yaşlı adam bir gün sevgilisi genç kıza, "Bütün yaşamımda mutluluğu ilk kez ve salt sende buldum. Ama anladım ki, bunca mutsuz insan, mutluluğumuzu yaşamamıza bizi bırakmayacaklar." dedi.
genç kız başını yaşlı sevgilisinin göğsüne dayayıp önce hıçkıra hıçkıra, sonra uzun zaman sessiz sessiz ağladı. Bu ağlama, bunca sevgisiz insana artık yenildiklerini gösteriyordu. Yaşlı adam ile genç kız, büyük acılar, üzünçler duyarak o gün birbirlerinden ayrıldılar.
Yaşlı adam, yine eskisi gibi evine kapandı, kabuğuna çekildi. Artık oğulları, kızları, torunları, eski karısı, yakın ve uzak akrabaları, dostları, tanışları, hepsi, hepsi rahattı ve artık hiçbiri yaşlı adamı arayıp sormuyor, evine uğramıyor, ona mektup yazmıyor, kart göndermiyordu. Çünkü artık onu mutlu olmaktan kurtarıp kendileri de rahata kavuşmuşlardı. İşte o zaman yaşlı adam, gerçekten de yaşlanmış olduğunu anladı; yetmiş yılda yaşlanmamış, ama bu iki ayda yetmiş yıl birden yaşlanmıştı