ceren

ceren
@ceresynn
Coğrafya
10 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İşte yine bana bakıyor. Bu kez söz söyleyecek, kaskatı hissediyorum kendimi. Aramızda yakınlık olduğundan değil: ikimizde benzeşiyoruz, sorun bu işte. O da benim gibi yanlız ama, yalnızlığa daha fazla gömülmüş halde. O da kendi Bulantı'sını ya da buna benzer başka bir şeyi bekliyor olmalı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Etkileyici ve anlatısal olan yalnızca örtüdür, şeylerin etrafına örülen peçedir; örtme ve peçeleme anlatı için elzemdir. Pornografi hiç birşey anlatmaz. Doğrudan konuya girer, oysa anlatısal olanın erotizmi önemsiz şeylere, tesadüfi ayrıntılara düşkündür.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Alıntı
Enformasyon ve seffaflık toplumunda çıplaklık yoğunlaşarak müstehcenliğe dönüşür. Ancak söz konusu olan, bastırılmış, yasaklanmış ya da gizlenmiş olanın yüklü müstehcenliği değil, şeffaflığın, enformasyonun ve iletişimin boş müstehcenliğidir: "Bu [...] artık bir sırrı olmayan, enformasyon ve iletişim içinde tamamen eriyip çözülebilen şeyin müstehcenliğidir. Etkileyici ve anlatısal olan yalnızca örtüdür, şeylerin etrafına örülen peçedir; örtme ve peçeleme anlatı için elzemdir. Pornografi hiç birşey anlatmaz. Doğrudan konuya girer, oysa anlatısal olanın erotizmi önemsiz şeylere, tesadüfi ayrıntılara düşkündür.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Alıntı
Günümüzün krizi "yaşa ya da anlat" arasında seçim yapmakta değil, "yaşa ya da paylaş" alternatifinde ifadesini bulur. İnsanların takıntılı bir şekilde selfie çekmelerinin sebebi de narsisizm değildir. Aksine, selfie bağımlılığına yol açan şey içsel boşluktur. Egoyu dengeleyecek, ona istikrarlı bir kimlik kazandıracak anlam yoktur. İçsel boşluğuyla yuzleşen ego sürekli kendini üretir. Selfieler benliği boş haliyle yeniden üretir....
Sayfa 41·Kitabı okudu
Nesnelerin insana dokunmaması gerekir. Çünkü canlı değillerdir. Aralarında yaşar, onları kullanır, sonra yerlerine koruz. Onlar sadece yararlıdırlar. Oysa bana dokunuyorlar. Çekilmez bir durum bu. Onlarla bağlantı kurmak korkutuyor beni. Sanki hepsi canlı birer hayvan. *(bulantı- JeanPaul Sartre) Bir gün Roquentin, anlatının dünyayı anlamlı kılma gücüne sahip olduğu fikrine kapılır: Şunu düşündüm: En bayağı olayı bir serüven haline gelmesi için onu anlatmaya koyulmanız gerekir ve bu yeterlidir. İnsanları aldatan da bu zaten. Kişi oğlu hikayecilikten kurtulamaz; kendi hikayeleri ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar. Başına gelen her şeyi hikayeler içinden görür. Hayatını, sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır. Ama, yaşamayı ya da anlatmayı seçmek gerek.
Sayfa 38·Kitabı okudu