Altı harfli bir tatlı: Meltem... Babaannemin tarif defteri, dedemin bulmacası, çocukluğumun içinden çıkan izler, sevilmiş olmanın kanıtı. Her şey o kadar da kötü değilmiş hissi... Çok bambaşka, çok kıymetli bir an...
“Acaba" ile başlayan her ihtimal karanlıktı. Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendi kendimizi yiyip bitiriyorduk. Oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi, mevcut halimizi mumla aratacak senaryolar…
Ne yediğim geçiyor ağız tadıyla boğazımdan ne içtiğim ne yaşadığım. Orada takılıyor. Hiçbir şeyin neşesi yok, hiçbir şeyin tadı yok. O düğümleri açmak kolay değil. İnsan, yeri geliyor bir ipin tek düğümünü çözmek için saatler harcıyor; boğaz düğümü mü çözülecek? Anlattıkça çözülecek benim düğümlerim. Anlattıkça iyileşeceğim.