Gülsüm ᰔ

Gülsüm ᰔ
@chamberofbookss
˚₊‧꒰ა ☆ ໒꒱ ‧₊˚ okumadığın gün karanlıktasın
Öğretmen
Lisans
1 Ocak 1997
273 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·336 syf.··
2025 84. kitabı
Bellek insanın en sessiz ama en güçlü tarafı bence… Bazen küçücük bir ayrıntı yıllarca bizimle kalıyor, bazen de daha dün yaşadığımız bir şeyi hatırlayamadığımız için kendimize kızıyoruz. Bu kitap tam da o noktada karşıma çıktı: Hatırlamanın Bilimi ve Unutmanın Gerekliliği – Charan Ranganath. Okurken şunu fark ettim: Hafıza sandığımız gibi düzenli bir depo değilmiş. Hani geçmişin “dosyaları” sıralı durur gibi düşünürüz ya… aslında zihnimiz o an hissettiğimize, neye dikkat ettiğimize göre anıları sürekli yeniden şekillendiriyormuş. Bu fikri öğrenmek bile insanın içine tuhaf bir rahatlık veriyor. En çok şaşırdığım şey ise şu oldu: Unutmak aslında kusur değilmiş. Bazı anıları geride bırakmamız, beynin bizi koruma biçimiymiş. Bunu okuyunca “demek ki bazen unutmak da iyileşmenin bir parçasıymış” dedim kendi kendime. Ranganath’ın anlatımı çok doğal. Bilimsel bilgiler var ama hiç boğmuyor; tam aksine günlük hayattan küçük örneklerle o kadar akıcı hale geliyor ki, okurken sanki biri karşımda oturmuş hafızanın sırlarını anlatıyor gibi hissettim. Kitap bittiğinde zihnimle kavga etmeyi bırakıp onu anlamaya başladığımı fark ettim. Neyi hatırladığımı, neyi unuttuğumu, neden böyle olduğunu… her şey biraz daha anlam kazandı. Ve aklımda tek bir soru kaldı: Bizi daha çok şekillendiren, hatırladıklarımız mı yoksa unuttuklarımız mı?
Hatırlamanın Bilimi ve Unutmanın GerekliliğiCharan Ranganath · Timaş Yayınları · 202520 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·240 syf.··
2025 80. kitabı
12 Şubat 1993 uyumayı bıraktığım gündü ve o günden beri geceleri tam olarak dinlenemedim. Geceler her daim en zoruydu, hâlâ da öyle.." Herkese merhaba Bugün sizlere The Kitap YayınlarıThe Kitap Yayınları'ndan çıkan, Denise Fergus tarafından kaleme alınan James Bulger'in Ölümü kitabının incelemesi ile geldim. Açıkcası düşündükçe hala boğazımı düğüm düğüm eden bir eser gözyaşları içinde okudum. Gerçek bir yaşam öyküsüne dayanan bu eseri bir çoğunuzun duyduğunu düşünüyorum. Denise'in iki yaşındaki oğlu James, İngiltere de bir alışveriş merkezinde on yaşlarında iki çocuk tarafından şehirden uzak bir yere kadar kaçırılıp, öldürülmüştür. Daha önceki çocuğunu doğumda kaybeden bir anne zaten çok büyük acılar yaşamışken çok anlık bir dalgınlıkla diğer çocuğunu da kaybedince yaşanan acı tarif edilemez hal alıyor. Olayı bir annenin gözünden okumak tüylerimi diken diken yaptı, canımı yaktı. Olayı tekrar tekrar düşünmesi, "Ya alışverişe gitmeseydim, ya daha dikkatli olsaydım, ya şöyle olsaydı?" gibi sorularla kendini sorgulaması, iç hesaplaşmalarla pişmanlık duyması hem kendisine hem de ailesine büyük acı verir. Denise, oğlunun katillerinin bulunması ve gereken cezayı almaları için çok büyük hukuk mücadeleleri verir ama adalet pek de ondan yana durmamaktadır. Tüm adaletsizliklere, hukuksuzluğa karşı dimdik ayakta durmaya, her olumsuzluğa göğüs germeye ve mücadele etmeye devam eder. Bu sırada olay büyük bir ses getirir ve halk da Denise'in yanında olup ona destek verir. Denise sadece kendisi için değil başkaları içinde umut ışığı olmak için mücadele verir. Oğlunun anısını yaşatmak ve başkalarına da yardım edebilmek için James Bulger Memorial Trust’ı kurarak mücadeleye sonuna kadar devam eder. Acısına rağmen güçlü bir kadın okumak, onun acısına ortak olmak kalbimi yaraladı. Bu kitap
James Bulger’in ÖlümüDenise Fergus · The Roman · 202083 okunma
Puan vermedi
"Yaralı ruhların kaderi birdi; kırık kalpler, her zaman birbirinin izini sürerdi.." Herkese merhaba dostilerim Bugün size @guardianyayinlari 'ndan çıkan Emre GülEmre Gül tarafından kaleme alınan Oyuncak Mezarlığı kitabının incelemesi ile geldim. Kitabı almadan önce sıkça karşılaşıyordum ve aşırı merak ediyordum. Ama genelde bu kitabın okuyucu kitlesi ikiye ayrılmış durumdaydı bazıları ya çok seviyordu ya da yerden yere vuruyordu. Açıkcası benim favorim ilk kitap oldu. Bu kitaptaki bazı kısımlar hoşuma gitmemiş olsa da yazarın anlatım dilini sevdiğim için heyecanla okumaya devam ettim. Artık Ravebeg kasabasının gizemi çözülüyor.. Yine küstah ve daha da aşağılayıcı tavırlara bürünerek biz okuyucuları da suçuna ortak eden katilimiz, kasabadan intikamını almaya devam ediyor. Ama artık cinayetleri neden işlediğini niçinleri ile beraber açıklıyor. Yani sır perdesi aralanıyor.. Emre Gül, Oyuncak Mezarlığu ile okuyucuyu karanlık bir masalın içine çekiyor. Hepimize dokunan bir ürperti, sayfalar ilerledikçe derinleşen bir gizem... Bu kitapta oyuncaklar sadece birer nesne değil; anıların, travmaların ve unutulmuş sırların taşıyıcısı haline geliyor. Emre Gül, akıcı dili ve sürükleyici anlatımıyla okuyucuyu hem büyülü hem de rahatsız edici bir atmosferde tutmayı başarıyor. Sayfaları çevirirken zamanin nasıl geçtiğini unutuyorsunuz, ama okuduktan sonra bazı sahneler zihninizden kolay kolay silinmiyor. Gerilim ve merakın harmanlandığı bu hikayede hiçbir şey göründüğü gibi değil.. Peki siz Emre Gül'ün kalemi ile tanıştınız mı?
Oyuncak MezarlığıEmre Gül · Guardian Yayınları · 20251,022 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2025 79. kitabı
Hikayeler anlatılmalı, yoksa ölürler.'' Herkese merhaba Bugün size kitaplarını severek okuduğum yayınevim The Kitap YayınlarıThe Kitap Yayınları 'ndan çıkan Hikaye Koleksiyoncusu kitabının incelemesi ile geldim. Janice, geçimini temizliklere giderek karşılayan bir kadındır. Ama süpürgeyle toz silerken yalnızca evleri değil, insanların saklı kalmış anılarını, sırlarını ve içten içe büyüyen duygularını da gün yüzüne çıkarır. Janice, her evden sadece bir hikâye alıyor, tek bir yaşam, tek bir anı. Kendi kurduğu bu kural, onun için bir tür sessiz anlaşma.. Ancak bu sessizlik, evdeki geçimsizlikle birlikte daha da ağırlaşır çünkü eşi Mike ile aralarındaki bağ çözülmeye ve geçimsizlik yaşamaya başlarlar. Temizlik yaptığı evlerden birinde ismini Bayan Aynen koyduğu kadın, yaşlı kayınvalidesine bakması için Janice’e bir teklifte bulununca işler değişir. Önce “zamanım yok” dese de sonra merakı ve vicdanı galip gelir.. Bayan B, tuhaf, huysuz ve kesinlikle sınırları olan biridir. Janice'i ilk başta evden kovmak için türlü oyunlara başvursa da zamanla onunla bağ kurar çünkü onun tarafından sevildiğini anlar. Ama bu bağın bedeli var: Bir hikâye karşılığında bir hikâye.. Peki Janice anlatabilecek mi? Anlatmak isteyecek mi? Bayan B’nin hayatına dair paylaştıkları, Janice’i kendi geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarır. Bastırdığı acılar, unutmaya çalıştığı kayıplar, sessizce sakladığı anılar bir bir kapısını çalar. Bu yüzleşme, sadece temizlik değil, bir arınma süreci. Ve belki de yeniden başlamak için bir umut... Bu kitap; yalnızlıkla başa çıkmanın, iyileşmenin, sevmenin ve yeniden yaşamanın mümkün olduğunu fısıldıyor okura. Karakterler öyle gerçek, öyle tanıdık ki her biri bir şekilde bizden bir parça taşıyor. Sizce her insanın içinde sakladığı bir hikâye var mıdır? Ve biri gelip o
Hikaye KoleksiyoncusuSally Page · The Kitap Yayınevi · 2023122 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2025 77. kitabı
Herkese merhaba Bugün size dünya çapında 25 farkli dilde yayımlanan ve yılın en çok ilgi gören kitaplari listelerinde defalarca yer alan ve The Kitap YayınlarıThe Kitap Yayınları 'nın muhteşem çevirisiyle hayat bulan Kiracı kitabının incelemesi ile geldim Görünüşte sakin bir apartman dairesinde yaşanan dehşet dolu bir cinayet ve arkasında saklanan karanlık sırlar… “Kiracı”, sadece klasik bir polisiye değil, aynı zamanda zihinsel bir satranç oyunu. Okur olarak elinizde büyüteçle satır aralarına gizlenmiş ipuçlarını ararken, her karakterin kendi geçmişine saplanmış sırlarıyla yüzleşiyorsunuz. Emekli bir akademisyen, bitmemiş bir roman, romandaki kurbanla birebir örtüşen bir cinayet ve gerçeğin kurguyla iç içe geçtiği bir anlatı. Esther’in hayal gücü mü gerçek oldu, yoksa geçmişinden sürüklediği karanlık bir gölge midir peşinde dolaşan? Julie ve Kristoffer’in ölümü tesadüf mü, yoksa yıllar öncesine uzanan bir hesaplaşmanın ilk adımı mı? Yazar, okuru sadece bir cinayeti çözmeye değil, aynı zamanda insan doğasının en karanlık ve en kırılgan taraflarıyla yüzleşmeye çağırıyor. Her satırda gerilim dozunu artıran Engberg, karakterlerin derinliğini zekice kurgulanmış olay örgüsüyle harmanlayarak sayfaları adeta bir yapboz tahtasına dönüştürüyor. Katilin kim olduğunu bilmekten çok, neden ve nasıl sorularının peşine düşeceğiniz bu roman; polisiye türünde kendine sağlam bir yer ediniyor. “Kiracı”, sadece suçun değil, insanın içindeki boşlukların, suskunlukların ve bastırılmış geçmişlerin de romanı. Ve finalde, her şeyin aslında en başından beri gözümüzün önünde olduğunu fark etmek… İşte o gerçek anlamda sarsıcı.. Bu tür okumaları seviyorsanız kesinlikle okuyun derim
KiracıKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2021275 okunma