Parmaklarımın arasına hapsettiğim kaçıncı daldı anımsayamıyordum. Uzun ve ince dalı dudaklarımın arasına kıstırıp nefesimi tüketircesine dumanı, ciğerlerime çektim. Apansızca gelen öksürük krizi, bedenimi sarsarak aksetti. Göz bebeklerimden yaşların süzülmesiyle etrafımın bulanıklaşmaya başlaması bir oldu. Son bulmayacağını düşündüğüm öksürüklerim, bir vakit sonra kesilmeye başladı lakin gözümden firar edercesine akan gözyaşlarım, durmak bilmiyordu. Öksürün getirisiyle mânâ bulan gözyaşlarım, hıçkırklara bıraktı yerini. Bedenim yine sarsılıyordu lakin bu sefer öksürükten değil, getirisi olan hıçkırıklarımdandı. Ruhumun bedenimden ayrılmayışı uğrunaydı, döktüğüm her bir gözyaşı en nihâyetinde.