Sevdamız bir dut ağacı
Biz meyveleri o ağacın
Çoktandır olgunlaşmış
Tane tane düşmüşüz
Biz toprağa
Heba olmaktayız bir teselli içinde
Şöyle ki biz bize
Olgunlaşmış dutlar birikmişiz
Toprağın üzerinde
Değerekten iç görüşe
O yukarda asılı durmaktan olan
Bir yüce denize
Kendi sevdamızın bahçesinde
Ah! Bir çocuk alsa da götürse bizi
Bir deli çocuk sevgiden yoksun
Beslese kendini
Nicedir beklemişiz beklemekteyiz
Ben el yazını bilmemişim
İstemişim deliresiye
Kokunu hissetmeyi
Ki ben kokunu bilmemişim onca zaman
Yalnızca bir defa hissetmişim kokunu
Öğleye yakın bir zaman diliminde
Rast gelmişiz şehirde
Otobüsünü sormuşum yetkililere
Gelmiş demişler gelmemişsin
Öyle zannetmişim ve öfke ve hüzünle
Gitmek isteyince
Çizik göz kesik parmaklar engel mi
Nice şiirler yazabilirim
Saçlara şekil vaat eden taraklar
Eksil olmasın fakat dağınık da severim
Çok bunaldım ey aşk
Sıfır noktasına geldiydim
Ayağımı dalgalara teslim ettiydim
Aldılar beni içine kumlarla
Sürüklendim ey aşk
Derine indim
Basıncıyla göz yaşlarının
Acı çekerek dibinde bir denizin
Kum kesildim ey aşk
Parça parça keselendim
Sessizlik çok sessiz yok
Sevgilimin saçlarını elledim
Ve titreşmeye başladı içim
Bir çalar saat gibi
Vaktimdeydim
Zamanın bilincindeydim
Ürktüm çağımdan
Yine bu çağı kabullendim
Ne geçmişe dönmek
Ne de geleceğe gitmek
Ben böyle idare ederdim
Ettim de sevgili gözlerime değince