Ama çoğu zaman bizi engelleyen ya da gelişimimizi durduran insanları yanımızda barındırırız, çünkü bu duruma geçmişten beri alışığızdır. Belki bu enerjiyi anne babamızdan, kardeşlerimizden, tanıdıklarımızdan ya da daha uzak akrabalarımızdan görmüş olabiliriz. Bu enerji üzerimizde olumsuz bir etki bıraksa da bazen kendimizi ‘evimizde gibi’ hissedebiliriz.
Sadece tüm kalbimizle inandığımız şeyler hayatımızda gerçeklebilir. Bu en başta kendimize dair neye inandığımızla ilgilidir. Kim olduğumuza dair düşüncemiz yaşadıklarımızı belirler. İsteklerimizi ancak tüm gücün dışarıdan bize ulaşmak yerine, içimizden dışarıya yayıldığını anlamaya başladıktan sonra gerçekleştirebiliriz. Böylece dış dünya her zaman iç dünyamızdaki bilincimizi yansıtır.
… Ne zaman mutlu olsan, sebepsiz yere mutlusundur; ne zaman mutsuz olsan, mutsuz olmak için bir nedenin vardır - çünkü mutluluk senin hammadden. O senin varlığın, kökeninde var. Senin içinde neşe var.