"Sadece gülümsediğimi hatırlayın. Ne bir bedel ödüyorum, ne kendimi feda ediyorum, ne de şan ve şeref peşindeyim; merhamet göstermenizi sağlayacak hiçbir şeye sahip değilim ben. Susamıştım, yalvarmıştım size, içmem için kanımı verin diye. Zira bir meczubun susuzluğunu kendi kanından başka ne giderebilir ki? Dilim tutulmuştu; açılan yaralarım arayıcılığıyla konuşmayı istedim sizlerle. Günlerinizde ve gecelerinizde tutsak edildim, daha iyi gündüzler ve geceler için kapı aradım."