Muhabirler genellikle, "Pek çok kişi Opus Dei'nin bir beyin yıka-ma tarikatı olduğunu söylüyor," diye üstüne gelirlerdi. "Bazıları da size aşırı muhafazakâr gizli Hıristiyan cemiyeti diyorlar. Hangisisiniz?"
Piskopos sabırla, "Opus Dei ikisi de değil," diye cevap verirdi. "Bizler bir Katolik Kilisesi'yiz. Bizler, günlük yaşantılarımızda Katolik öğretilerini özenle izlemeyi seçen Katolik bir topluluğuz."
"Tanrı'nın Eseri'nde saflık yeminleri edilmesi, kiliseye zekât ver-mek, günahlar için kendini döverek ve keçeyle kefaret ödenmesi gerekli midir acaba?"
Aringarosa, "Siz Opus Dei'nin sadece küçük bir grubundan bahse-diyorsunuz," demişti. "Katılımın farklı seviyeleri vardır. Opus Dei'nin binlerce üyesi evlidir, aileleri vardır ve Tanrı'nın Eseri'ni kendi toplu-luklarında yaparlar. Diğerleri manastır okullarımızda nefislerini kıra-rak sade bir hayat yaşarlar. Bu tercihler kişiye aittir ama Opus Dei'deki herkes Tanrı'nın Eseri'ni yaparak dünyayı daha iyi bir yer haline getir-me amacını paylaşırlar. Elbette bu takdir edilecek