“İnsan kendini ve başkalarını, asla hayal kırıklığına uğramayacak bir biçimde tanıyabilirmiş gibi. Dolayısıyla ihaneti mümkün kılan yegane şeyin kendine ve başkalarına dair bilgiye sahip olmak olduğu gibi paradoksal bir önermeyi dikkate alabiliriz.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Mazoşist, “Beni terk etmediğin sürece bana istediğini yapabilirsin (hatta bana yaptıkların ne kadar kötüyse beni terk edemeyeceğini o kadar iyi bilirim)” der ve sadist de, “Sana ne istersem yaparım çümkü beni asla terk etmeyeceğini ikimiz de biliyoruz (hatta sana ne istersem yapmam aska terk edemeyeceğinin kanıtıdır)” der.”
“Kavramak isteme ile istememe arasında savrulup dururuz. Başkalarınca tanınmayı ve gerek kendimizi gerekse ihtiyaçlarımızı tanımayı her zaman göze alamayız çünkü işin ucunda acı çekmek vardır. Arzumuzu olduğu gibi görmek, yani hem başkalarına bağımlı hem de yasak ve dolayısıyla kabul edilmez bulmamıza, fazlasıyla aykırı ve tehlikede görmemize yol açar.”
“Bilgi bizi tercih yapmamız için önümüze daha çok seçenek koyarak değil, imkansız şeylere kalkışıp hüsrana uğramamızı engelleyerek özgürleştirir. İmkansız bir şeye kalkışmanın hüsran yaratacağı kesindir, peki iş istemeye gelince, neyin mümkün olduğuna dair özgürleştirici bir bilgi mevcut mudur?”