Saramago’nun Görmek kitabının ardından Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabını da severek okudum.
Saramago, bir ateistti. 1969 yılında üye olduğu Portekiz Komünist Partisinden ömrünün sonuna kadar ayrılmamıştır. Kitaplarında ateizm, komünizm, materyalizm gibi konulardan sıkça bahseder. Yaşamı Salazar’ ın diktatörlüğü dönemine denk geldiğinden çok da şaşırmamak gerekir bu duruma…
Gelelim Ölüm Bir Varmış Bir Yokmış kitabına. Bilinçdışımızda öleceğimizi bilerek yaşarız. Peki ya Ölüm çekip giderse ve ölemezsek neler olur? Kitap bu soruya gerek siyasi gerekse dini açılardan muzip bir dille cevap veriyor bizlere… Başladığı cümle ile biten bir kitap;” Ertesi gün hiç kimse ölmedi.”
Bundan sonrası spoiler içerir!!
Kitap yine bilinmeyen bir ülkede yılın son günü başlar. Ölüm artık kimsenin canını almayacaktır. Uzvu kopan, bilinci kapalı vs ölüm döşeğinde olan insanlar artık ölemez. Bunun farkına varan insanlar durumu kutlar, pencerelerine beyaz bayrak asarlar. Bir kesim ise Papa, cenaze levazımatçıları ve sigorta şirketleri maddi kayıptan dolayı duruma hoş bakmaz. Yine devlet büyükleri de yaşlı nüfusun sürekli artıyor olmasından, çalışan nüfusun ise onlara bakmaz zorunda kalmasından rahatsız olurlar. Kenara çekilen ölüm ise bunun böyle olmayacağını anlar ve devlet büyüklerine bir mektup yazar. Artık ölüm geri gelmiştir ama bu sefer bir şartı vardır. Ölecek olan insanlara önceden mektupla gününü ve saatini bildirmek koşuluyla… Öleceğini bilerek yaşayan insanlar bir anda ölmeyeceklerini öğrenir ardından tekrar öleceklerini öğrendiklerinde bir şok dalgası olur. Mektupla haber verilen kişiler hayatının son bir haftasını ömründe yapmayacağı şeyleri yaparak geçirirler.
Kitabın son kısmındaysa bu sefer ölüm afallar. Gönderdiği mektup 4 kere geri gelmiştir. Dünyanın var olduğundan
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Jose Saramago’nun Görmek kitabını keyifle okudum.
İncelemeye başlamadan önce Körlük kitabından bahsetmemek olmaz. Körlük kitabını okuyalı uzun zaman olmuştu. Ancak Görmek kitabı devamı niteliğinde olduğu için olayları anımsamam oldukça hoşuma gitti. Körlük kitabında 7 ayrı karakterimiz vardı. Bu karakterlerin isimleri yer almıyordu kitapta. Bu da kitabı evrenselleştiren bir nitelik olduğunu düşünüyorum. Körlük kitabı olağanüstü koşullarda insanların ne kadar vicdansız olabildiğinden bahseder. Görmek kitabındaysa devletin olağanüstü koşullarda ne kadar vicdansız olabileceğini gözler önüne serer. Saramago iki kitapta da vicdan meselesini oldukça iyi işlemiştir.
Gelelim Görmek kitabına.. Kitabın ilk 100 sayfasını okurken sıkıldığımı dile getirmeden edemeyeceğim. Ancak Körlükteki karakterler romana dahil olunca zevkle okuduğumu söyleyebilirim. Körlük kitabında beyaz körlük vardı. Görmek kitabındaysa boş oy salgını var. İki kitap da distopik olduğu kadar hayatın içinden. Görmek kitabında halk en doğal hakkı olan boş oy kullanma hakkını kullanır. %83 oranında boş oy kullanıldığını gören devlet büyükleri önlem alma yoluna girişirler. Anarşi gözüyle bakılır boş oy kullanılmasına. Kullananları bulamadıkları için sıkı yönetim ilan ederler. O da yetmez yalan makinelerinde boş sözcüğünü kullananları suçlu ilan ederler. O da yetmez bomba patlatıp kendi halklarını öldürebilecek kadar alçalırlar. En sonunda Körlük kitabından da hatırlayacağımız üzere kör olmayan doktorun karısını suçlu ilan ederler ve cezalandırırlar.
Bu kitap ekonomik olarak güçlü olmayan ülkelerde yine devletin ne kadar acımasız olduğunu gözler önüne serer. Keyifli okumalar diliyorum.
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,9bin okunma