Özgür mü diyorsun kendine? Sana hükmeden düşünceni duymak isterim, bir boyunduruktan kaçıp kurtulduğunu değil.
Bir boyunduruktan kaçıp kurtulmaya layık mısın sen? Uşaklığını fırlatıp atarken, son değerini de fırlatıp atanlar vardır.
Ne’den özgürsün? Zerdüşt’ü ne ilgilendirir bu? Ama açıkça okuyabilmeliyim gözlerinden: ne için özgürsün?
Kendi iyini ve kendi kötünü sen verebilir misin kendine? Ve kendi istemini bir yasa gibi asabilir misin üstüne? Kendi yasanın yargıcı ve celladı olabilir misin?
Oysa insanlar da ağaç gibidir.
Ne kadar yükseğe ve aydınlığa çıkmak isterse, o kadar kasvetle toprağın altına inmek ister kökleri, karanlığa, derinliğe - kötülüğe.