tuana

tuana
kuru bir teselli bulurum ben kendi halime
eskişehir
8 Ocak 2008
516 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
tumblr.com/honeydoom
platon tıpkı bir insan vücudu gibi yaratılmış bir devlet düşünür. bu devlet aynı şekilde üçe bölünmüştür. vücudun “başı”, “göğsü” ve “karnı” olduğu gibi devletin de yöneticileri, bekçileri (veya askerleri) ve ticaretle uğraşanları vardır (bunlara el işçileri ve köylüler de dahildir). burada platon’un yunan tıp bilimini örnek aldığı açıktır. sağlıklı ve uyumlu bir insan nasıl dengeli ve ılımlı ise, “adil” bir devlet de herkesin bütün içindeki yerini bilmesiyle ortaya çıkar. platon’un felsefesinde genel olarak geçerli olduğu gibi, onun devlet felsefesi de rasyonalizmden etkilenir. iyi bir devlet yaratmanın yolu, bu devletin mantıkla yönetilmesinden geçer. başın vücudu yönetmesi gibi, toplumu yönetenler de filozoflar olmalıdır.
Sayfa 106
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
platon’a göre insan vücudu üçe ayrılır: baş, göğüs ve karın. bu bölümlerin her biri ruhsal bir erdeme karşılık gelir. baş akla, göğüs istemeye, karın da haz ve arzuya karşılık gelir. bu üç ruhsal yeti bir ideale ya da bir “değere” de bağlanabilir. akıl bilgeliğe ulaşmaya çalışır, istek cesaret gösterir, arzu da insanın ölçülü olması için denetlenir. insanın bu üç bölümü bir bütün içerisinde hareket etmeye başladığı zaman uyumlu ya da “bütünlüklü” bir insan ortaya çıkar. okulda çocuklara önce arzunun nasıl denetleneceği öğretilir, sonra cesaretleri geliştirilir. en sonunda da akılları ile bilgeliğe ulaşan yolu bulacaklardır.
Sayfa 106
insan bir at görür — mükemmel olmayan bir at yani. (evet, attan bir çörek!) bu, insanın ruhunda, ruhun bir zamanlar idealar dünyasında gördüğü mükemmel “at” konusunda ufak bir kıpırdanma olmasına yeter. böylece insanın içinde, ruhun gerçek yuvasına bir özlem uyanır. platon bu özlemi eros diye adlandırır. eros, sevgi demektir. yani ruh, gerçek yuvasına “sevgi dolu bir özlem” duyar. bu andan itibaren hem vücut hem de duyularla algılanan her şey mükemmelliğini yitirir ve önemsizleşir. ruh, sevginin kanatlarında “yuvasına”, idealar dünyasına doğru yola çıkar. ruh, “vücudun zindanından” kurtulur.
Sayfa 103
platon’a göre insanlar da ikiye ayrılmış yaratıklardır. “değişen” bir vücudumuz vardır. vücudumuz duyular dünyasına bağımlıdır ve bu dünyadaki diğer şeylerin (örneğin bir sabun köpüğünün) kaderini paylaşır. tüm duyularımız vücudumuza bağlıdır ve dolayısıyla güvenilmezdir. ancak bizim bir de ölümsüz bir ruhumuz vardır ki bu ruh aklın yuvasıdır. ruh maddesel olmadığı için idealar dünyasına girebilir.
Sayfa 102
platon’un gerçekliği nasıl ikiye ayırdığını gördük. birinci bölüm, duyular dünyasıdır. bu dünya hakkındaki yaklaşık ve mükemmel olmayan bilgilerimizi (yine bu kadar yaklaşık ve mükemmel olmayan) beş duyumuzu kullanarak edinebiliriz. duyular dünyasındaki her şey için “her şeyin değiştiği” ve hiçbir şeyin sonsuza dek var olmadığı gerçeği geçerlidir. duyular dünyasında hiçbir şey kalıcı değildir; burada bir şeyler ortaya çıkar ve sonra ortadan kaybolur. ikinci bölüm, idealar dünyasıdır. aklımızı kullanarak bu dünya hakkında kesin bilgiye ulaşabiliriz. idealar dünyası duyularla algılanamaz. buna karşılık idealar (ya da biçimler) mutlak ve değişmezdir.
Sayfa 102