tuana

tuana
kuru bir teselli bulurum ben kendi halime
eskişehir
8 Ocak 2008
516 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
tumblr.com/honeydoom
Politik
aristoteles’in bu tutumu politik görüşlerinde de kendini gösterir. “insan politik bir varlıktır” diyen aristoteles’e göre, insanı çevreleyen toplum olmadan gerçek anlamda insan olunmaz. insanın ailesi ve köyü; açlık, sıcaklık, evlilik ve çocuk yetiştirme gibi temel yaşamsal gereksinmelerini karşılasa da, insanların birlikteliğinin en gelişmiş biçimi devlette ifadesini bulur. sonra da devletin nasıl organize edilmesi gerektiği sorusu gelir. (platon’un “felsefe devleti”ni hatırlıyorsun, değil mi?) aristoteles üç iyi devlet türünden söz eder. bunların ilki, devletin başında tek bir kişinin bulunduğu monarşidir. bu devlet biçiminin iyi olabilmesi için baştaki kişinin kendi çıkarları uğruna devleti kötüye kullanmaması gerekir. bir diğer iyi devlet biçimi aristokrasidir. aristokraside devleti yöneten bir grup lider vardır. bu devlet biçiminin de üç beş kişinin kasıp kavurduğu, bugün cunta denilen idare biçimine dönüşmemeye özen göstermesi gerekir. üçüncü iyi devlet biçimi de aristoteles’in politeia demekle kastettiği demokrasidir. ancak bu yönetim biçiminde de var olan tehlike, bir demokrasinin kolayca bir ayaktakımı egemenliğine dönüşebilmesidir. (zalim hitler almanya devlet başkanı olmasaydı da, küçük naziler korkunç bir “ayaktakımı egemenliği” oluşturabilirdi.)
Sayfa 132 - 133
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Etik
aristoteles’e göre insan “biçimi” üç tür ruh barındırır: “bitki ruhu”, “hayvan ruhu” ve “insan ruhu”. sonra sorar: insan nasıl yaşamalı? insanın iyi bir hayat sürmesi için neler gerekir? bu soruyu kısaca şöyle yanıtlayabilirim: insan ancak tüm yetenek ve olanaklarını kullandığı ölçüde mutlu olur. aristoteles üç tür mutluluk olduğunu söyler: ilk tür mutluluk, arzu ve isteklerin olduğu bir hayattır. ikincisi, özgür ve sorumlu bir vatandaş olarak var olunan hayattır. üçüncü tür mutluluk ise araştırmacı ve filozof olunan hayattır. aristoteles, insanın mutluluğu için bu üç koşulun da bir arada var olması gerektiğini ısrarla belirtir. tek yönlülüğü reddeder. ve bugün yaşasaydı yalnızca bedeni ya da yalnızca aklı kullanmanın tek yönlülük olduğunu kuşkusuz söylerdi. bu iki uç, ona göre dengesiz bir yaşam biçiminin ifadesiydi. insanlarla ilişkilerimizde de “altın orta”yı tutmaktan söz eder aristoteles: ne korkak ne çılgınca atılgan, sadece cesur olacağız. (cesaretin azı korkaklık, çoğu çılgınlıktır.) ne cimri ne savurgan, sadece bonkör olacağız. (aşırı bonkörlük savurganlık, az bonkörlük cimriliktir.) yemek konusunda da aynı şey geçerlidir. az yemek gibi çok yemek de sakıncalıdır. platoncu ve aristotelesçi ahlak, yunan tıp bilimini hatırlatır: yalnızca dengeli ve ölçülü olarak mutlu ya da “uyumlu” insan olunur.
Sayfa 132
aristoteles, insanların kavramlarına bir düzen getirmek isteyen, titiz ve düzenli biriydi. bu yanıyla mantığı bir bilim olarak kuran kişi de o oldu. hangi çıkarımların ya da kanıtların mantıksal olarak geçerli olduğuna ilişkin kesin kurallar öne sürdü. bir örnek bunu açıklamaya yeter: önce “tüm yaşayan varlıklar ölümlüdür” (1. önerme), sonra da “hermes yaşayan bir varlıktır” (2. önerme) dersem, bundan pek güzel bir şekilde “hermes ölümlüdür” sonucunu çıkarabilirim.
Sayfa 129
pek çok insan, tanrı’nın dünyayı üzerinde insanlar ve hayvanlar yaşasın diye yarattığına inanır. buna bağlı olarak, insanların ve hayvanların yaşamak için suya ihtiyacı olduğu için ırmaklarda su aktığı iddia edilebilir. ama burada tanrı’nın erek ya da amacından söz ediyor oluruz; bize iyilik etmek isteyen yağmur damlalarından ya da ırmak suyundan değil!
Sayfa 127
portakallar ve üzümler insanlar onları yesin diye yetişir. bugün bilim böyle düşünmüyor. hayvanların ve insanların var olması için yiyecek ve suyun gerekli bir koşul olduğunu söylüyoruz. bu koşullar olmasaydı biz de var olamazdık. ama suyun ya da portakalın amacı bizi beslemek değildir.
Sayfa 127