Sırasıyla Ermiş, Ermişin Bahçesi son olarak Meczup'u okudum. Aslında bu kitap diğer ikisinden önce yazılmış. Kısa hikayelerden oluşuyor ve kıssadan hisse çıkarmamız üzerine kurulu, toplumun düşünce ve genel inanışlarının sorgulanması ve çelişkilerin abartılması şeklinde bir anlatımı benimsemiş. Halil Cibran ile tanışmama vesile olan ve bu üçlemeyi tavsiye eden sevgili Özge'ye teşekkürlerimle...
Daha önce Halil Cibran'ın kitaplarını hiç okumamıştım.
Oysaki kitaplığımızda tüm kitapları mevcuttur. Dikkatimi çekmiş olacak ki dün Meczup adlı eserini alıp okumaya başladım. İçerisinde otuz dört kısa hikaye bulunuyordu. Bu hikayeler genellikle bir kişinin nasıl meczup olduğundan, geçtiği yollardan, ve tam tanımlayamadığım felsefi düşüncelerden bahsediyordu.
Kitabı bir saatte okuyup bitirebilirsiniz ama
az sözle çok şey anlatıldığı için sindirerek, düşünerek okumakta fayda var.
Ben otuz dört hikayenin sadece dördünü beğendim diğerlerini tekrar okumayı düşünüyorum. Belki şimdi değil ama başka bir zamanda daha farklı olacağına inanıyorum.
Sanırım Halil Cibran ile tanışmak için yanlış bir kitap seçmişim.
Ön yargı oluşturmadan hemen ikinci bir kitabını okuyacağım.
Meczup
Tamamen düşünceler, duygular üzerine
yazılmış bir kitap. Umutsuz bir insan
tablosu görüyoruz. İsyan edilen bir
yaşam ve ölüm isteği konu edilmiş. Kısa
olması bir çirpıda bitmesini sağlıyor.
Kendine çeken bir içeriğine sahip bir kitap. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
MECZUP ️
Yazar hakkında: Kitaplar bittikten sonra en sevdiğim bölümdeyiz yazar, eser araştırması; 1883 doğumlu Cibran şair, filozof ve aynı zamanda ressam. Arap kökenli ama eserlerinin çoğu İngilizce yazılmış yaşamının son 20 yılını Amerika’da geçirmesinden mütevellit. Paris’te sanat eğitimi alır, resimleri kitap kapaklarında, denemeleri gazetelerde yayımlanır; büyür genç şair, aşık olur, Ermiş olur.. Neden ‘’Ermiş’’ kitabına bu ismi verdiğini bir araştırın derim.️ ️️
Gelelim kitap yorumuna;
Meczup, yani deli ama öyle bildiğiniz delilerden değildir. Meczup, Tanrı aşığıdır. Leyla’sından vazgeçip Mevla’sını bulandır Meczup. Halil Cibran hayatına ve bütün eserlerine yansıttğı ve en çok üstünde durduğu konu Tanrı ile buluşma noktası olan evrensel sevgidir. Bu incecik kitapta bu kadar derin bir okuma yapabileceğimi açıkçası çok düşünmüyordum. Ama iyi ki açmışım kapağını dedim, içinde 34 kısa hikaye bulunan dev bir yapıt. Neden kitap arkadaşımın olmadığına kahvelerle muhabbetlerle bu kitaptan aldığım zevki taçlandıramadığıma isyan etmek üzereydim ki, sakinleştim ve dedim ki yazmalıyım; okuyan ya da okumak isteyenlere naçizane bir şeyler söylemeliyim. Hikayelerin içinde kaybolan olursa bir yerlerde buluşuruz belki
Neyse ki ben şimdi ERMİŞ ve ERMİŞ’İN BAHÇESİ’ni okuyacağım siz bu kitabı bulup okuyana kadar zamanımız var yani.. Kesinlikle okumanız gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum ya da ben yine kendimi çok kaptırdım bilmiyorum.
Şimdiden keyifli okumalar.
#kitapalıntısı
Ne benim denizin derinlerinde gezen düşüncelerimi anlayabilirsin ne de beni anlamanı isterim senden. Benim isteğim, denizle yalnız kalmaktır.
Halil Cibran dünyasını keşfettiğim için mutluyum. Keyifle okuduğum bir yazar oldu daha ilk kitabında. Yolculukta ya da oturururken kitaplığınızdan alıp rastgele bir bölüm okuyup üzerine düşünebileceğiniz mini notlar oldukça güzel. Keyifli okumalar.
MeczupHalil Cibran · İndigo Kitap · 201821,9bin okunma
Kitap üzerine çok fazla bir şeylerin yazılması ve söylenmesi gerektiği kanaatinde değilim. Güzel ve kısa hikayelerden oluşan bir eserdir. Canınızın sıkıldığı herhangi bir zamanda diliminde okuyabileceğiniz kadar kısa bir eserdir. Okumayı düşünenlere tavsiye edilir. Iyi okumalar.
Halil Cibran’dan okuduğum ilk eser “Ermiş” kitabıydı. Onu çok beğenmiştim ama bu sanki onun yanında biraz sönük kalmış gibi.
Toplumun bugüne kadar öğrettikleri bazı şeylere karşı çıkar. Belki de deliliğin müthiş özgürlüğü. Erasmus’un deliliği konuşturup dinleri eleştirmesi gibi Cibran da meczupluktan yola çıkıp toplumdaki bazı olayları sorgulatıyor. Direkt anlatım yerine epey bir dolaylı anlatıma başvurmuş. Bir şey derken, aslında anlatmak istediği bambaşkadır. Çok zaman alan bir kitap değil ve üzerine derin derin düşünmeyi gerektiren pek bir şey bulamadım ben açıkçası. O yüzden genel anlamda orta bir kitap diyebilirim.
Herkese keyifli okumalar
MeczupHalil Cibran · İndigo Kitap · 201821,9bin okunma
Çok hoş kısa hikayelerden oluşan bir kitap mış. Kıssadan hisseler mantığında.. Hocam kendisine meczup demiş ama biz zaten böylesine hasretiz..
İyi okumalar B-)
“Bir insanı sustuğu yerlerden tanıyabilirsiniz.”
Halil Cibran
Daha ne olduğumuzu bile bilmezken, ne olacağımızı tartışmamızın ne alemi var.”
Halil Cibran
Düşünmeyi düşündüren bir adam Halil Cibran. Her şeyi vermez; akışta dur, dinle, düşün der. En büyük işçiliği ister bizden. Düşünce işçiliğini. O yüzden kitapta bir bütünlük yoktur, kısa öykülerle büyük konular anlatılır. İnsanın içindeki “ben”ve dışındaki “maske”kavramlarını çok güzel açıklar. Kendisi için ve ne için yaşadığını bilenler çoğunluğa benzemediği için “meczuptur” toplumun gözünde. Kafasına takmadan yaşayamayandır meczup.
Kitabın en sarsıcı öyküsünün giriş cümlesi şöyledir:
“Ruhum ve ben, yıkanmak için büyük denize gittik. Kıyıya vardığımızda , gizli ve ıssız bir yer aramaya koyulduk.
...”
Arayış ve hiçlik makamını anlatır. En çok takıldığımız anıları hatırlatır. İçimizdeki kıyılara deniz feneri olur.
Kısa bir kitap büyük bir hacime sahip olabilir. Öyle bir kitap. Sözcüklerle durumlara can verip felsefeyi yaşatır yazar. Düşünmek ve yoğunlaşmak isteyenler 2 sattini bu kitaba ayırmalı.
Keyifli okumalar!
MeczupHalil Cibran · İndigo Kitap · 201821,9bin okunma
MECZUP
Halil Cibran bu kitabında insanın kendi olabilmesi, düşünebilmesi, konuşması için onu toplum önünde Meczup kılar. Hakikatin peşinden koşan insanın özgür olduğunu savunur. 34 hikaye mevcut kitapta. Toplasanız 3 tanesini sevmişimdir. Benim için çokta anlamı olan bir kitap değildi. Sadece okudum geçtim. Tavsiye edebileceğim pek bir yönü yok.
Yine uzun uzun anlatabileceğim ve anlatmak istediğim bir kitap değildi.
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.