Yeni gerekliliklerden birisi, birbirine denk güçte birçok devletten oluşan bir dünyanın düzenini, bir tür denge kavramı üzerine oturtmak zorunda olmasıdır ki, Amerika, hiçbir zaman bu fikri rahatlıkla içine sindirememiştir.
Sanki bir doğa kanunuymuş gibi, her yüzyılda tüm uluslararası sistemi kendi değerlerine göre yeniden biçimlendirecek kuvvet, irade ve entelektüel ve moral güce sahip olan bir ülke ortaya çıkmaktadır.
Tam bu noktada İngiliz bilim adamı Bernard Shaw'ın sözlerini hatırlatmak istiyoruz. Şöyle diyor: "Modern çağın insanının, bir fincan kahve içecek kadar kısa bir süre içerisinde karmaşık sorunları çözme kabiliyetine sahip Muhammed gibi bir insana o kadar ihtiyacı var ki!"
Ayrıca, İslâm; kişilerin milliyetçilik ve ulusçuluklarıyla övünmelerine ihtiyaç bırakmayacak şekilde, gelmiş geçmiş en güçlü, en faziletli ve insanlık için en merhametli ümmeti ortaya koymuştur.