"Kişi ne zaman hangi ekibin üyesi olduğunu bilirse, ekibin kendisine yüklediği sorumlulukların da bilincinde olur. Sorumluluk bilinci, "biz" anlayışının temelidir ve kendini "biz"in bir üyesi olarak gören kişi ne yapması gerektiğini bilir. Kişi ekibin sorumlu bir üyesi olduğunu anladığı zaman hayatta artık sorunlar yerine çözümler üretmeye başlar. Ekibini yani "biz"ini keşfedememiş insan sorunun bir parçası olarak yaşamaya devam eder. Demek ki önce bir birey olduğunun bilincine varacaksın, sonra ekibin üyesi olduğunu görüp sorumluluk alacaksın ve kendin de dahil herkesin hayrına sorun çözmek için kolları sıvayacaksın. Bu adımlardan geçemiyorsan çözüm değil, sorun kaynağı olursun."
“Birini gerçekten özlemişseniz ancak o zaman yüreğiniz etinize batar. Hiçbir şey eskimez yalnızlığın ülkesinde, camlara vuran ay ışığını bile kirpiklerinizle siler parlatırsınız. Yalnızlık, bizim içeriye ve dışarıya ışık veren penceremizdir, iki kanadı vardır, istekten ve korkudan; çarpar durur bir ömür içimizde..”
“Öyle ki sevişmek bile, onun artık bu dünyayı aşmış yüce duyguları karşısında, basit insanlara özgü bir rahatlamaydı. Kadınlar şiirin en büyük düşmanıydı ve bir şairin bir kadına ilgisi, olsa olsa yüce gönüllü bir bağıştı!”
“Arkasına baka baka yürüyen insanın gideceği hayal, hatırasıdır” dedi adam. Kadın karlar ardındaki güneşi göstererek gülümsedi incelikle: “İlkyazın, ölüme dek sürecek tek mevsim olduğunu görmüyor musun?”