inanmazdım, bir kitabı bitirdiğinizde tüm sayfalarıyla okuduğunuzu hissedebileceğinize . Bana göre
bir kitabı kitaptan aldıklarınızla, size verdikleriyle okuyorsunuz. Bir kitabın her sayfasında kendinize
dair bir şeyler hissetmek, her sayfasından bir şeyler almak mümkün mü?
Mümkünmüş.
Kitap insanların kendilerinde, hayatlarında bulabilecekleri detaylarla donatılmış, okuyucuya yer yer
hayatlarından, çevrelerinden akıllarına gelenlerle okutacak şekilde yazılmış. Örneğin kitapta genç
kadının çalıştığı yerdeki davranışlara hepimiz hayatımızın farklı yerlerinde farklı şekillerde maruz
kalıyoruz. Bahsetmek istediğim bir diğer konuda Ademler...
Hepimizin hayatına ademler girmiştir hatta adem olduğunu farketmediğimiz ademler bile girmiştir.
Genç kadının sıkça bahsettiği bir şeydi ademler hepsine bir şeyler hissediyordu bence, hepsi
sonlarındaki sayılar kadar farklı yerlerdeydi kadının içinde. Kitabı okudukça anlaşıldığı üzere konu
Ademler değil, bizim cennettimizdeki meyveyi çalan Ademde...
Kitapta değinmek istediğim farklı, farklı çok konu var aklımda olan bir diğer detay ise şu oldu;
Genç kadın sevgisizliğinden bahsettiği bir bölümde yine kitabın içinde yer alan ıhlamur ağaçları
hikayesinde Aegina’ nın sevgiyi bulduğu kişiyi bir varlığı değilde o hissi, sadece saf sevgiyi beklerken
taktığı mavi flurı takıyordu. Daha fazla spoiler olmasın diye bu konu hakkındaki tüm düşüncelerimi
şuan kaleme dökemiyorum ama bu kitap aynı zamanda okurken detaylarıyla beni fazlaca
düşündürdü.
Son olarak bahsetmek istediğim konu, genç kadın sevgisizliği her bir noktasıyla kabullenmiş onu
hayatının bir parçası yapıp kendine cezalar verecek konuma getirirken, Hector’un gidişini
kabullenememişti, kabullenmemişti. Kaybedilenleri bulma ofisine bunca yıldır hayatındaki en büyük
kaybı olan sevgisizliği