“Herkes ne diyecekmiş? Herkes kim? İnsanlar değil mi? Bu insanlar fazileti hep başkasında sevenler, fazileti işleyecekleri zaman değil, konuşacakları zaman sevenler değil midirler?”
“Sebepsiz mahzundu. Sebepsizlik, ikinci bedbahtlıktı. Hüznün sebebine alışa alışa insan o sebebi aşındırır, sebep yıpranır, hüzün ufalırdı. Halbuki, Adnan hüznün tutacak tarafını bulamıyor, hatta hüznünü bulamıyor, yakalayamıyordu ve bu hüzün meçhuller kadar büyüyordu.”