“Pazar günleri yataktan neredeyse hiç çıkmazdık. Yatağın etrafına gazeteler, kitaplar, şarap, kurabiyeler, aynalar, bardaklar ve iç çamaşırları saçılmış olurdu. Saatlerce yatık vaziyette geçen bir hayatın hoşuma gittiğini keşfediyordum.”
“bir korku diğerini önemsiz kılıyor ve yine de başarısızlık duygusu herkesin hayatını dolduruyor da dolduruyor. insanın evrensel kurtuluşsuzluğunu o denli güçlü hissediyorum ki kalkıp etraftaki birkaç kişiye ve çocuklara, kendileri için ne kadar üzüldüğümü söylemek geliyor içimden. özellikle, şimdiden yorgun ve bitkin düşmüş olanların ellerini dostça sıkmak istiyorum. bitkinlerin ne yaşadığını iyi bilirim, çünkü biçim olarak bitkinlikle uzun zamandır ilgilenmekteyim. içinde yaşadığımız koşullar durmadan bitkinlik üretiyor ama bitkinler için yeterince yer yok.”