“ Üniversite hocalarından biri (kendisi aynı zamanda şairdi) bana herhangi bir eser hakkında sorulması gereken tek bir esas soru olduğunu söylemişti: Canlı mıdır, ölü mü?…”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“ Philip Wylie on yıl kadar önce, Generations of Vipers’ta (Engerekler Nesli) dünyadaki tüm kötülüklerin kaynağının “annecilik” [anneye aşırı bağlılık ya da annenin aşırı bağlılığı] olduğunu söylemişti…”
“… Sanat bir dinse ve sanatçılar onun rahipleriyse, demek ki sanatçılar da adak sunmak zorundadır. Adamak zorunda oldukları şey, kendilerinin insani yönüdür… Başta kalpleri olmak üzere. Tıpkı rahipler gibi onlar da insani aşk olasılığından feragat etmelidir, tanrılarına daha kusursuzca hizmet edebilmek için.”
“ Bir kitap yazarından uzun yaşayabilir; hareket de eder ve onun da değiştiği söylenebilir… Ama sesli anlatılan öyküler gibi değişmez. Okunma tarzına göre değişebilir. Pek çok yorumcunun söylediği gibi, edebi eserler her okur nesli ile birlikte yeniden yaratılır; yeni nesil okurlar, içlerinde yeni anlamlar bulmakla bu eserleri yenileştirir. Kitapların basılı metinleri bu açıdan partisyonları andırır; partisyon kendi başına müzik değildir ama müzisyenler tarafından çalınınca, yani ‘yorumlanınca’ müziğe dönüşür. Bir metni okuma eylemi, aynı anda hem müzik çalmak hem de dinlemek gibidir; okur kendi yorumcusu olur.”