Sosyalizmin birincil ilkesi bireyselliktir.
Otorite ise bireyselliği öldürür. Her türlü otorite kötüdür…
Oscar Wilde bu kitabında sosyalizm anlayışını alışıldık ekonomik ya da devrimci terimlerle değil, bireysel özgürlük ve ruhsal gelişim temelinde savunur. Eser bireyin, toplumun ve sanatın özgürleşmesini merkezine alır. Wilde, bireyin yaratıcı potansiyelini geliştirmesinin önündeki en büyük engelin mülkiyet sistemi olduğunu savunur. Mevcut kapitalist sistemin insanları başkalarının acılarını hafifletmeye çalışan ama bu acıların gerçek nedenine dokunmayan hayırseverliğe mahkum ettiğini söyler. Gerçek bireysellik ancak mülkiyetin ortadan kalktığı, kimsenin başkasına boyun eğmek zorunda kalmadığı bir sistemde gelişebilir.
Wilde, sanatçıların özgür olması gerektiğini, mevcut sistemin onları maddi kaygılarla baskı altına aldığını söyler. Özgür bir toplumda sanat, hayal gücü ve bireysel yaratıcılık daha çok gelişebilir demektedir. Bununla beraber, otoriter ve baskıcı bir sosyalizm anlayışını reddeder. Baskıcı sosyalizmin yalnızca daha fazla bürokrasi, daha az özgürlük yaratacağını söyler.
Wilde, dönemin hayırseverlik anlayışını da eleştirir. Çünkü hayırseverlik, sistemi değiştirmek yerine onun devamını sağlar. Yardım etmek sorunu çözmez. Asıl sorun bu yardıma neden gerek duyulduğudur. Hayırseverlik, toplumsal adaletsizliğin devamına hizmet eder.
Özetle Wilde’ın sosyalizm anlayışı şudur; insanları eşitlemek değil, herkesin kendi eşsizliğini özgürce geliştirebileceği bir toplum kurmak.
Sosyalizme bir de Wilde gözünden bakmak isteyenler için güzel bir eser.
Keyifli okumalar dilerim…