tuana

tuana
taedium vitae
zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkâr etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.
Sayfa 25
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
bir sürü aptalın saldırısına uğrayan, daha fazlasının da yok saydığı ahlakî vicdan, var olan ve daima var olmuş bir şeydir, yoksa ruh denen şeyin bulanık bir fikirden öte olmadığı dördüncü zaman filozoflarının icadı değildir.
Sayfa 25
bazen bedenimiz gevşeyeceği anı seçerken, sadece bütün sinirlerinin gergin ve uyanık olması gerektiğini söyleyen mantığını dimlemek yerine bazı korku ya da umutsuzluk anlarını seçer ya, onun da üzerine bir bitkinlik çöktü, gerçek bir yorgunluktan çok, bir sersemlik haliydi bu, ama onun kadar ağırdı.
Sayfa 15
istemiyor artık canım hiç üzülme umrumda değil hoşçakal derim