“Ey bihaber, sen dışyüzün peşine düşmüşsün. Bu yüzden mana ağacından meyve yok sende.
Bazen ağaçtır adı bazen de güneş. Bazen denizdir adı bazen de bulut.
O tektir ve ondan yüzbinlerce meyve çıkar. Onun en küçük meyvesi, sonsuz ömürdür.
O tek olsa da bin türlü şekli vardır. Bir tek olsa da sayısız adının olması doğaldır.
Bir kişi senin için babadır ama, bir başkası için oğuldur.
Birisi için kahır ve düşman iken, bir başkası için iyi ve güzeldir.
Yüzbinlerce adı olan bir adam. Onun bir niteliğine vakıf olan diğer niteliklerine kördür.
Ad peşinde olan, güvenilir de olsa, senin gibi umutsuzluğa ve ayrılığa düşer.
Neden hu ağaç adına takılıp kalarak umutsuz ve perişan olursun?
Adları bir yana bırakıp niteliklere bak ki nitelikler, öze ulaşmada sana kılavuz olsun.
İnsanların ayrılığı addan doğmuştur.
[İnsan] anlama yönelince huzura kavuşur.”