sözlerimizin ve hareketlerimizin iyi kötü sonuçları, kuşkusuz, gelecekteki bütün günlerimize, hatta bizim bu sonuçları doğrulamak, kendimizi kutlamak ya da başkalarından özür dilemek için artık dünyada bulunmayacağımız sonsuz günler dahil, oldukça düzenli ve dengeli biçimde dağılır, zaten bu durumun, üzerinde bunda konuşulan ölümsüzlük denen şey olduğunu ileri sürenler de vardır.
her hareketimizden önce bütün sonuçlarını kestirmeye çalışsak, bunları ciddi olarak düşünsek, önce kısa sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları ve daha sonra da hayali sonuçları düşünmeye kalksak, kim bilir dayanamayız bile, tek bir adım atamayız.
tanrım, gözlerimizin görmemesi ne büyük bir eksiklik, görmek, görmek, belli belirsiz birer gölge halinde bile olsa görebilmek, bir aynanın önünde durmak ve koyu, zor görülen bir lekeye bakıp, bu benim yüzüm diyebilmek, öteki ışıklı şeyler bana ait değil.
benim de sıram gelecek, diye düşündü, ne zaman, belki hemen, kendi kendime söylediğim bu sözleri bitirmeye zaman bulamadan, herhangi bir anda belki de onlar gibi kör olarak uyanacağım…