYEM'İN ACI HİKAYESİ

    Meryem İslam’ın şartı 5kg çökelik, 5kg yağdır der.

    Meryem 1915’te Çemişgezek ilçesine bağlı Sinsor köyünde tüm ailesini kaybeder. Köyün en varlıklı ailelerinden biriyken her şeyini ve bir kızını geride bırakıp kaçmak zorunda kalan aile ile Meryem ömrü boyunca bir daha hiç bağlantı kuramaz.

    Yalnız kalan Meryem’i köyde bir aile yanına alır.

    Evlenecek yaşa gelene kadar bu ailenin yanında kalır.

    Daha sonra aile köyde Sünni mezhebinden eşini kaybetmiş Meryem’den yaşça büyük biri ile Meryem’i evlendirir.

    Nüfus memuruna verilen 5kg. çökelik ve 5kg yağ ile Meryem’e Müslüman Türk kimliği çıkarılır.

    Sahip olduğu yeni inancın gereklerini inandırıcı olabilmek için herkesten çok yerine getirmeye çalışır.

    5 vakit namazını kılan Meryem’in hayatı her bakımda çok değişmiştir, kimliği, dili, dini, ekonomik varlığı yoktu artık.

    Babasının varlıkları başkaları tarafından kullanılırken Meryem fakir bir hayat sürmektedir.

    Gel zaman git zaman Meryem babasına ait konakta başkalarının oturmasına, bağlarının bahçelerinin talan edilmesine dayanamaz ve bu duruma itiraz eder. Yasal yolla ailesinden geriye kalanları almak ister.

    Ancak Meryem eski kimliğini ispatlayamaz. Hâkim de ağaların elinden bu malları alıp Meryem’e vermek istemediğinden Meryem’in eski kimliğini kabul etmez. Uzun süre uğraş veren Meryem’e ailesinden kalanlar iade edilmeyince Meryem Hâkim’e itiraz eder.

    Ben Müslüman değimliyim niye bana yardım etmiyorsunuz deyince Hâkim’de söyle o zaman İslam’ın şartı kaçtır der. Meryem İslam’ın şartı 5kg çökelik, 5kg yağdır der.

    Hâkim hiç olur mu öyle deyince, Meryem’de 5kg çökelik , 5kg yağ ile bana Müslüman kimliği verdiniz ,başka ne ola ki İslam’ın şartı der.

    Uzun yıllar süren mahkemelerin sonucunda Meryem mallarını geri alamaz.

    Bu süreçte ülkenin her şehrinde sermaye el değiştirmiştir.
    Talan edilen mallar yetmemiş günümüze kadar nerede eski bir kilise var ise köküne kazma sallanmış, yapılar tahrip edilmiştir.

    Sinsor’da ki kilisede zamanla bir harabeye dönüşür zaten Meryem’de ailesini kaybettikten sonra o kiliseye bir daha adımını atamaz.

    Yoksul bir Müslüman olarak hayatına devam eden Meryem beş vakit namazını kılsa da toplumda yaratılan Ermeni algısından nasibini alır. Çocuklarına edilen küfürlerde annelerinin Ermeni olduğu hiç unutulmaz.
    Meryem öteki bir yoksul olarak hayatını sürdürdüğü Sinsor’da hayata gözlerini yumar.

    "Önce Ermeniler gitsin,
    İstanbul'u İstanbul yapan değerleriyle;
    Dolmabahçe Sarayı'nı,
    Çırağan'ı,
    Kuleli'yi,
    Selimiye Kışlası'nı,
    Malta Köşkü'nü,
    Beyazıt Kulesi'ni,
    Dünyanın hayranlıkla bakakaldığı mimarilerini de alıp gitsinler.
    Giderken Ermeniler,
    Güllü Agop'u,
    Ara Güler'i,
    Mıgırdıç Magrosyan'ı,
    Onno Tunç'u,
    Garo Mafyan'ı,
    Adile Naşit'i,
    Cem Karaca'yı da unutmasınlar.
    İpek puşularını,
    Potinlerini,
    Nacarlarını,
    Vodistlerini,
    Çilingirlerini,
    Çömleklerini,
    Bakırlarını da alsınlar yanlarına Ermeniler.
    Topiği,
    Kuzu kapamayı,
    Çılbırı,
    Ciğer bohçasını da alsınlar...

    Kürtler de gitsin
    Kilimlerini, keçelerini,
    İlmek ilmek dokudukları halılarını denk edip gitsinler.
    Yaşar Kemal'i,
    Ahmet Kaya'yı,
    Yılmaz Güney'i,
    Ahmed Arif'i,
    Aynur Doğan'ı sakın unutmasınlar.
    Cigerxun'u,
    Ahmede Xani'yi,
    Mem u Zin'i,
    Balıklı Gölü,
    Aynzeliha'yı,
    Surları, burçları
    Deliloyu,
    Halayı,
    Çaçanayı,
    Şemameyi de yanlarına alsınlar.
    Zazalar da gitsin
    "Homa zanu kafır kamu" diyerek.

    Süryaniler de terk etsinler bu toprakları
    Telkariyi,
    Basmayı,
    Nahit ustalarını,
    Dokumalarını,
    Dayr-ul Zaferan'ı da alsınlar yanlarına.
    Ha, Coşkun Sabah'ı da unutmasınlar!

    Rumlar da gitsin
    Giderken cumbalı ahşap evlerini,
    Arnavut kaldırımlarını,
    Ve Selanik türkülerini,
    O güzelim Rum meyhanelerini,
    Rakılarını, mezelerini de alıp gitsinler Rumlar.

    Bulgarlar da gitsin
    Şarkılarını, türkülerini
    "Ayletme Beni"yi,
    "Arda Boyları"nı,
    Akıtmalarını,
    Börek, çörek, bozalarını,
    Komik aksanlarını,
    Naim Süleymanoğlu'nu,
    Sabahattin Ali'yi unutmasınlar.

    Çerkesler de terk etmeli bu toprakları
    Ama terk ederken
    Türkan Şoray'ı,
    Nazım Hikmet'i,
    İsterlerse Çerkes Etem'i de götürsünler.

    Lazlar;
    Fıkralarını,
    Takalarını,
    Horonu,
    Hamsiyi,
    Muhlamayı,
    Hatta Kazım Koyuncu'yu da götürsünler.

    Romanlar toplasınlar sazlarını, darbukalarını, çadırlarını
    Alıp gitsinler Neşet Ertaş'ı, Adnan Şenses'i
    Engin hoşgörülerini,
    Hamam sefalarını...
    O mozaiğin bütün renkleri gitsin
    Kalsın siyah-beyaz.
    O aşure kazanının bütün çeşitleri yok olsun
    Kaynasın o bulamaç.

    Kalın bir başınıza
    Bir dağ kadar sessiz
    Bir çöl kadar ıssız
    Bir bulut kadar ağlamaklı
    Bozkırın ortasında tek başına açan bir çiçek,
    Yapayalnız bir ağaç gibi...
    Irkınız,
    Diliniz,
    Dininizle bir tek siz kalın.
    Sonra birbirinizin yüzüne bakarak uzunn uzunnn...

    "O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler."
    "O Kürdü, o Ermeni'yi dövmeyecektik" diyerek"

    Servet Günay
  • -Anasını satayım, beyni yok fikri var.
  • Önce Ermeniler gitsin, İstanbul’u İstanbul yapan değerleriyle;
    Dolmabahçe Sarayı’nı, Çırağan’ı, Kuleli’yi, Selimiye Kışlası’nı, Malta Köşkü’nü, Beyazıt Kulesi’ni, Dünyanın hayranlıkla bakakaldığı mimarilerini de alıp gitsinler.

    Giderken Ermeniler, Güllü Agop’u, Ara Güler’i, Mıgırdıç Magrosyan’ı, Onno Tunç’u, Garo Mafyan’ı, Adile Naşit’i, Cem Karaca’yı da unutmasınlar.

    İpek puşularını, Potinlerini, Nacarlarını, Vodistlerini, Çilingirlerini, Çömleklerini, Bakırlarını da alsınlar yanlarına Ermeniler. Topiği, Kuzu kapamayı, Çılbırı, Ciğer bohçasını da alsınlar…

    Kürtler de gitsin Kilimlerini, keçelerini, İlmek ilmek dokudukları halılarını denk edip gitsinler. Yaşar Kemal’i, Ahmet Kaya’yı, Yılmaz Güney’i, Ahmed Arif’i, Aynur Doğan’ı sakın unutmasınlar.

    Cigerxun’u, Ahmede Xani’yi, Mem u Zin’i, Balıklı Gölü, Aynzeliha’yı, Surları, burçları Deliloyu, Halayı, Çaçanayı, Şemameyi de yanlarına alsınlar.

    Zazalar da gitsin “Homa zanu kafır kamu” diyerek. Süryaniler de terk etsinler bu toprakları Telkariyi, Basmayı, Nahit ustalarını, Dokumalarını, Dayr-ul Zaferan’ı da alsınlar yanlarına. Ha, Coşkun Sabah’ı da unutmasınlar!

    Rumlar da gitsin Giderken cumbalı ahşap evlerini, Arnavut kaldırımlarını, Ve Selanik türkülerini, O güzelim Rum meyhanelerini, Rakılarını, mezelerini de alıp gitsinler Rumlar.

    Bulgarlar da gitsin Şarkılarını, türkülerini “Ayletme Beni”yi, “Arda Boyları”nı, Akıtmalarını, Börek, çörek, bozalarını, Komik aksanlarını, Naim Süleymanoğlu’nu, Sabahattin Ali’yi unutmasınlar.

    Çerkesler de terk etmeli bu toprakları Ama terk ederken Türkan Şoray’ı, Nazım Hikmet’i, İsterlerse Çerkes Etem’i de götürsünler.

    Lazlar; Fıkralarını, Takalarını, Horonu, Hamsiyi, Muhlamayı, Hatta Kazım Koyuncu’yu da götürsünler.

    Romanlar toplasınlar sazlarını, darbukalarını, çadırlarını Alıp gitsinler Neşet Ertaş’ı, Adnan Şenses’i Engin hoşgörülerini, Hamam sefalarını… O mozaiğin bütün renkleri gitsin Kalsın siyah-beyaz.

    O aşure kazanının bütün çeşitleri yok olsun Kaynasın o bulamaç. Kalın bir başınıza Bir dağ kadar sessiz Bir çöl kadar ıssız Bir bulut kadar ağlamaklı Bozkırın ortasında tek başına açan bir çiçek, Yapayalnız bir ağaç gibi…

    Irkınız, Diliniz, Dininizle bir tek siz kalın.

    Sonra birbirinizin yüzüne bakarak uzunn uzunnn “O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler.”

    “O Kürdü, o Ermeni’yi dövmeyecektik” diyerek.

    Servet GÜNAY