Bir avuç sarı maden parçasını uygarlığın bütün teknik ve tinsel parçalarından daha değerli gören uygar insan karşısında, dünyanın neresinde olursa olsun doğaya bağlı yaşayan herhangi birinin düşeceği hayrettir bu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir mahluk hiçbir zaman daha küçüğünün var olamayacağı kadar küçük olamayacağından, aynı şekde hiçbir zaman daha büyüğü olamayacak kadar büyük de olamaz.
Hiçbir şey sonsuza dek kötü olamaz, ama sonsuza dek hep daha iyi hale gelebilir. Dolayısıyla eşyanın tabiatı gereği kötülüğün sınırları vardır ama iyiliğin yoktur.
İşte şimdi herkesin zorbalık dediği düzene geldik. Halk yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş, özgürlüğe kavuşmak isterken eli sopalı kölelerin kulluğuna düşmüş oldu. Aşırı ve düzensiz özgürlük ona köleliğin en ağırını, en acısını, efendilerin en belalısını getirecekmiş meğer!
İlkin dış düşmanlarıyla uğraşır, kimisiyle anlaşır, kimisini yener, ama onlardan korkusu kalmayınca yeni savaşlar çıkarır ortaya halkı hep buyruğu altında tutmak için. Hem de vergilerle fakirleşen yurttaşla işten başkaldırmasın, kendine karşı ayaklanmasınlar diye. Ona boyun eğmeyecek dik kafalı insanlar görürse, haklarından gelmek için gene savaşa başvurur, düşmana salar onları. Bütün bunlardan ötürü bir zorba, her zaman savaş kundakçısı olmak yolundadır.