Sayın 1000Kitap, 1000Kitap Destek
Sizden bir ricam var:
İletiler kısmını ne amaçla oluşturdunuz bilmiyorum ama platformun amacı dışında ki tüm konularda kullanılıyor. İtiraf atan mı dersiniz, ilanı aşk görselleri mi dersiniz, tiktokvari paylaşımlar mı dersiniz, burasıyla alakasız gündem konuları mı dersiniz ne ararsanız var.
Lütfen keşfetlerimizden yani platformdaki adıyla akış kısmından iletileri kaldırın. Sadece incelemeler ve alıntılar kalsın veya bir tik koyun sadece konu kitapsa akışa düşebilsin.
Edebiyat ile ilgili tüm konular için iletiler akış kısmına düşebilir bu bir günlük, makale veya şiir iletisi olabilir. Ama gelip kitap platformunda aşk aramasın kimse, ne kendisine ne platforma hiçbir yararı olmayan paylaşımlar yapmasın, yapıyorsa da profilinde kalsın ki edebiyat için bu platformu kullanan insanlar rahatsız olmasın.
Bunca insan kütüphane ortamı sıcaklığını hissettiği bu değerli ortam da artık diğer sosyal medyalarla arasında hiçbir fark kalmadığını düşünüp paylaşım bile yapmamaya başladı.
Lütfen tavsiye mi dikkate alın, bu kaliteli platform gün gün erimeye başladı!
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bin defa daha doğsam bu evrene, onunla yolum hep kesişsin isterdim"
"Peki ama hangisini seçmeliydi? İşte asıl soru buydu. Mantığın sesi her zaman doğru yolu mu gösterir?"
"Şu koca evrende sanırım birey olarak kendimizi gereğinden fazla önemsiyoruz."
"Yanımda sen olunca gökyüzündekiler sadece yıldız tozu."
"Aşk filmi izlemeyi seven makineler! Ne tuhaf geliyordu kulağa. İyi ama aşkı hissedemeden aşk filmi izlemekten zevk alabilir miydi bir bilinç?"
"Sen bir ağaç olsaydın meyvesi tükenmeyen bir ağaç olurdun. Kendinden sonra gelen tüm insanları bilgeliğin, paylaşımcılığın ve erdeminle doyururdun."
Yazarı olduğum Yapay Dünya Kolonisi'nin basımının ilk yılını tamamladık. Sizlerin en sevdiği birkaç alıntıyı tekrar paylaşmış oldum. Kitap, benim ilk göz ağrım olduğu için bende ayrı bir öneme sahip. Bu yüzden onun ilk yaşını sizlerle kutlamak istedim. Bu kapsamda 10 değerli okurumuza romanımı hediye etme kararı aldım. İMZALI ve kargosu ödenmiş şekilde göndereceğim kitabı kazanmak için yapmanız gereken tek şey bu iletiyi BEĞENİP PAYLAŞMAK. Çekilişe katılmak için son gün 30 Ocak 2023.
Özür diliyorum ama sizlerle açık konuşmak istiyorum: Her meslekte olduğu gibi,öğretmenler arasında da mesleğine layık olmayan çok kişi var.Bunlar öğretmenlik etmeyi aşağılık bir iş kabul eden gündelikçilerdir.Böylelerine bir dost nasihati veriyorum: Öğretmenliği bırakıp kendilerine başka bir iş arasınlar.Tüccar olsunlar,başka işler bulsunlar ama canlı bir ruha ve bilgiye sahip fedakar insanların bulunması gereken yerleri işgal etmesinler.''
Son zamanlarda 'tarihçi' adı altında ortaya çıkıp Atatürk'e, onun aile fertlerine, Türkiye'nin kurucu kadrosuna ve daha pek çok manevi değerimize olmadık iftira ve hakaretler savuran bir grup şarlatanın, çeşitli basın ve medya kanallarında bir tarım böceği gibi, bir kımıl gibi her geçen gün çoğalması karşısında, İlber Ortaylı gibi değerli bir tarihçinin Atatürk hakkında bir kitap kaleme alması, açıkçası beklediğim ve çok da şaşırmadığım bir durumdu.
İnternette, İlber Ortaylı'nın bu kitabı bazı ticari kaygılarla yazdığını ileri süren yorumlara da rastladım. Ben kitabı okurken kesinlikle bir ticari kaygı izine rastlamadım açıkçası. Kaldı ki, kitap yazılırken böyle maddi bir kaygı da güdülmüş olabilir. Eğer böyle bir durum varsa ve ülkenin yetiştirdiği en değerli tarihçilerinden biri olan İlber Ortaylı'nın 70 küsür yaşında böyle kaygıları varsa, bu onun değil bizim, yani Türk toplunun ayıbıdır diyerek giriş faslını kapatıyorum...
Kitap genel olarak Atatürk hakkında bildiğimiz, yanlış bildiğimiz ya da hiç bilmediğimiz pek çok detayı içinde barındırıyor. Ortaylı, tarihe ve tarih yazımına bir popüler kültür öğesi ya da bir siyasi yaranma aracı olarak değil, tamamıyla bir bilim olarak bakıyor. Eserini kaleme alırken tarih biliminin gerektirdiği tüm kaideleri tek tek uygulamış. Bunu yaparken de ayrıca sınıfta ders verir gibi öğretici bir üslupla tarih okumanın ve tarih yazmanın inceliklerini okur ile paylaşmış. Günümüzde tarih adı altında nasıl çizgiden çıkıldığını, bir şekilde ele geçirilen ve resmi olmayan belgeler ya da şahsi anılar üzerinden birilerinin bu işi nasıl sulandırdığını o naif çizgisini bozmadan kendi üslubunca anlatıyor ve dikkatimizi bu yöne çekiyor.
Kitapta sadece belge ve bulgulara dayanan tarihi gerçekler bulunmuyor. Ortaylı, kendi birikimi ve karşılıklı