Sade ve akıcı bir anlatım tarzıyla okuyucu olayın içine çeken hep "ya sonra?" dedirtecek şekilde merak uyandıran bir kitap. Ancak yazar, uzun betimlemelerle okuyucunun zihninde olayı mükemmel bir biçimde yaşatmayı hedeflerken kanımca farkında olmadan tekrara düşmüş ve ister istemez bu durum beni biraz sıkmıştır. Aynı zamanda
yazarın kitapta, Sir Arthur Conon Doyle'ın Sherlock Holmes'ünü tamamiyle hisleriyle vaka çözen, akıl ve mantığını kullanmayan birisi olarak, kendisini ise olayları akılcı bir şekilde çözebilen tek insanmış gibi tanımlaması, bu tarzda yazılmış en mükemmel kitabın kendisininkiymiş gibi diğerlerini aşağılayarak kendisini yüceltmeye çalışmasını tamamiyle hadsizlik olarak görüyorum.