Eşitsizliklerin çeşitli biçimleriyle karakterize olan bir toplumda yaşıyoruz. Bu durumda sosyal hizmet uzmanlarının eylem ve etkileşimleri ya var olan eşitsizlikleri pekiştirecek (ve en azından onlara göz yumacak) ya da bu eşitsizliklere karşı çıkıp yavaş yavaş onların temelini
sarsacaktır.
Sosyal hizmet disiplininin cevapları, belirli bir zamanın koşullarına uyacak şekilde özenle hazırlanmalıdır. 'Seri üretim' halinde, kesin ve toptancı çözümler söz konusu olamaz.
Sosyal hizmet uygulaması, yasa ve politikadan köklenir. Belirli bir düzeyde bu faktörlere karşı faaliyette bulunabilir ya da onlara meydan okuyabilir ama onları tümden yok sayamaz.
"Sosyal hizmet uzmanları; toplumun, vatandaşlarına karşı belirli sorumluluklarını yerine getirmekte yetersiz kaldığı durumlarda devreye girmesi beklenen profesyonellerdir. Bu toplumsal başarısızlığın yansımalarını şu alanlarda gözlemlemek mümkündür:
*Medeni bir toplumun yaşlı vatandaşlarına onurlu bireyler olarak davranamaması sonucunda ortaya çıkan yaşlı istismarı;
*Eğitim, istihdam ve sosyal yardım sistemlerinin yanı sıra genel ahlaki değerlerin de yetersiz kalmasıyla şekillenen suç olgusu;
*Geniş anlamda çocuk refah sisteminin bir başarısızlığı olarak görülebilecek olan kurum bakımı veya koruyucu aile uygulamaları.
Bu çerçeveden bakıldığında, sosyal hizmet disiplini, refah devletinin eksiklerini kapatmaya çalışan bir 'yama vurma sistemi' olarak nitelendirilebilir. Kuşkusuz bu, sosyal hizmetin tüm faaliyetlerini kapsayamayacak kadar dar bir perspektiftir. Ancak bu görüşün bir gerçeklik payı taşıdığı da yadsınamaz. Sosyal hizmet uzmanları, özellikle toplumun büyük kesiminin çocuk istismarı, aile içi şiddet ve ölümcül hastalıklar gibi yüzleşmek istemediği ağır sorunlarla ilgilenirken, zaman zaman kendilerini 'toplumun kirli işlerini yapan' kişiler gibi hissedebilmektedirler."