tuana

tuana
kuru bir teselli bulurum ben kendi halime
o merdivenleri bir çıkışım vardı, sanki aranızdan kaçıyordum.
Sayfa 40
Reklam
bir gözüm dinleniktir, utanır. bir gözüm sevinmeyi bilmek için sevinmez.
Sayfa 32
bir gözüm doygundur, yalan bakar. bir gözüm çocuktur, bilmez.
Sayfa 32
ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. inanırdım saadetli yolculuklara. adalar var zannederdim güneşli, maavi, dertsiz. bütün hızımla koşardım dalgalara. o zaman beni görseydiniz. ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden. beni o zaman görseydiniz siz de gelirdiniz peşimden. ama şimdi şu akşam saatinde son liman kendim, bu döndüğüm, bilmiş, bulmuş, anlamış. hatırımda, bir vakitler güldüğüm. yoluna can serdiğim o kaçış. şimdi, şu akşam saatinde dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış, gözlerin doymayan sahilinde.
Sayfa 31
olmadığımızı bilerek anlaşalım olmakta. konuşalım, gülelim, yanılalım, darılıp barışalım. birincisi böyle sürsün dışında. yaşayormuş gibi yapalım.
Sayfa 30
Reklam