Bir kitabı okumaya başlamadan önce o kitapla ilgili yorumları okumak gibi bir huyum vardır. Aslında bu pek de sağlıklı bir davranış değil. Çünkü kitapla ilgili yapılmış bu yorumlar okurun kitaba önyargılı bakmasına neden oluyor. İyi ya da kötü anlamda bir önyargıdan bahsediyorum. Benim okuduğum yorumlar bana olumsuz bir hava verse de içimden bir ses bu kitabı okumam gerektiğini söyledi. Ben de okumaya başladım. Yazar kitabında birinici kişi ağızından anlatmış bütün olayı. Bu da kendimizi karakterin yerine koymamızda, onun hissettiğini hissetmemizde daha büyük bir etken oldu. Hatta öyle zamanlar oldu ki kitabın bazı yerlerdinde gözümden birkaç damla yaşın akmasına engel olamadım. Kitap sürükleyici sayılabilecek bir kurguyla ilerlerken sayfalar azaldı. Çevirdiğim her bir sayfada büyük sonu okumak için heyecanlanıyordum.Ve nihayet kitap bitti. Ama ben beklediğin büyük sona ulaşamadım. Kitabın tek kusurunun bu olduğunu söyleyebilirim.
Bir anda eski hayatıma geri dönmenin korkusu sardı beni. Bugüne kadar benden başkası olmayan o kişinin dairesine girer, yatağına yatarsam, onunla bu gece erimiş bağımı yeniden kurarım diye endişeleniyordum.