Soner Çetin

Soner Çetin
@cetinsonerr
Konya doğumlu, Antalya yetişmesi, İzmir eğitimli, Antep’te yer tutmuş garip öğretmen.
Çevirmen-Öğretmen
Lisans
Gaziantep
Konya
76 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Allah'ı bulmak.
"Şayet bir insan para pul, mertebe ve makam peşinde koşuyor, kürkler ipekler kuşanıp inci mercan atlas kaftan içinde yaşıyorsa, yani Kadı Hazretleri, sizin gibi yapıyorsa, Allah'ı bulması imkan dahilinde değildir!"
Sayfa 73 - Şems, Bağdat'ta misafir olduğu evde Sufilerden hazetmeyen Başkadı ile tartışırken.·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nefis Şiiri
"Ey, kendisinde kaybolmuş kişi Bilmezsin, bedenin sana mezar olmuş, Nefsini tanımadıkça, nefsin seni gömer olmuş."
Sayfa 66 - Ella, Zahara'nın web sayfasını incelerken karşılaşıyor.·Kitabı okudu
İkinci kural
"Hak Yolu'nda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil!"
Sayfa 64 - Kırk Kural·Kitabı okudu
Kırk kuraldan ilki.
"Birinci Kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflarsan bolca mevcut demektir."
Sayfa 51 - Hancı ile Şems, Allah'ın varlığı üzerine konuşurken.·Kitabı okudu
Ne özet ne inceleme. Öylesine bir hatırlatıcı.
9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2020 16:23
Kendime hatırlatıcı olması amacıyla yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerecektir. Lütfen okumadan dikkate alınız.! Bu adamın kitaplarını ne zaman okusam nolur bitmesin demek geliyor hep içimden. Bunu şu şekilde becerdiğine inanıyorum sade bir dil ve bu dili içine geçirdiği harika bir olay örgüsü. Okurken bir an olsun sıkılmayacağınız, geceleri yatmadan okurken uyusam mı yarın iş var yoksa devam etsem de uykusuz mu kalsam ikilemine düşüren bir kitap. Gerçi Livaneli'nin her kitabında bu durumu yaşıyorum sanırım. Aslında bir kötü yanı da bu sanki başka kitaplardan soğuyor gibi oluyorsunuz ama bir yandan da Allah'ım daha kim bilir ne güzel yazarlar vardır onun gibi diye düşünüp başka yazarları da okumak istiyorsunuz emin olun. Kitaba gelecek olursak; farklı etnik kökenlere, farklı sınıflara ait insanların yer aldığı bu hikayede başkahramanımız Leyla isimli büyükleri Rumeli'den göç etmiş bir Osmanlı asilzadesi. İstanbul'un o göz alıcı yalılarından birinin müştemilatında yaşarken zamanında dedesinin -nüfusta ise babasının- olan yalının yeni sahipleri Ömer ve Necla gelince haksız bir şekilde kovarlar. Barınacak bir yeri bile kalmamışken yalının etrafındaki saygınlığı ve sevecenliği, hiç içine sinmese de ona yeni bir yuvanın kapısını aralar; Yusuf ve Roxy. Başlarda bu uçuk kaçık yeni nesil yetişkinlere ayak sağlayamasa da -keza aynı şekilde onlar da kendisine- olayların gelişmesiyle birbirlerine alışırlar. Olaylar zamanla gelişir ve bir şekilde evine geri döner. Ahde vefa mı dersiniz yoksa Yusuf ve Roxy'nin çocuklarına Leyla ismini takmasından mı dersiniz bilemem ama torunu gibi gördüğü küçük Leyla'ya ölmeden önce mektupla evini miras bırakır. En başta bahsettiğimiz olay örgüsünün oldukça güzel bir şekilde düzenlendiği bu romanda Livaneli, barınma ihtiyacının öneminden
Leyla'nın EviZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201735,4bin okunma