"Şayet birisi sizi tatmin edebiliyorsa, hüsrana da uğratabilir. Sadece tatmin edebilen biri hüsrana uğratabilir sizi. Bu hepimizin deneyimlediği bir durumdur. Biri sizi hüsrana uğratabiliyorsa ona değer verdiğinizi bilirsiniz."
"Hüsran içindeyken bulanık sularda ilerleriz ya da hüsranımızı bulandırıp arapsaçına çeviririz (sanki hüsran konusunda berraklık mümkündür ama bizim için değil)."
"Cinselliği yaşayabilmek için çocukluğu geride bırakmanız gerekir ve tabii bu geride bırakmanız gereken tek şey de olmayabilir. Arayış, buna değip değmeyeceğinin keşfedilme sürecidir de denilebilir ("yaşamınızı bulmak için önce onu kaybetmelisiniz" anlayışının bir türevidir bu)."
"İnandığım üzere, insanların hedefleri çeşit çeşit ve prensipte birbiriyle uyumsuzsa, çatışma ve tragedya ihtimalini insanların ne şahsi ne de toplumsal hayatlarından bütünüyle ortadan kaldırmak asla mümkün değildir. İsteklerimiz her daim rekabet içindedir ve çoğunlukla birbiriyle çelişir, dolayısıyla seçim yaparken temel unsurlar feda edilir. Yaşam, insanlar öyle her istediklerini elde edemedi diye değil, arzuları kendilerine hasar vermeye başladığında, istedikleri şey katlanılmaz kayıplara gebe olduğunda trajik bir hal alır."